|
| Reklamlar |
|
10-14-2008, 17:27 PM
|
#1 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
10. Sınıf Coğrafya Kitabı Baştan Sona Herşey,Bütün Etkinlikler

TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR (Yerkabuğunun Ana Maddesi Kayaçlar)
Tortul Kayaçların Oluşum Evreleri Ders kitabı sayfa 9daki resim 9–10-11-12 üzerinden gösterilerek açıklanacak
1-Ayrışma – Daha önce var olan kayaçların hava, su, ısı, basınç etkisiyle fiziksel, mekanik ve kimyasal yollarla aşınması, parçalanması, ufalanması ve dağılması aşamasıdır
2-Taşınma; Hava, akarsu, dalga ve akıntılar, rüzgâr, buzul etkisiyle yer değiştirme ve bulunulan ilk yerden uzaklaştırılma,
3-Çökelme –tortullaşma, Birikme-depolanma; dış kuvvetler tarafından taşınan maddelerin sulu ve susuz ortamlarda toplanması ve eriyik haldeki maddelerin çökelmesi aşamasıdır
Sulu ortam: deniz, göl, akarsu, bataklık, haliç, lagün, kıyı, delta  Susuz ortam: çöl, dağ, etek ve yamaçları
4-Taşlaşma; Parçacık ve minerallerin bir bütün olarak bir arada tutulması (çimentolanma, sıkışma, kristalleşme) ( Diyajenez)
Kayaç döngüsü: Yerkabuğunda önceden oluşmuş kayaların belli koşullar ve etkenler altında başka tür kayalara dönüşmesi veya eriyerek mantoya karışması olayına “ Kayaç Döngüsü” adı verilir
Küçük kayaç döngüsü: Bir kayanın başka bir kayaya döndükten sonra tekrar aynı kayaya dönmesi olayıdır  Örnek: Katılaşım Kaya ----- tortul kaya ----- Katılaşım kaya,
Büyük kayaç döngüsü: Magmanın soğuması ile Katılaşım kayaların oluşması,--- Bunların ayrışıp çökelmesi ile tortul kayalar,---- sıcaklık ve basınç altında değişmesi ile başkalaşım kayalar, --- bunların erimesi ile magma oluşumu ve tekrar soğuyarak Katılaşım kayaların oluşması olayına denir  ( Sayfa 13- Şekil 17 açıklanacak)
LEVHA HAREKETLERİNİN ETKİSİ: DEPREMLER VE VOLKANİZMA, SICAK SU KAYNAKLARI
Sınıf içi etkinlik:
Ders kitabında sayfa 18- harita 2 nin çizimi, bunun üzerine dünyadaki volkan(Harita–4), deprem kuşaklarının işlenmesi (Harita–3) ve bu kuşaklarının birbiri ile ilişkililerinin yorumlanması ve açıklanması
Bu haritanın incelenmesinden çıkan sonuçlar;
Gerek deprem hatları, gerekse volkanik alanların ikisinin de levha sınırlarında yoğunlaştığı görülmektedir  Özellikle deprem alanları ile levha sınırları aynen birbiri üzerine oturmaktadır  Volkanik alanlarda genel olarak aynı dağılışa uygun düşmekte, genel olarak ta kavuşan veya ayrılan levhaların sınırlarını takip etmektedir 
Not: Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır  Bu alanların çoğu Kıta veya levha sınırlarında yer alır  Genç sıradağlar, Volkanlar, volkanik ada yayları, Okyanus ortası sırtları, Büyük trans form faylar, grabenler, sıcak su kaynakları, deprem zonlarının hemen hepsi bu hatlardadır  Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun hareket halinde olmasıdır 
Tektonik depremler özellikle son jeolojik devirlerde oluşmuş arazilerde daha çok görülür  Çünkü bu gibi alanlarda yer katmanları henüz tam yerine oturmamıştır ve kırıklarla parçalanmıştır
Sayfa -20 Etkinlik:
Bazı su kaynakları neden sıcaktır? Sorusu sorularak cevaplar alınacak ve sıcak su kaynaklarının oluşumu açıklanacak 
Sıcak su kaynakları: Bu sular gerek yeryüzünden yeraltına doğru derinlere doğru sızarak inen gerekse de magmadan hâsıl olan (jüvenil) sulardır
Oluşumları: yer kabuğunun faylarla parçalandığı yerlerde yüzeye yakın sıcak alanlar bulunur  ( Magma Sokulumları) Yüzey suları faylar aracılığı ile sıcak alanlara kadar inerek burada magmanın etkisiyle ısınır ve yine fayları takip ederek yüzeye ulaşması sonucu sıcak su kaynakları oluşur
Gayzerler ise yeryüzünün fıskiyeleridir  Yerin derinlerinde aşırı ısınan sular buharlaşır ve su buharı basıncı üstlerindeki suları itecek kadar yükselince bu su fışkırma şeklinde dışarı atılır  Fışkırma bir süre sonra basıncın azalması ile durur ve derinlerdeki su buharı basıncı artana kadar kesilir  Basınç artınca tekrar fışkırma oluşur  Bu fışkırma ve durmalar periyodik olarak devam eder 
Not: Gayzerlerin en iyi örnekleri İzlanda ve Yeni Zelanda’da Volkanizma sonrası faaliyet olarak gözlenmektedir
Çevrenizde sıcak su kaynağı var mı? Varsa nasıl faydalanıyorsunuz? Sorusu yöneltilerek, cevaplar alınacak,
Yaşadığımız bölge ve ilin ülkemizin sıcak su kaynakları yönünden en zengin alanlarından biri olduğu ve Keramet köyü’ndeki ılıca, Yalova Termal Kaplıcaları, Bursa merkezdeki kükürtlü, eski, yeni, Çekirge vb kaplıcaları, İnegöl Oylat, Armutlu kaplıcaları gibi  Örnekler açıklanacak  Bunlardan hem banyo amacıyla, hem hastalıklara şifa amacıyla hem de turizm alanında faydalanıldığı açıklanacak 
Sayfa- 21 Etkinlik:
1-Dünya fay haritası ile sıcak su kaynakları haritası arasındaki ilişki:
İki harita sırasıyla gözlenecek ve arasında sıkı bir bağ olduğu açıklanacak, özellikle sıcak su kaynaklarının fay hatlarında sıralı olduğu belirtilecek ve oluşumları ile fay hatları arasındaki ilişki haritalar ile pekiştirilecek 
2- Dünya siyasi haritasından faydalanılarak dünya sıcak su kaynakları haritasında boş bırakılan alanlar tamamlanacak 
Sayfa 22- Etkinlik: 1- Sayfa 19 da bulunan dünya volkanların dağılışı ile sayfa 21 de bulunan sıcak su kaynakları haritası ilişkilendirilecek, sıcak su kaynaklarının önemli bir kısmının da volkanik alanlar da bulunduğu açıklanacak  Ancak tüm sıcak su kaynaklarının volkanik sahalarla örtüşmediği açıklanacak, bazı sıcak su kaynaklanın volkanik sahalarda olmadığı ve oluşumunu tek başına volkanizma ile açıklanamayacağı belirtilecek 
2- Harita -7 üzerinde sıcak ve soğuk su kaynaklarının işaretlendiği alanlar gözlenecek  A- noktalarındaki su kaynakları kıtaların sabit kısımlarında yer aldığı ve faylanma ve volkanik olayların yoğunlaştığı levha sınırlarından uzakta bulunduğu ve tektonik hareketlerin devam etmediği alanlarda bulunduğu için sularının soğuk olduğu açıklanacak  Buna karşılık, C,D,E noktalarının ise aktif fay hatları ve volkanik olayların yaşandığı levha sınırlarında bulundukları için buralarda sıcak magma etkisiyle ısındıkları açıklanacak
Sayfa 22- Tablo 7- ve şekil 8 incelenecek ve boşlukları doldurulacak
DOĞADAKİ ÜÇ UNSUR: SU KAYNAKLARI,
Sayfa 28- Hazırlık Çalışmaları:
1- Çevrenizde hangi su kaynakları bulunmaktadır?
Denizler, Göller, Akarsular, Yeraltı Suları ve Kaynaklar bulunmaktadır 
2- Yeryüzündeki başlıca su kaynakları nelerdir? Bunlardan çevrenizde bulunanlar hangileridir?
Yeryüzünde Okyanuslar ve Denizler, Göller, Barajlar, Akarsular, Yeraltı Suları ve Kaynaklar bulunmaktadır  Ancak yakın çevremizde bunlardan okyanuslar bulunmamaktadır 
Sayfa 28-Etkinlik:1- Su kaynaklarının hepsi birbiri ile yakın bir ilişki içinde olup, su döngüsü ile birbirine bağlıdır  Su döngüsü ile birbirlerini beslemektedirler 
2- Okyanus ve denizler ile bazı göllerde acı su veya tuzlu su olarak, akarsu ve göllerin bazıları ile yeraltı sularının genelinde tatlı su olarak, ayrıca kutup bölgelerinde ve yüksek dağ zirvelerinde katı su ( buz) olarak, Atmosferde ise su buharı( Gaz) olarak bulunmaktadır
3- Dünyadaki yeraltı ve yer üstü su kaynakları su kaynakları kavram haritası:
Sayfa 29- Etkinlik: Dünyada suların dağılımı grafikleri ve tatlı su dağılım haritaları incelenecek;
Not: Dünyada sular alan ve kütle olarak fazla olmasına karşı insanın kullanabileceği tatlı su miktarı oldukça azdır  Yeryüzündeki su kaynaklarının % 97 denizlerin ve okyanusların tuzlu sularından oluşur  Su kaynaklarının % 3’i kadarı tatlıdır  Tatlı suların %68 den fazlası buzullar ve buzul dağlarında bulunur  %31,4 ü yeraltı sularında % 0,3 ü ise yüzey sularıdır  Yüzey sularının da %87 si göllerde, % 11’i ,% 2’si nehirlerde bulunmaktadır
Ancak insanlar tarafından kullanılan sular kimyasal maddeler, fabrika atıkları, nükleer atıklar, tarım ilaçları, yapay gübreler vb unsurlarla kirletilirler  Kirletilen bu sular yağışlarla yeraltı suyu ve içme sularına karışır  Doğal döngü içinde de yeterince temizlenemez ve canlılar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır
1- Yeryüzünde su kaynakları dengesiz bir şekilde dağılmıştır  Özellikle de tatlı su miktarı oldukça düşüktür
2- Yeryüzünde en fazla suya sahip kaynak okyanuslardır
3- Yeryüzünde en fazla tatlı suya sahip alanlar: Kuzey Amerika Özellikle kanada, Orta ve Güney Amerika, Avrupa’nın kuzey i ve yer yer batı kesimleri, Asya’nın kuzeyi özellikle Sibirya, Asya’nın güneyi ve güneyindeki ekvatoral yağışa sahip adalar ( Endonezya, Malezya, Filipinler vb ), Avustralya kıtaları tatlı suların en fazla olduğu sahalardır
Yeryüzünde en az tatlı suya sahip alanlar: Tatlı su kaynağı az olan yerler özellikle dönenceler çevrelerinde yer alan çöl alanlarıdır  Özellikle Kuzey Afrika( Büyük Sahra), Afrika’nın Doğu ve güney kısımları( Kenya, Güney Afrika ( Kalahari Çölü),Zimbapve,) Asya’da Arabistan çöl bölgesi, Pakistan, Avrupa’da Polonya çevresi kişi başına tatlı miktarının en az olduğun yerlerdir
4-Yeryüzündeki tatlı su kaynakları giderek azalmaktadır  Gerek iklim şartlarında meydana gelen değişmeler, gerekse insanoğlunun doğal dengeyi bozması ve çölleşme, ayrıca her geçen gün artan aşırı nüfus ve artan tatlı su ihtiyacı, gerekse de çevre kirlenmesinin her geçen gün hızla artması tatlı suları azalmakta ve ihtiyacında sürekli artması tatlı su kaynaklarının tükenmekte olduğunu göstermektedir
Örnek: Ülkemizde kişi başına yıllık yenilenebilir tatlı su miktarı sürekli düşmektedir  1955 ‘ de 8503 metreküp, 1990 ‘da 3026 metreküp, 2025 ‘de 2186 metreküp olacağı tahmin edilmektedir
Sayfa: 30 – etkinlik:
1- Dünyada kara ve denizlerin oranları: Dünya alanının % 71 lik kısmını kaplarlar  ( 361 milyon km² si deniz ve okyanus, 149 milyon km² si karadır  ) Tek başına büyük okyanus tüm karalardan fazladır
2- Okyanusların büyüklüğe göre sıralanışı: 1- Büyük Okyanus: 180 milyon km² ( % 50), 2- Atlas Okyanusu: 106 milyon km² ( %29), 3- Hint Okyanusu: 75 milyon km² ( %21) alana sahiptir 
3- Okyanus isimleri sayfa 30- harita 2- üzerine yerleştirilecek 
4- Büyük Okyanus: Kuzey ve Güney Amerika, Antarktika, Asya, Avustralya,
Atlas Okyanusu: Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Afrika, Antarktika
Hint Okyanusu: Afrika, Asya, Antarktika, Avustralya,
5-Okyanuslar en çok Güney Yarımkürede yer almaktadır  ( % 81 deniz ve okyanus, %19 ‘u kara), Kuzey Yarımkürede ise (% 61 deniz ve okyanus, %39 ‘u kara) okyanuslar oran olarak fazla olmasına rağmen karalar güney yarımküreden daha fazladır
Sayfa–31 de yer alan performans ödevi öğrencilere verilerek göller konusuna geçilecek 
Sayfa- 36- Etkinlik çalışması:
1- Yeraltı sularını besleyen kaynaklar: 1-Yağışlar, 2-Akarsular ve göller, 3-Eriyen kar ve buz sularıdır 
2- Yeraltı suları kayaların çatlaklarından veya tabakaların yamaç, vadi, faylar tarafından kesildiği yerlerden, ya da çeşitli şekillerde insanların açtığı kuyulardan yeryüzüne çıkar  Yeraltı sularının kendiliğinden yüzeye çıktığı yerlere de “kaynak” ( Göze, eşme, memba, pınar)denir
3- Kaynak sularının kalitesi, suyun geldiği yerdeki kayanın kimyasal özelliğine bağlıdır  Silisli kayalardan çıkan kaynak suları, çözünmüş kireç içermediği için içme suyu olarak kullanılmaya uygundur  (Örneğin Uludağ, İzmir, Tokat, Niksar olduğu gibi)  Kireçli arazilerden çıkan kaynak suları kireçli, jipsli arazilerden çıkan kaynak suları acı olduğu için içme suyu olarak kullanılmaya elverişli değildir
4-Yakın çevremizde artezyen kaynaklar, yamaç, tabaka ve vadi kaynakları ile fay kaynakları bulunmaktadır  Artezyen kuyularından çekilen sularla içme ve tarımda sulamada, fay kaynaklarından sağlık ve turizmde, diğerlerinden ise içme ve kullanmada faydalanılmaktadır 
5- Yeraltı sularının önemi: 1- İçme ve kullanma suyu temininde, 2- Yarı kurak ülkemizde yaz kuraklığında tarım alanlarının sulanması, 3- Sağlık ve turizm açısından önemli yeri vardır  4- Kültür balıkçılığı ve son yıllarda paketlenip ihracatta önemli yer tutar 
DOĞADAKİ ÜÇ UNSUR: TOPRAK OLUŞUMU ( TOPRAĞIN HİKÂYESİ)
Sayfa- 38- Hazırlık çalışmaları
1- Yeryüzünde farklı renklerde toprakların bulunmasının nedenleri?
Bunun en büyük nedeni iklim şartlarıdır  Çünkü farklı iklim şartlarında farklı sıcaklık ve yağış şartları vardır  Bitki örtüleri ve toprağa verdikleri organik madde miktarları da farklıdır 
Genel olarak bitki örtülerinin gür olduğu bölgelerde bitki kalıntıları toprağa karışarak koyu renk almasına yol açmaktadır  Buna karşılık bitki örtüsünce fakir alanlarda humus miktarı az olan sahalarda toprak açık renkli olmaktadır
Soğuk ve nemli bölgelerde bitki örtülerinin kalıntıları sıcaklık yetersiz olduğu için ayrışamamakta ve toprağın üst kısmında organik madde katı olarak birikip koyu renkli toprakları oluşturmaktadır 
Ayrıca sıcak ve yağışlı bölgelerde toprak aşırı şekilde yıkanmaktadır  Buda bitki kalıntılarını götürmektedir ve rengi açmaktadır  Bundan başka bir olayda sıcak kuşak alanlarında toprak içinde bulunan demir ve alüminyum elementler oksitlenerek toprakların kızıl renk almasına yol açmaktadır
Ana kayanın farklı yapılarda olması da üzerinde oluşan topraklara damgasını vurabilmektedir  Özellikle bu durum kurak ve yarı kurak bölgelerde daha etkili olabilmektedir
2- 1 cm  kalınlıkta bir toprak oluşabilmesi için ne kadar süre geçmesi gereklidir?
Toprak oluşumu oldukça uzun bir süreçtir  1 cm  kalınlıkta toprak için yüzlerce yıl geçmesi gerekir ( 200- 1000 yıl arası)  Ana kayanın ayrışması, ayrışan bu kısma canlıların yerleşmesi, canlıların kalıntılarının humusa dönüşmesi, toprağa başka maddelerin katılması ve toprakta yıkanma –birikme olaylarının oluşup toprak katmanlarının meydana geldiği olgun bir toprak profiline ulaşmak için yüzlerce yıllık süreye ihtiyaç vardır  Ayrıca bunda yaşanan şartlar ( İklim, arazi, ana kaya yapısı) uygun değilse bu süre binlerce yıla kadar uzayabilmektedir
Sayfa: 39- Ders içi etkinlik:
1-Soğuk bardak içine sıcak su doldurulduğunda bardak çatlar  Neden?
Sıcaklık farkının fazla olması ve sıcaklığın ani değişmesi sonucu genleşme için yeterli vakti olmaması sonucu bardak çatlar 
2- Aynı olaylar kayaçlar üzerinde nasıl etkili olabilmektedir?
Aynı olaylar kayaçlar üzerinde farklı etkiye sahip olabilmektedir  Çünkü kayaçların yapıları, kimyasal dokuları ve aşınmaya karşı dirençleri ve içerisindeki mineral yapıları farklıdır  Bazı kayalar kimyasal özelliklerinden dolayı sıcaklık ve suyla eriyebilmektedir  Bazıları ise eriyememektedir 
Bazı kayaların aşınmaya karşı direnci düşük olup ( Kumtaşı kil taşı, marn gibi) kolay parçalanmaktadır  Bazı kayalarda aşınmaya karşı dirençli olup ( Granit, mermer vb) ayrışması çok uzun sürebilmektedir 
Bazı kayaların yapıları çok silisli olup bunlar ayrıştığında bitki besin maddesi az olmakta( granit), bazıları ise besin maddesi yönünden zengin olmakta( bazalt, Volkanik tüf) buda bitkilerin yerleşmesi, organik madde oluşumu ve toprak gelişimini yakından etkileyebilmektedir
3-Fizikse parçalanma etkili olmuştur  Burada iklimin sıcaklık etkisi kendini göstermiştir  Bu bölgede sıcaklık faklarının fazla olması bu tür çözülmeye yol açmaktadır
4- Şekerin ve tuzun suda çözünmesi fiziksel çözülmeye örnektir
Sayfa- 40- etkinlik:
1-Grafiklerden birincisi- yıllık yağış miktarı çok, kurak mevsim yok, azami yağışlar sonbahar aylarında, yıllık sıcaklık farkları azdır  Kışları ılık ve yazları fazla sıcak değildir  Bu özelliği ile Karadeniz İklimi ( Ilıman Okyanusal) grafiğidir 
İkinci grafikte yıllık yağış miktarı oldukça az, yaz ayları kuraklık var, azami yağışlar ilkbahar aylarında, yıllık sıcaklık farkları oldukça fazla, kışları sıcaklıklar oldukça az, yazları ise sıcaklık fazladır  Bu özelliği ile Karasal iklim (Orta Kuşak Step) grafiğidir
2- Bun bölgelerde toprak oluşumu etkileyen en önemli faktörler iklim, bitki örtüsüdür
3- Toprak oluşumunu etkileyen faktörlerde üzerinde ayrıntılı açıklama yapılacaktır 
4-Birinci bölge Karadeniz ikliminde kimyasal ayrışma n plandadır  Çünkü burada yıllık sıcaklık farkları az, ayrıca yıl boyu bol yağış vardır 
İkici bölgede fiziksel ayrışma fazladır  Çünkü yıllık sıcaklık farkları fazladır  Yağış azdır ve yıla eşit dağılmamıştır
Sayfa – 41- Etkinlik: 1-A bölgesi eğimli ve ayrışan iri parçalar bitki ve canlılar tarafından yeterince ufalanamadan taşınmaktadır  B bölgesinde ise arazi düz toprak sabit taşınamamakta, canlı ve bitkiler daha fazla ayrıştırmakta ve ince malzemelerden oluşmaktadır 
2- A bölgesinde eğim fazla ayrışma yeterince olamamakta, bitkilerin tutunması zor olmakta, B bölgesi ise düz bir yapıda ayrışan malzeme taşınmamakta yerinde kalmakta ve daha kalın kalmaktadır 
3- A bölgesi daha yüksek ve nem azdır  A bölgesinde günlük sıcaklık farkları fazladır
Sayfa- 42- Etkinlik: 1- Toprağın üst kısmında organik madde olmasından dolayı 
2-A katmanı, Çünkü burası besin maddesi yönünden zengin, bitkilere zararlı olabilecek tuz kireç vb maddelerce yıkanmış, geçirgen kısımdır 
3- Çünkü bu derinlerden çıkmakta ve toprağın alt katlarından oluşmaktadır  Bu topraklar organik ve besin maddesince fakir ve üstten yıkanan zararlı maddelerin biriktiği kısımlardır 
DOĞADAKİ ÜÇ UNSUR: TOPRAK TÜRLERİ
Etkinlik Çalışması: 1-
İklim Bölgesi Bitki örtüsü Toprak tipi
Ekvatoral iklim Ekvatoral ormanlar Laterit
Akdeniz İklimi Maki Terra Rossa
Nemli serin ( Ilıman Karasal) İğne yapraklı orman( Tayga) Podzol
Tundra Tundra bitkileri Tundra toprakları
Yarı kurak ( Karasal –Step) Bozkır Kahverengi ve kestane renkli top 
Okyanusal İklim Geniş yapraklı ormanlar Kahverengi orman toprakları
Çöl İklimi Çöl bitkileri Çöl toprakları
Karasal- yarı nemli ( serin) Çayır Çernezyom
(DOĞADAKİ ÜÇ UNSUR) BİTKİLERİN ÖZELLİKLERİ VE SINIFLANDIRILMASI
Etkinlik- Dünyada bitki örtülerinin dağılışı haritasının incelenerek aşağıdaki soruları cevaplanması istenecek
1-Akdeniz kıyılarında yetişen maki bitkileri niçin Avustralya’da ve Güney Afrika’da Kap bölgesinde yetişmektedir?
— Bu alanların ortak özelliği dünyada 30–40 enlemleri arasında görülen, yazı kurak karakterli yarı kurak Akdeniz ikliminin görüldüğü alanlardır  Maki bitkileri bu iklime uymuş ve bu iklimin karakteristik bitkileridir  Dolayısıyla buralarda aynı iklim şartlarının görülmesi asıl nedendir
2- Dönenceler çevresinde bitki örtüleri neden çok seyrektir?
— Dönenceler çevresi özellikle 30 º kuzey ve güney enlemleri çevresi dünyamızda sürekli yüksek basınç sahalarıdır  Bu özellikten dolayı havanın sürekli alçalıcı özellikte ve uzaklaşıcı karakterde olması nemli havaların girmesine cephe oluşumuna engel olmakta ve buralarda yeryüzünün en kurak alanları olan sıcak çölleri oluşturmuştur  Çöl bölgeleri su yokluğu ve sıcaklık şartlarından dolayı bitki örtüsünün çok seyrek olduğu alanlardır
3-Dünya bitki dağılışı haritasına bakarak yeryüzünde en çok yağış alan yerler nerelerdir? Belirleyiniz 
Ekvatoral Bölge: Yıl boyunca ısınmanın fazla olması nedeniyle yükselim yağışları görülür  Bu bölgede karşılaşan kuzey ve güney alizeleri de yükselim yağışlarına yol açar  Her mevsim yağışlı olan ekvatoral bölgede, Mart ve Eylül aylarında yağış miktarı artar  Yıllık yağış toplamı 2000 mm civarındadır 
Güney Amerika’da Amazon Havzası’nda, Afrika’da Kongo Havzası’nda ve Gine Körfezi kıyılarında, Asya’da Endonezya Adaları’nda görülür 
Muson Asyası: Yaz musonlarının etkisiyle yaz aylarında bol yağış alır  Yağışlar, yamaç yağışı şeklindedir  Kış ayları genellikle kurak geçer  Yıllık yağış miktarı 2000 mm  nin üstündedir 
Güney, Doğu ve Güneydoğu Asya kıyılarında, Madagaskar’ın doğusunda, Avustralya’nın kuzeydoğusunda,
Kuzey Amerika’nın güneydoğu kıyılarında görülür 
Orta Kuşak Karaların Batı Kıyıları: Her mevsimin yağışlı olduğu bölgelerdir  Kış yağışlarının nedeni gezici alçak basınç ve buna bağlı cephe sistemleridir  Dağlık kıyılarda yer şekilleri yağış miktarını artırıcı etki yapar  Ayrıca bu kıyılar batı rüzgârları ve sıcak su akıntılarının etkisi altıdadır 
Kuzey Amerika’nın batı ve güneydoğu kıyılarında, Güney Amerika’nın güneybatı kıyılarında, Batı Avrupa’nın Atlas Okyanusu kıyılarında, Yeni Zelanda’da, Afrika’nın güneyinde, Avustralya’nın doğusunda, Tasmanya’da görülür 
Kuzey Amerika Kıtası’nın doğu kıyısında tropikal siklonlar nedeniyle çok yağış görülür 
DOĞADAKİ ÜÇ UNSUR) BİTKİLERİN DAĞILIŞI
Etkinlik: Bu açıklamalardan sonra dünyada bitki örtülerinin coğrafi dağılışı haritasından faydalanarak bitkilerin özellikleri ve yeryüzünde nerelerde yoğunlaştıkları dünya siyasi ve fiziki haritalarında yaralanılarak çıkarılacak
Bitki örtüsü Özelliği Yeryüzündeki dağılışı
Ekvatoral Yağmur ormanları Sıcaklık ve nem koşullarından dolayı sık ormanlar gelişmiştir ve ormanlar her zaman yeşildir  Orman ağaçları çok gürdür(50–60 m)  Balta girmemiş ormanlar olarak adlandırılır 
İklime uyum sağlamak için terleme yüzeyleri geniş ve gözeneklidir
Ağaçlardan düşen dal ve yaprakların sıcak nemli ortamda çürümesi sonucu hoş olmayan bir koku etrafa yayılır 
Bu ormanların görüldüğü yerler her mevsim yağışlı özellikte ve yıllık yağış miktarı 2000 mm ‘nin üstündedir 
Bitkiler yayvan yapraklı ve yapraklarını dökmeyen ağaçlardır  Bitki çeşitliliği çok fazladır  Orman altı sarmaşık ve otsu bitkilerle(Liyan, Epifit) kaplıdır 
Orman altı florası da çok zengindir  Ekvatorun 10 kuzey 10 güney enlemleri arasında 1000m kadar yükseltiye kadar etkilidir 
Güney Amerika’da Amazon Havzası’nda ( Berzilya),
Afrika’da Kongo Havzası’nda ve Gine Körfezi kıyılarında,
Güney Doğu Asya Adaları (Endonezya ) belirgin olarak görüldüğü yerlerdir  Malezya, Endonezya, Filipinler, Papua Yeni Gine’de etkilidir 
Avustralya’nın kuzeyinde görülür
Muson Ormanları Muson iklim bölgesinde bulunan ormanlardır  Bunlar Ekvatoral ormanlar gibi gür ve sık ormanlardır  Ancak içinde yer alan tür sayısı bakımından ekvatoral ormanlardan fakirdir 
Yıllık yağış miktarı 2000 mm civarındadır  Yaz ayları yağışlı, kış ayları kurak geçer  Yıllık yağışın % 85 ‘i yaz aylarında olduğu için yazın yeşil, kışın yaprak döken ormanlardır 
Muson ormanlarının ağacı teak ağacıdır 
Bitki örtüsü yağışların bol olduğu alanlarda kışın yaprağını döken muson ormanları, etrafında çalılar ve az yağış alan yerlerde ise savanlar yaygındır  Güneydoğu ve Doğu Asya da Hindistan, Japonya, Tayland, Vietnam, Endonezya, Doğu Çin, Kore, Filipinler,
Avustralya’nın kuzeybatısı,
Güneydoğu Afrika da görülür  Madagaskar’ın doğusunda,
Kuzey Amerika’nın güneydoğu kıyılarında görülür
Orta Kuşağın karışık ormanları
Orta kuşak okyanusal İklim bölgesinde görülen bitki örtüsüdür  Bu ormanlar geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçların bir arada bulunduğu bitkilerdir 
Yıllık yağış miktarı 1000- 1500 mm civarındadır
Ağaç türü, sayısı ve ağaçların büyüklükleri bakımından da ekvatoral ve muson ormanları kadar zengin ve büyük değildirler  Batı Rüzgârları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür  Batı Avrupa’nın Atlas Okyanusu kıyılarında,
Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir
Kuzey Amerika’nın batı ve güneydoğu kıyılarında, Güney Amerika’nın güneybatı kıyılarında,
Avustralya’nın doğusunda, Yeni Zelanda’da,
Afrika’nın güneyinde,
Tayga Ormanları Orta kuşakta karasal iklimin sert özellikte görüldüğü ve yağışın bol olduğu nemli alanlarında görülen ormanlardır 
Bu iklimde kışlar çok sert geçtiği için ağaçlar soğuğa dayanıklı yaprak dökmeyen iğne yapraklı ağaçlardır
Yağışın çoğu yazın düşer  En az yağış kışın düşmektedir ve kar şeklindedir  Kışların aşırı soğuk olması nedeniyle havadaki nem miktarının azalması ve yüksek basıncın etkisi yağışları azaltır  Yaz mevsiminde havanın ısınması nedeniyle oluşan termik kaynaklı alçak basınçlar konveksiyonel karakterde yağışların oluşmasını sağlar 
Yıllık yağış ortalaması 500–600 mm civarındadır Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür
Orta ve doğu Avrupa
Asya’nın kuzeyi(Kuzey Çin’de, Mançurya’da, Rusya’da, Orta Sibirya’da görülür  )
ABD nin kuzeyinde ve Kanada’da, 
Yurdumuzda ise Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum –Kars Bölümünde görülür
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
| Reklam alanlarımız |
|
10-14-2008, 17:31 PM
|
#2 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
Makiler Makiler yaz kuraklığına dayanıklı kısa boylu bodur ağaç ve çalılardan oluşan ( yabani zeytin, defne, kocayemiş, mersin, keçiboynuzu, sandal, zakkum, akçakesme, kermez meşesi, Süpürge çalısı, taş meşesi, bodur ardıç vb ) Akdeniz iklimin doğal bitki örtüsüdür
Maki yaz kuraklığına dayanıklı bitkiler olup kış soğuklarına fazla dayanıklı değildir Yaprakları kalın, güneşe dönük yüzleri parlak, terlemeyi sağlayan stomaları az ve küçük olması ile suyu iktisatlı kullanarak yaz kuraklığına dayanır
Makiler genelde kızılçam ormanlarının yok edildiği yerlerde oluşurlar ve genelde kıyıda 500–800 m yukarılara kadar çıkabilir
Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler ( Libya, Mısır ve Lübnan hariç Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır ),
Avustralya’nın güneybatısı,
Güney Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi,
Şili’nin orta kesimleri,
Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir
En geniş anlamıyla 30–40 derece enlemleri arasında kıtaların özellikle batı kıyılarında görülür
Savanlar Tropikal iklim bölgesinin bitki örtüsüdür
Savanlar uzun süre yeşil kalan, gür ve uzun boylu ot topluluklarıdır
Savan bitki örtüsü içinde ağaçlar ve ağaç kümeleri görülür Genelde buralarda ki ağaçlar kurakçıl veya kuraklığa dayanıklı türlerdir
Akarsu boylarında ise galeri ormanları görülür Galeri Ormanları: Savanlardaki, küçük akarsu boylarında görülen, çoğunlukla 50–100 m genişliğinde, bir akarsu ağı biçiminde uzanan ve sürekli yeşil kalabilen nemli ormanlardır Galeri ormanları olarak adlandırılmalarının nedeni, ağaçların, akarsuyun üstünü bir galeri şeklinde kapatmasıdır
Kurak geçen dönemlerde ağaçlar yapraklarını döker
Güneş ışınlarının dik geldiği yaz döneminde konveksiyonel yağışlar görülür, Kış aylarında Subtropikal yüksek basıncın (DYB) etkisinde kaldığından kış kuraklığı belirgindir Bu nedenle yazı yağışlı kışı kuraktır Yıllık yağış miktarı 1000–1500 mm arasındadır
Yağış grafiği birbirinin tersidir Yağışlar güneş ışınlarının dik olarak geldiği dönemde daha fazladır KYK de Haziran, GYK de Aralık ayında yağış daha fazladır Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında görülür (10–20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür)
Güney ve Orta Afrika, (Sahra Çölü ile Ekvatoral Afrika arasında) Sudan,
Güney Amerika‘da Brezilya’da, Venezüella, Kolombiya, Peru ve Bolivya’da etkilidir
Orta Amerika
Kuzey Avustralya’da,
Madagaskar’ın batısında görülür
Bozkır ( Step) Bitki örtüsü ilkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz başlarında kuruyan küçük boylu ot topluluğudur Buna step (bozkır) bitki örtüsü denir Steplere Kuzey Amerika’da preri, Güney Amerika’da pampa adı verilir
Bozkır bitki örtüsü içinde geven, deve dikeni, gelincik, çoban yastığı gibi bitkiler yer almaktadır
Step ikliminde yağış miktarı orman gelişimi için yeterli değildir
Bu iklimin etki alanlarından akarsu boylarında şeritler halinde kavak ve söğütler yaygındır
Orta kuşak tipinde kar yağışları ve don olayı görülür nem oranı düşüktür yağış rejimi düzensizdir İnsanlar tarafından ağaç kesilerek, yakılarak ormanların ortadan kaldırılması sonucunda oluşan bozkırlara ANTROPOJEN BOZKIR denir Bu tür bozkırlar, ormanların tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıktığından-böyle alanlarda-yer yer orman ağacı topluluklarına rastlanır Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür
Orta ve doğu Avrupa Asya’nın kuzeyi(Sibirya) Kanada ve ABD nin kuzeyinde görülür
Yurdumuzda ise Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum –Kars Bölümünde görülür
Gece ile gündüz yaz ile kış arasında büyük sıcaklık farkının görüldüğü kara içlerine gidildikçe bu fark şiddetlenerek artar
Çayırlar Orta kuşakta karasal iklim bölgesinin yarı nemli sahalarında ve yüksek dağlarda orman ve ağaç yetişme üst sınırının üstende görülen ve yaz boyu yeşil kalan ve bozkırlardan daha uzun boylu bitki örtülerine çayır denir
Yazları serin ve yağışlı geçmesi otların kurumasını önleyerek yeşil kalmalarını ve uzun boylu olmalarını sağlamaktadır
Bunların orman üst sınırından sonra görülenlere dağ çayırları denir
Bu bitkiler Sıcak ve ılıman bölgelerde yüksek dağlık sahalarda sıcakların ağaç yetişmeye yetmediği yüksek kesimlerinde, Ayrıca yazı yağışlı karasal alanlarda görülmektedir
Ayrıca soğuk karasal iklimde yazı yağışlı alanlarda yağışın nispeten az olduğu sahalarda, ABD’nin KD Kanada’da, Kuzey Çin’de, Rusya’da,
Orta Sibirya’da görülür
Tundra Tundra iklim bölgesinde düşük sıcaklığa ve kuraklığa uyum sağlamış olan kısa boylu çalılar, otlar ve yosunlardan oluşan bitki topluluğudur
Yıllık yağış miktarı 200–250 mm civarındadır Kışlar çok soğuk ve uzun geçer Toprak kış aylarında donmuş haldedir Yaz aylarında toprağın üst kısımlarında çözülmeler görülür ve oluşan bataklıklarda tundra adı verilen sezonluk ot ve çayır türü bitkiler yetişir
Tundra kutba en yakın bitki örtüsüdür Yaklaşık olarak 70–80 enlemleri çevresinde görülür
Asya’da, Sibirya
Avrupa’da, İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde,
Kuzey Amerika’da Kanada’nın kuzey kısımlarında,
Güney Amerika’nın güney kısımlarında görülür
Güney yarımküredeki etki alanı KYK dekine oranla çok azdır bunun nedeni GYK de okyanusların geniş alan kaplamasıdır
Çöl Bitkileri
Kum örtüleri altında veya kayalıklardan oluşan bu bölgelerde yıllık yağışlar yok denecek kadar azdır ( 200 mm nin altında)
Buralarda bitkiler çok seyrektir Kuraklığa uyum sağlamış olan kurakçıl kaktüsler, otlar ve çalılardan oluşur
Bu bölgelerde kuraklığa en iyi uyum sağlamış bitkiler, gövdesinde çok miktarda su biriktirebilen kaktüslerdir Üzerlerindeki küçük dikenler, bitkinin ısı kaybını azaltmaktadır
Ayrıca yeraltı sularının yüzeye çıktığı yerlerde vahalar oluşmuştur
Afrika’nın kuzeyi (Büyük sahra), Kalahari, Namib çölleri, Afrika’nın güney batısındaki Namib ve Kalahari çölleri,
Ortadoğu’da Necef Çölü, Suriye çölü, Arabistan yarım adası, Basra körfezi çevresi,
Hindistan’ın kuzeybatısı (Tar çölü),
Orta Asya’da Gobi, Taklamakan, Kara kum, Kızıl kum Çölleri,
Avustralya’nın iç kısımları ve batısı, Gobbon ve Gibson, Büyük kum, Victoria çölleri
Güney Amerika’daki Patagonya Atacama, Peru çölleri K Amerika’daki Arizona, Gila, Meksika, Sanaron çölleridir
ETKİNLİK: Şekildeki iklim grafiklerini inceleyerek hangi iklim bölgesine ait oldukları ve bitki örtülerini yazınız
Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminin grafiğidir Bitki örtüsü makiler olup yükseklerde ormanlar görülür
Yazları yağışlı, kışları kurak olan ancak yıl boyu sıcak olan tropikal iklimin grafiğidir Buralarda savan bitkileri yer alır Ayrıca akarsu boylarında Galeri ormanları görülür
Yazları sıcak kurak kışları soğuk karlı yağışa sahip karasal iklim ( Step) grafiğidir Bu iklimde azami yağışlar ilkbahar aylarında görülmektedir Bu iklimin bitki örtüsü bozkırlardır (step)
Bu grafik yıl boyu sıcak ve yağışlı olan ekvatoral iklimin grafiği olup, bu iklimin bitki örtüsü ekvatoral ormanlardır
Etkinlik: 1-Bitkilerin Ekvatordan Kutuplara doğru farklı kuşaklar oluşturmasının nedenleri nelerdir?
Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık ve yağış şartları birbirinden farklı iklim kuşakları bulunmaktadır Her bitkinin kendine has bir iklim isteği özelliği vardır Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür Bu nedenle bitkiler kuşaklaşma gösterir
2- Bitkilerin yükseltinin artması ile aşağıdan yukarı doğru farklı kuşaklar oluşturmasının nedenleri nelerdir?
Atmosferde alçaklardan yukarı doğru çıkıldıkça sıcaklık azalmaktadır Bundan dolayı yukarılara doğru sıcaklık isteği az ve soğuğa dayanıklı bitkiler, ayrıca yukarı doğru yağış arttığı için suyu nemi seven bitkiler yukarılara doğru sıralanacaktır Bu nedenle aşağıda sıcaklık isteği fazla ve su isteği az bitkiler bulunurken, yukarıda soğuğu seven ve dayanıklı ve su isteği bitkiler kümeleşir
NÜFUS VE NÜFUS SAYIMLARI VE NÜFUSUN ÖNEMİ
Etkinlik Çalışması: (S–56)
Nüfus Nüfus miktarı
Erkek nüfusu 22 200 000
Kadın nüfusu 21 800 000
Kır nüfusu 24 000 000
Kent nüfusu 20 000 000
Çalışan Nüfus 15 000 000
Çalışmayan Nüfus 29 000 000
Okur- yazar Nüfus 39 600 000
1- Okuma -Yazma bilmeyenlerin sayısını bulunuz
22 200 000 + 21 800 000 = 44 000 000 ( Toplam nüfus)
44 000 000 – 39 600 000 = 4 400 000
2- Çalışan ve çalışmayan nüfusu göz önünde bulundurarak işsizlik oranını bulunuz
44 000 000 nüfusun 29 000 000 milyonu çalışmamaktadır Bu nüfusun % 65,9 unun çalışmadığını ortaya koyar
3- Bu ülkede nüfusun % 54 5 i kırsal kesimde yaşamaktadır Nüfusun çoğunun kırsal alanda yaşadığı ülkelerde halkın en temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır Ancak kır nüfusu ile kent nüfusu arasındaki farkın fazla olmaması bu ülkenin gelişmekte olan bir ülke olduğunu ortaya koyar Bu ülkelerde tarım ve hayvancılık ana geçim kaynağı olmakla birlikte sanayim ve hizmetler sektörlerinin de gelişmekte olduğu ve nüfusun yavaş yavaş bu sektörlere kaymaya başladığı da söylenebilir
Etkinlik Çalışması:
20 yüzyıl öncesi nüfus sayımlarının amaçları Modern nüfus sayımlarının amaçları
• Asker sayısını belirlemek,
• Vergi yükümlülerini belirlemek
• Devlete belirli hizmetler yapmakla yükümlü memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla,
• Tarım ve arazi konularında bilgi toplanmaya çalışılması, • Okuma yazma bilmeyen nüfusun belirlenmesi ve buna göre okuma yazma seferberliğine başlanması,
• İşsizlerin sayısının belirlenmesi ve buna göre iş sahalarının açılması,
• Okula başlayacak çocuk sayısının belirlenmesi ve ona göre okul ve derslik yapılması,
• Ülkelerin ihtiyacı olan öğretmen, doktor, mühendis vb ihtiyacını belirlemek,
• Ülkelerin nüfus artış hızını tespit etmek ve nüfus planlamasının yapılması veya nüfus artırma çalışmalarına başlanması,
• Ülke kaynaklarının tespiti ve nüfusa göre kullanımının planlanması,
• Ülkelerde meydana gelen nüfus hareketlerini tespit etmek ve bunun ortaya koyacağı sonuçlara gerekli önlemler almak,
• Asker sayısı ve askerlik sürelerinin belirlenmesi,
DÜNYA NÜFUSUNUN TARİHSEL DEĞİŞİMİ VE ARTIŞI DEĞİŞİMİ
Hazırlık çalışmaları:
1- Dünyada ne kadar insan yaşamaktadır?
2000- yılı itibari ile 6 060 milyar olup, günümüzde 6,5 milyarın üzerindedir 2006- 6 644 000 000(Kasım)
2-Dünyada nüfus artışında etkili olan faktörler nelerdir?
Nüfus artışını etkileyen faktörler: 1- Doğumlar 2- Ölümler, 3- Göçler, 4- Ülkenin sınırlarındaki değişiklikler
II SAAT: Etkinlik Çalışması:
Yıllar Dünya nüfusu
1000 310 milyon
1250 400 milyon
1650 500 milyon
1700 610 milyon
1750 790 milyon
1800 980 milyon
1850 1 260 milyar
1900 1 650 milyar
1910 1 750 milyar
1920 1 860 milyar
1930 2 070 milyar
1940 2 300 milyar
1950 2 520 milyar
1960 3 020 milyar
1970 3 700 milyar
1980 4 440 milyar
1990 5 270 milyar
2000 6 060 milyar
1- Hangi yıldan sonra dünya nüfusundaki artış belirginleşmiştir?
1950 yılından sonra en fazla nüfus artışlı o1muştur
Dünyada özellikle 1800 yılından sonra dünya hızlı bir nüfus bir artış dönemine girmiştir Dünyada nüfus on bin yıldır artışını sürdürmektedir En fazla nüfus artışı son 200 yılda olmuştur Halen dünya nüfus artışı sürmektedir
2- 1930- 1950 yılları arasında nüfus artında meydana gelen yavaşlamanın nedenleri nelerdir?
Bu dönem dünyada siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar dönemidir Bunun öncesinde 1914- 1918 yılları arası yaşanan 1 Dünya Savaşı ve bunun ortaya koyduğu ekonomik, siyasi ve sosyal yıkımları etkisi henüz bitmeden dünyanın 1930 lu yıllardan sonra başlayan siyasi çekişmeler ve 1940 ta başlayan II Dünya savaşı yıllarının ortaya koyduğun siyasi sosyal, ekonomik sorunlar, mal ve can kayıpları ve hastalık ve ölümlerdir Bu yıllarda güvende olmayan insanlarda doğumlar azalmış, genç nüfus silâhaltında oluğu evlilikler azalmış ve savaşın yol açtığı yıkımlar ve can kayıplarıdır
3–1960 yılından sonra dünya nüfusu daha hızlı bir artış sürecine girmesinin nedenleri nelerdir?
1- Tarımdaki Gelişme ve Endüstrileşme: Tarım ve endüstri alanındaki gelişmelere yasam koşullarının iyileşmesini sağlamıştır Böylece kötü beslenmeden kaynaklanan ölümler azalmıştır (Gelir düzeyinin artması, Beslenme düzeyinin artması)
2- Tıp Bilimindeki gelişmeler: Tıp bilimindeki gelişmelere bağlı olarak doğum oranlarının artması ve ölüm oranlarının azalması nüfus artışına yol açmıştır (Aşılama çalışmalarının artması, Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili ilaçların bulunması),
3-Teknolojik Gelişmeler: Teknolojik gelişmeler, yasam koşullarını iyileştirerek, nüfus artışına dolaylı olarak etki eder
4-Kadınların eğilim düzeyinin ve ekonomik bağımsızlıklarının artması,
5- Güvenli ve yeterli su imkânlarının artması,
Etkinlik Çalışması:
1- Dünya nüfusu ile ilgili verilen tahminler gerçekleşebilir mi?
Özellikle gelişmiş ülkelerde yaşanan nüfus artışının düşük olması hatta bazı ülkelerde yaşanan nüfus gerilemesi, bazı gelişmiş ülkelerin nüfus artışı için çabalara girmiş olması ( Örnek: Rusya 2 çocuktan sonrası için çocuk başına 9000 dolar ailelere yardım, ayrıca ilk etapta da Rusya dışındaki 300 000 Rus’un ülkeye getirilmesi için çaba sar etmektedir Yine Dünyada en iyi nüfus kontrolü nüfusu en çok olan Çin’ de yapılıyor olması) tahminlerin gerçekleşebileceğini göstermektedir
2-Gelecekte dünya nüfusu nasıl bir seyir gösterecektir?
Gelecekte dünya nüfusu bu günküne göre daha yavaş ve planlı bir şekilde artacaktır Bu da artışta bir yavaşlamaya neden olacaktır
Dünya nüfusunun yıllık artış hızı 1950–1968 arasında ölüm oranının düşmesi nedeniyle 1965’de maksimum noktaya ulaşmış, yüzde 2 06’lık bir hızla 33 yılda dünya nüfusu iki katına çıkmıştır Bu hız 1995’de yüzde 1 57’ye düşmüştür 30 yıllık bu yavaşlama bütün dünya nüfusunun değişim sürecinin ikinci evresine girdiğinin yani yavaşlama dönemine girdiğinin göstergesidir
3- Gelecekte dünya nüfusunu en çok etkileyecek ülkeler hangi gelişme düzeyindedir?
Bunda en çok gelişmekte olan ülkeler etkili olacaktır Çünkü şu anda artışta en büyük paylar bunlara aittir Gelecekte hızlı artışın devam edip etmemesi bu ülkelerin nüfus artışlarının düzeyleri ile belli olacaktır Eğer bunlar nüfus planlamasına daha erken ve daha sıkı şekilde girerse yavaşlama kısa sürede, tersinde ise daha uzun zamana yayılmasına ve dünyada nüfus probleminin daha büyük olmasına yol açacaktır
Nüfus ülkeler için güç kaynağımıdır? Konulu beyin fırtınası yaptırılarak konu tamamlanacak
NÜFUSUN DAĞILIŞI VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER( DÜNYADA NÜFUSUN ALANSAL DAĞILIŞI)
Etkinlik Çalışması: Dünya nüfus dağılışı haritası incelenerek aşağıdaki sorular cevaplandırılacak:
1- Haritada oklarla gösterilen alanlarda nüfusun seyrek veya sık nüfuslu olansın nedenlerinin açıklanması;
A- Amazon Ormanları: Yıl boyu bol yağışlı ve aşırı sıcaktır Buralarda çok sık ve gür yağmur ormanları bulunur Ormanların tabanları güneş görmez ve aşırı nem, küf ve hastalıklar mevcuttur Tarım yapılacak arazi yoktur Burarda yaşam şartları iletişim ve ulaşım çok zordur Diğer ekonomik faaliyetlerde gelişmemiştir Bu yüzden nüfus ve yerleşmeye uygun değildirler
B- Batı Avrupa: Burada iklim şartları ılımandır Yağışlar yeterince vardır Arazileri düz ve tarıma elverişlidir
Buralarda madencilik, endüstri ve ticaret çok gelişmiştir
C- Himalaya dağları: Buraları çok yüksek sahalardır Yüksek olmasından dolayı çok soğuk ve kar yağışlı sert bir karasal iklim özellikleri görülür Ayrıca belli yükseklerden sonra buzullarla kaplıdır Yükseklikten dolayı, belli yükseltiden sonra tarım, yerleşme, orman ve üst sınırlara ulaşılır Arazi dağlık ve engebeli tarım alanları yok denilecek kadar azdır Dağlık olması ve şiddetli kış şartlarından dolayı ulaşım çok zordur İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır
D-Güneydoğu Asya: Buralarda sıcak karakterli muson iklimi etkilidir Sıcaklık ve yağış bol ve tarıma uygun önemli ovalar ve düzlük alanlar bulunur Ayrıca buralar tarihten kaynaklanan eski dünya olmasından dolayı da eskiden beri terleşme alanlarıdır Buralarda zengin yeraltı ve yer üstü kaynakları bulunur Bu bölge ülkeleri nüfus özelliği olarak eğitim seviyesi az ve doğum oranlarının yüksek olduğu ülkelerdir Bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır
E- Kutup Bölgesi- Antarktika: Güney Kutup Bölgesi’nde bulunan Antarktika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir Soğuk iklim şartlarında oluşan örtü buzulları ile kaplıdır Gerek iklim şartları olumsuzluğu, gerekse de toprağın olmaması ve diğer geçim kaynaklarının bulunmamasından dolayı, kalın buzullarla kaplı nüfuslanmamıştır Yani nüfus yönünden boştur
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
10-14-2008, 17:31 PM
|
#3 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
F-Sahra Çölü: Buralar yeryüzünün sıcak ve kurak alanlarıdır Gerek yağış ve su yetersizliği, gerekse aşırı sıcaklık ve sıcaklık farkları, kum fırtınaları, toprak oluşumunun olmaması gibi nedenlerle başta tarım olmak üzere ekonomik faaliyetlere uygun sahalar değildirler insanlarin yaşamasına ve yerleşmesine uygun olmayan bu tür alanlar nüfuslanmamıştır Yani nüfus yönünden boş alanlardır Ancak vaha adı verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür
2- Nüfusun dağılışında belirtilen yerlerin hangilerinde doğal ekteler etkili olmuştur
Nüfus dağılışı haritasında bakılarak Amazon bölgesi, Sahra Çölü, Himalaya dağları, Kutup Bölgesi- Antarktika,
3-Dünya nüfusunun genelde kıtaların kenar kesimlerinde yoğun, iç kesimlerde seyrek olma nedenleri nelerdir?
Kıyalarda deniz ve okyanusların etkisiyle ılıman ve yağışlı iklimler vardır Bu iklimler tarım ürünlerinin bol ve çeşitli olduğu yerlerdir, ayrıca bu kıyılarda akarsuların oluşturduğu en verimli topraklar olan delta ovarlı bulunur Kıyı bölgelerin dünyanın diğer kesimleri ile bağlantılarını sağlayan ulaşım imkânları geniştir Bu nedenle kıyılar sık nüfuslu, buna karşılık yağışların az, kuraklığın fazla olduğu, sıcaklıkların yetersiz olduğu iç bölgelerde ekonomik faaliyetler sınırlıdır Denizden uzaklaşıldıkça bu özellikler iyice belirginleşir Bu nedenle iç kesimlerde nüfus daha seyrektir
4-Amazon ve Nil Dünyanın en önemli nehirleri iken Amazon Havzası seyrek, Nil Havzası neden sık nüfusludur:
Amazon havzası: Buralarda çok sık ve gür yağmur ormanları bulunur Ormanların tabanları güneş görmez ve aşırı nem, küf ve hastalıklar mevcuttur Tarım yapılacak arazi yoktur Burarda yaşam şartları iletişim ve ulaşım çok zordur Diğer ekonomik faaliyetlerde gelişmemiştir Bu yüzden nüfus ve yerleşmeye uygun değildirler
Nil Havzası: Orta kuşakta yer alıp daha çok ılıman karakterli iklimlerin etkisindedir Ayrıca Nil Havzası yağmur Ormanları gibi araziyi sık kaplayan ve tarım alanlarını kapatan bir bitki örtüsüne sahip değildir Nil Havzasında çok verimli ve düzlük ovalık alanlar mevcuttur Yaz Kuraklığının yaşandığı alanlara da Nil hayat verir
Bu yüzden çok sık nüfusludur
Dünya üzerinde en sık ve seyrek nüfuslanmış yerler ve nedenleri:
A- Sık Nüfuslanmış Yerler: Dünya nüfusunun büyük bir bölümü uygun yasama koşulları taşıyan ılıman iklim kuşağında toplanmıştır
Muson Asyası: Asya kıtasının güney ve güneydoğusundaki ülkeleri kapsayan bu bölgede, bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır ( tarım) Japonya: Sanayileşmenin ve kısmen madenciliğin etkisiyle sık nüfuslanmıştır
Akarsu Havzaları: Tarım koşullarının elverişli olduğu Ganj, İndus, Fırat, Nil gibi akarsu havzaları sık nüfuslanmıştır Akarsu boyları enleme göre farklı nüfus yo¬ğunluğuna sahiptir Örneğin sıcak kuşakta Amazon, Kongo nehirlerinin havzası seyrek nüfuslu iken, orta kuşakta, Tuna, Ren, Fırat nehirlerinin havzası yoğun nüfusludur
Güney ve batı Avrupa: Madencilik, endüstri ve ticaretin çok geliştiği Avrupa’nın bütünü sık nüfuslanmıştır
Amerika: Kuzey Amerika’nın kuzeydoğu kıyıları; Sanayi, tarım imkânları, deniz etkisi, uygun iklim şartları ve ulaşım kolaylığı
B- Seyrek Nüfuslanmış Yerler
İklim koşullarının olumsuzluğuna bağlı olarak nüfusun çok az olduğu, tenha yerlerdir
Soğuk Bölgeler: Kuzey Kutup Dairesi içinde bulunan Gröndland, Alaska, Kanada’nın Kuzeyi, İskandinav Yarımadası ve Sibirya’nın kuzey bölgeleri düşük sıcaklık nedeniyle seyrek nüfuslanmıştır
Yüksek Dağlar: İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır ( Himalayalar9
Sıcak ve Nemli Ekvatoral Bölgeler: Tropikal kuşakta, Amazon, Kongo havzaları gibi alçak yerler, yüksek sıcaklık, aşırı nemlilik, sık ormanlar ve geniş alan kaplayan bataklıklar nedeniyle az nüfuslanmıştır
C-Nüfuslanmamış Yerler
İklim ve zemin koşulları nedeniyle insanlarin yerleşmesine elverişli olmayan, nüfuslanmamış yerlerdir
Kutup Bölgeleri: Güney Kutup Bölgesi’nde bulunan Antarktika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir Kalın buzullarla kaplı bir kıta olduğu için nüfuslanmamıştır
Bataklıklar: Bataklık, yağış miktarının fazlalığı nedeniyle, toprağın çok ıslak olduğu, yer yer suların yüzeyde biriktiği yerlerdir Yerleşmeyi ve ekonomik faaliyeti sınırlandırdıkları için nüfuslanmamıştır
Çöller: Dönenceler çevresindeki Meksika, Büyük Sahra, Arabistan, Kalahari, Avusturalya çölleri ile Asya’nın iç kesimlerindeki Iran, Kızıllkum, Kara kum, Taklamakan ve Gobi çölleri, insanlarin yaşamasına ve yerleşmesine uygun değildir Bu nedenle nüfuslanmamıştır Ancak vaha adi verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür
Yıllar Kıtalar
Afrika Asya Avrupa Amerika Okyanusya Dünya(Toplam)
1750 106 502 163 18 2 791
1800 107 635 203 31 2 978
1850 111 809 276 64 2 1262
1900 133 947 408 156 6 1650
1950 221 1402 547 339 13 2522
1960 276 1628 661 439 16 3020
1970 377 2050 720 532 19 3698
1980 492 2518 778 628 23 4439
1990 657 3018 798 769 27 5269
2000 811 3554 809 853 31 6059
2005 897 3800 805 875 33 6410
Yılara göre nüfusun kıtalara dağılışı ( Milyon kişi)
Etkinlik Çalışması: Aşağıdaki Soruları tablodaki verilere göre cevaplandırınız
1–1750- 1050 yılları arasında nüfusu en çok artış gösteren kıtalar hangileridir
Asya ve Avrupa Kıtalarıdır Bu kıtalar sayıca en çok artışı göstermiştir Bunun nedenleri Asya kıtasındaki yüksek doğum oranları, Avrupa’da ise sanayi inkılâbından sonra insan yaşam düzeyleri ve sağlık şartlarında meydana gelen iyileşmeler ve ortalama ömrün uzamasıdır
2-Amerika kıtasında nüfus hangi yıllar arasında önemli bir değişme göstermiştir?
En yüksek artışlar1900- 1950 yılları arasında olmuştur Bunun nedenleri ise Güney Amerika ülkelerinde meydana gelen yüksek doğum oranları ile kıtanın diğer kıtalardan almış olduğu yüksek sayılardaki göçerdir
3–1750–1900 yılları arasında Avrupa kıtasında nüfusun önemli bir şekilde artış göstererek değişim yapmasının nedenleri nelerdir?
Sanayi inkılâbın bu kıtada ortaya çıkması ve bunun sonucunda başlayan ekonomik gelişmeler, teknolojik gelişmeler ve sağlık ve yaşam koşullarının iyileşmesi sonucu ömrün uzamasıdır
4–1960 yılından sonra tüm kıtalarda meydana gelen nüfus artışının ortak nedenleri nelerdir?
Bu dönemde tüm dünya genelinde nüfus arışının genel nedeni insanlığın yaşam düzeyinin ilerlemesi ve ömrün uzamasıdır Paleolotik ve Neolitik dönemde ortalama insan ömrü 30 yıl civarında iken; Avrupa ve Kuzey Amerika’da bu yıllarda başlayan ölüm hızının düşmesi gelişmekte olan ülkelerde günümüzde hızla devam etmektedir Gelişmemiş ülkelerde 1950–1990 arasında çocuk ölümleri üçte iki oranında azaldı 41 yaşı bulmayan ömür süresi 60 yıla çıktı Gelişmiş ülkelerde bir asırda varılan bu noktaya üçüncü dünya 40 yılda geldi Bu da dünya genelinde ömrün uzaması ve nüfusun daha fazla artmasına neden olmaktadır
Asya kıtasının nüfusu son 50 yıl içinde iki katına çıkmıştır Bu kıta dünya nüfusunun % 58 lik kısmını barındırmaktadır Bu kıtada henüz doğum oranları oldukça yüksektir
Avrupa kıtasında ise nüfus artışı Asya kıtası kadar değildir Hatta bu kıtada nüfus düşme eğilimindedir Bunun en büyük nedeni kıtadaki doğum oranının az olmasıdır
Etkinlik Çalışması:
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
10-14-2008, 17:32 PM
|
#4 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
1- Dünya Nüfusu kıtalara göre farklı dağılım göstermesinin nedenleri nelerdir?
Bu kıtaların insan yaşamı açısından farklı doğal özelliklerden kaynaklanmakla birlikte, özellikle de son yıllardaki kıtalardaki doğum oranlarının farkından kaynaklanmaktadır Eskiden beri yerleşme sahası olan ayrıca doğum oranları yüksek olan ve insan ömrünün de uzamasıyla Asya, Afrika, Güney Amerika’da hızlı bir artma yönünde değişim yaşanırken, buna karşılık Avrupa, Kuzey Amerika’da ise doğum oranları düşme eğiliminden dolayı farlılıklar yol açmaktadır Karaların geniş yer tutması nedeniyle Dünya nüfusunun yarıdan fazlası Kuzey Yarımkürede yaşar
2- Yoğun Nüfuslu ülkeleri siyasi harita ve nüfus yoğunluğu haritasından faydalanarak tespit ediniz
Asya’da; Hindistan, Japonya, Endonezya, Malezya, Bangladeş, Tayvan, Güney Kore, Kuzey Kore, Japonya, Filipinler, Pakistan, Vietnam, Tayland, Birmanya( Burma), Laos, Kamboçya, Nepal, Bhutan
Avrupa’da; İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Danimarka ( Gröndland hariç), İtalya, Almanya, İsviçre, Avusturya, İspanya, Portekiz, Gürcistan, Ukrayna, Romanya, Macaristan, Çek Cum Slovakya, Polonya vb
Afrika’da; Güney Afrika, Sierra Leone, Liberya, Fildişi Sahili, Gana, Togo, Benin, Nijerya, Senegal, Gine, Zambiya vb
Amerika’da: A B D doğu kıyıları ve batı kıyıları, Meksika, Guatemala, Honduras, Nikaragua, Kostarika, Panama, Kolombiya, Venezuela, Brezilya doğu kıyıları,
Avustralya’nın güneydoğu kıyıları,
3- Nüfus artışının olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? Tartışma
Nüfus artışı hızının az olması;
A- Nüfus sayısı azalır
B- Yaşlı nüfus artarak, nüfus dinamik özelliğini yitirir
C- İş gücü Azalması veya sıkıntısı başlar
D- Ülkenin geleceği tehlikeye girer
Nüfus artışı (artış hızının yüksek olması) olumlu etkilere de yol açabilmektedir
A-Mal ve hizmetlere talep artar B-Yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar
C-İşçi ücretleri düşer D- Vergi gelirleri artar
E-Piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır F-Askeri açıdan savunmada önemlidir
Nüfusun aşırı artması birtakım sıkıntılara neden olur
1 Milli gelirin büyük bölümünün artan nüfus tarafından tüketilmesine bağlı olarak ekonomik kalkınma hızı yavaşlar ( Milli gelirin azalması, demografik yatırımların artması)
2 İşsizliği arttırır
3 Tüketici durumda olan çocuk yaştaki nüfusu ve tüketimi artırıp çalışanların yükünü artırır
4 Kırsal kesimden kentlere doğru olan göçler yoğunluk kazanır
5 Gelir dağılımındaki dengesizliği arttırır ( Düşük gelirli ailelerde çocuk sayısı daha fazladır)
6- Kişi başına düşen milli gelir payı azalır
7- Dengeli beslenmeyi zorlaştırır
8- Eğitim, sağlık ve alt yapı hizmetlerini aksatır, yetersiz kalmasına neden olur Belediye hizmetleri zorlaşır
9- Konut yetersizliği; çarpık kentleşme ve çeşitli çevre sorunları ortaya çıkar
10- Doğal kaynakların aşırı kullanımı ile doğal kaynaklar tez tükenir
11- Artan nüfusu beslemek için toprağın aşırı kullanılması toprak erozyonunu hızlandırır
NÜFUS ARTIŞINDA ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER ( DÜNYADA NÜFUS ARTIŞI)
Hazırlık çalışmaları soruları cevaplandırılarak konuya başlanacak,
1- Dünyanın her yerinde nüfus artış hızı aynımıdır?
Aynı değildir Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızları düşük iken, gelişmekte olan ülkelerde nüfus artışlarının hızları daha yüksektir
2-Nüfus artışını etkileyen etmenleri araştırınız
Nüfus Artışını Etkileyen Faktörler:
a) Doğurganlık ve ölüm oranları,
b) Göç hareketleri,
c) Sağlık alanındaki ilerlemeler(Aşılama, Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili ilaçların bulunması)
d) Beslenme imkânları,
e) Eğitim seviyesinin durumu,
f) Yaşam standartlarının yüksekliği (Gelir düzeyinin artması)
g) Nüfus planlaması çalışmalarının yapılma düzeyi,
h) Savaşların azalması,
i) Kadınların eğitim düzeyinin ve ekonomik bağımsızlıklarının artması,
j) Ülke sınırlarındaki değişmelerdir
Dünya nüfus artış oranları
Yıllar Artış Oranları (%)
1950 1,47
1955 1,89
1960 1,33
1965 2,07
1970 2,07
1975 1,73
1980 1,69
1985 1,70
1990 1,58
1995 1,38
2000 1,22
2005 1,15
Etkinlik Çalışması:
1- Nüfus arştı Hangi yıllar arasında daha yüksektir?
1965- 1970 yılları arasında daha etkilidir
2-Nüfus artış oranları hangi yıllardan itibaren düşmeye başlamıştır?
1975 li yıllardan sonra düzenli bir şekilde düşmeye başlamıştır
3-En az artışlar hangi yıllar arasında olmuştur?
2000- 2005 yıllarda en az olmuştur
Ülke Doğum Oranı %0 Ölüm Oranı %0 Doğal artış
Çin 21 7 14
Hindistan 31 10 21
Fransa 13 10 3
Japonya 12 8 4
Kenya 47 10 37
Meksika 17 6 11
İngiltere 14 12 2
ABD 14 9 5
Türkiye
2004 19,1 6,2 12 9
1 Boşlukları doğal artış oranları ile doldurunuz
2 Doğal artış oranı en yüksek ülke hangisidir ( Kenya)
3 Doğal artış oranı en az olan ülke hangisidir? ( İngiltere)
4 En dengeli nüfus hangi ülkeye aittir? ( İngiltere)
Gelişmiş ülkelerde doğum oranlarına örnekler
Rusya’da Kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1 27 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
İsveç’te kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1 53 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
Çin’de Kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1 82 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
ABD’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 2 06 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
İngiltere’de Kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1 73 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
Japonya’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 1 41 çocuk/1 kadın (2001 tahmini),
Gelişmemiş ülkelerde bu oranlar ileri ülkelere göre yüksek olmakla beraber son yılarda önemli düşüşler olmaktadır Bu ülkelerde doğurganlık oranı 1970 lerde 6,7 den, 2,6 ya kadar düşmüştür Gelişmemiş ülkelerde doğum oranlarına örnekler:
Zimbabwe’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı 3 28 çocuk (2001 tahmini) ,
Uganda’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı 6 88 çocuk (2001 tahmini),
Sudan’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 5 35 çocuk
Somali’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 7 11 çocuk
Suudi Arabistan’da kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 6 25 çocuk,
Honduras’ta kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 4 15 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
Türkiye’de kadın başına Ortalama çocuk sayısı: 2 46 bebek (2002 tahminleri), 2004 yılı için - 2,21
Etkinlik Çalışması:
1-Doğurganlık oranlarında düşüşün nedenleri nelerdir?
1- Eğitim seviyesinin artması,
2- Nüfus planlamasının yapılmaya başlanması,
3- Kadının çalışma hayatındaki yerinin artması,
4- Sanayileşme ve kentleşmenin etkileri,
5- Kişi başına düşen milli gelir miktarının artması ve yaşam şartlarının iyileşmesi,
Doğurganlık hızı, eğitime, kültüre ve ekonomik gelişime bağlı olarak değişir Ekonominin tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu, eğitim ve kültür düzeyinin geri olduğu ülke ve bölgelerde doğurganlık hızı fazladır Ayrıca kırsal kesimde doğurganlık hızı kentlere göre daha yüksektir Doğurganlık oranları kadınların yaşı ve eğitimi, çalışma hayatındaki yerine göre değişir Kadınların eğitimi yükseldikçe, yaşı arttıkça, çalışma hayatında yer aldıkça doğum oranları düşmektedir
2-Nüfusun değişiminde etkin olan faktörler nelerdir?
1- Doğumlar 2- Ölümler 3- Göçler 4- Ülke sınırlarında meydana gelen değişmeler
3-Ülkelerin hayat standartlarının yükselmesi doğum ve ölüm oranlarını nasıl etkilemektedir?
Ülkelerde hayat standardı yükseldikçe sanayileşme ve kentleşme arttıkça ve sağlık ve beslenme şartları iyileşmeye, eğitim seviyeleri artmaya ve kadınlar çalış hayatına girmeye başlayacaktır Bu özellikler doğum oranlarının azalmasına neden olacaktır
Bu sayılan şartlar insan ömrünü uzatacak ve ölümleri azaltacaktır
Etkinlik Çalışması: Ülkelerin nüfus artışları sadece doğum ve ölümlere bağlı değildir
Jamaika Hong-Kong
Doğum oranı %0 27 Doğum oranı %0 18
Ölüm oranı %0 6 Ölüm oranı %0 5
Doğal artış %021 Doğal artış %0 13
Gerçek yıllık nüfus artışı %0 12 Gerçek yıllık nüfus artışı %0 33
Burada Jamaika’da doğal artış %0 21 iken Gerçek artışın %0 12 olması bu ülkenin dışarı göç verdiğini gösterir (% 09 nüfus göç vermiştir); Buna karşılık Hong- Kong ta ise doğal artış % 013 iken, gerçek artışın % 33 olması burada ülkenin dışarıdan göç aldığını gösterir
Etkinlik Çalışması:
1-Dünyanın her tarafında nüfus artış oranları aynımıdır?
Her yerde nüfus artış oranları aynı değildir
2-Nüfus artışının yüksek olduğu ülkeler veya alanlar nerelerdir?
Afrika ülkeleri, Orta doğu ülkeleri, Güney ve güney doğu Asya ülkeleri, Latin ve Orta Amerika ülkeleri ( Arabistan, Kenya, Kuveyt, Nijerya, Andora, Libya, Suriye vb )
Bu ülkelerde en önemli artış nedeni doğum oralarının çok yüksek olması, Ayrıca bu ülkelerde de hayat şartlarının iyileşerek ömrün uzaması da son yıllarda artış etkili olmaktadır
3-Nüfus artış oranlarının düşük olduğu ülkeler hangileri ve nedenleri?
ABD, Rusya, Kuzey ve Batı Avrupa ülkeleri, Kazakistan, Balkan ülkeleri, Yeni Zelanda vb
Bu ülkelerde artışın düşük olmasın en büyük doğum oranlarının düşük olmasıdır
4- Nüfus artışları gelecekte nasıl bir seyir izleyecektir?
Dünyada nüfus artışlarının çoğunun gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanması beklenmektedir Dünya nüfusunu 2 milyardan 5 milyara çıkaran ilk büyüme dalgasından sonra, Dünyada önümüzdeki otuz yılda hızlı atış devam edecektir ( 1995’den 2025’e kadar) Bu da 5,7 milyar insandan 8,3 milyar nüfusa ulaşması demektir
Dünya nüfusunun çoğunun bulunduğu Merkez üssü Asya olan kuzey( Asya, Avrupa ) nüfus ağırlığı, gelecek yıllarda yön değiştirip; güneye ( Afrika Ve güney Amerika) kayacaktır Bu kadar eşitsiz bir dağılım 30 yıl içerisinde yeryüzünün şeklini bir hayli değiştirecektir
Afrika nüfusu 1950 de 221 milyondan önündeki 70 yılda yani 2020 lerde1,6 milyara çıkarak tam 7 kat artması beklenmektedir Latin Amerika’nın nüfusun da 4,5 kat artış göstermesi, Bu iki kıta 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 28’ini barındırıyor olması beklenmektedir Oysa 1950 yılında iki kıtada dünya nüfusunun sadece yüzde 15’i yaşıyordu
Avrupa’ya gelince kıta 1950 yılında dünya nüfusunun yüzde 16’sına sahipti Kıtada nüfus artışının yavaşlaması hatta bazı ülkelerde durağan veya eksilen yapıda olmasından dolayı dünya nüfusu içindeki payı azalarak 2025 yılında de sadece yüzde 6’sına sahip olacaktır Asya’nın en kalabalık 18 ülkesi 1950’de 1,2 milyar insan barındırırken 2030 yılında 4,3 milyar insanı barındıracaktır İleriki on yıllarda karşılaşacak zorluklar geçmişin demografik nedenlerinden ileri gelecektir
Güney ülkeleri ( Afrika Ve güney Amerika) bir taraftan nüfuslarının büyük oranda arttığını görülürken, öte yandan, doğurganlığın hızlı düşüş göstermesi ve ortalama ömrün uzamasından dolayı nüfus yapılarında yaşlıların oranının yükseldiğini de göreceklerdir
Çin’de 1957–1990 arsı 15 yaşından küçük olanların toplam nüfus içindeki payı yüzde 40’dan yüzde 26’ya düşmüş, 2020 yılında da yüzde 12’ye düşecektir 65 yaşından büyük olanların Çin nüfusundaki oranı 1990’da yüzde 6 iken, 2025 yılında iki misline çıkacak yüzde 13 oranıyla Avrupa seviyesine ulaşacaktır Bu gelişim Avrupa’da yüz yıl sürerken Çin ve diğer bazı güney ülkelerinde aynı gelişim sadece 25 yılda gerçekleşecektir
Dünya nüfusu 2025 yılında 8,5 milyar ve 2075 yılında da 9 milyar civarı, 2150 de 9,5- 10 milyar civarında olacağı tahmin edilmektedir
Doğurganlık Oranı En Yüksek Afrika Ülkeleri ( 2000 yılı – Binde olarak)
NİJER 54 LİBERYA 50
Çad 50 Uganda 48
Angola 48 Somali 47
Burkina Faso 47
Doğurganlık Oranı En Düşük Afrika Ülkeleri ( 2000 yılı – Binde olarak)
MAURİTİUS 17 SEYŞELLER 18
Tunus 22 Fas 23
GAC 25 Mısır 26
Ortalama Yaşam Süresi En Kısa Afrika Ülkeleri ( 2000 yılı)
MALAWİ 39 RUANDA 39
Mozambik 40 Zimbabwe 40
Nijer 41 Uganda 42
NÜFUS YAPISI ( NÜFUS PİRAMİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ)
Hazırlık çalışması:
1- Ülkelerin nüfus özelliklerini gösteren araçlar neler olabilir?
O ülkelerin nüfus istatistikleri, bu istatistiklerden faydalanarak yapılan nüfus piramitleri, diğer nüfus özelliklerini açıklayan grafikler, nüfusla ilgili dağılışları gösteren haritalar, diyagramlar
Bir ülkede nüfusun sayısı ve yoğunluğundan daha önemli olan nüfusun yapısıdır Bir ülkenin sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel durumu hakkında bilgi edinmek için ülkenin nüfus yapısından yararlanılır Nüfusun yapısını belirleyen özellikler:
• Nüfusun Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı,
• Etkin (çalışan) Nüfusun Sektörlere Dağılımı,
• Nüfusun Gelir Durumu,
• Nüfusun Eğitim Durumu,
• Nüfusun Kır ve Kentlere Dağılımı,
Etkinli çalışması: ders kitabında nüfus verileri verilen iki ülkeye ait nüfus piramitleri derste milimetrik kâğıt üzerine çizdirilerek yorumlama ve karşılaştırma yapılacak
I Ülke II Ülke
Yaş grubu Erkek nüfus Kadın- nüfus Erkek nüfus Kadın nüfus
0–4 3 396 690 3 188 132 2 017 912 1 914 023
5–9 3 485 746 3 270 871 2 139 525 2 029 996
10–14 3 570 657 3 307 999 2 423 633 2 297 594
15–19 3 691 218 3 518 257 2 363 968 2 245 855
20–24 3 426 714 3 263 432 2 320 283 2 205 839
25–29 2 976 430 2 918 825 2 591 090 2 455 278
30–34 2 552 370 2 457 808 3 538 485 3 323 956
35–39 2 453 579 2 400 808 3 721 845 3 491 953
40–44 2 083 531 1 985 225 3 235 895 3 081 802
45–49 1 710 757 1 658 012 2 866 916 2 818 848
50–54 1 356 391 1 360 958 2 427 481 2 384 465
55–59 1 016 254 1 042 168 2 578 764 2 584 227
60–64 864 299 964 989 2 748 227 2 865 388
65–69 794 881 850 636 1 930 520 2 165 780
70–74 517 870 654 773 1 513 843 2 053 121
75–79 254 443 323 154 940 942 1 902 152
80–84 98 797 147 895 790 549 2 217 852
85 yaş üstü 83 572 132 928 690 258 869 458
Etkinlik Çalışması:
1- Piramit çizimi
2-Tablodaki veriler ve bu piramide bakarak bu ülkelerin nüfusları ile ilgili hangi özellikleri belirleyebiliriz
Nüfus piramitlerinden neler elde edilir:
1- Ülkelerin toplam nüfusu,
2- Kadın erkek sayıları ve toplam nüfusa oranları,
3- Nüfus basamakları ( Çocuk, yetişkin, yaşlı) ve bunların birbirlerine oranları
4- Ülkedeki doğum ve ölüm oranları,
5-Çalışma çağındaki nüfus miktarı ve tüketici nüfusa oranı,
6- Ülkelerin gelişmişlik düzeyi,
7- Ülkelerin farklı yıllarda ki grafikleri karşılaştırılarak nüfus yapısında meydana gelen gelişmeler gözlenebilir
8- Ülkelere göre nüfus hareketleri gözlenebilir
3- Belirlenen özelliklerden bu ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile ilgili neler söyleyebiliriz
I Ülkenin nüfus piramidi düzgün üçgene benzemektedir Bu piramitte, doğum ve ölüm oranlarının yüksek olduğu, geri kalmış ülkelerin nüfus yapısını göstermektedir
II: Ülkenin nüfus piramidi Arı kovanına benzer şekildedir Bu piramit doğum ve ölüm oranlarının düşük olduğu, endüstrisi gelişmiş ülkelerin nüfus yapısını göstermektedir
4- Bu tür piramitlere benzer özellikteki ülkeler belirleyiniz
1 piramide örnek olarak, İran, Irak, Somali, Uganda, Libya, Arabistan, Kenya, Bangladeş vb
2 Piramide benzer, İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, Belçika, İsveç, Norveç, İsviçre vb
Etkinlik Çalışması: Aşağıdaki grafikleri verilen bir ülkenin nüfus grafiği 1 grafikten 2 grafiğe dönmüştür Bu ülkede nüfusun yapısında nasıl bir değişiklik olmuştur
1-Bu ülkede doğumlar azalmıştır
2-Ölüm oranı düşmüştür
3- Çocuk yaştaki nüfus azalmıştır
4-Çalışma çağındaki nüfus( Yetişkin) artmıştır
5-Yaşlı nüfusun sayısı artmıştır
6-Ortalama ömür uzamıştır
7-Yaşlı nüfus içindeki kadın nüfus oranı artmıştır
8-Bu ülkede ekonomi gelişmiş, sanayileşme artmıştır Sağlık hizmetleri ve hayat standardı artmıştır
Sonuç: Bu ülke gelişmekte olan bir ülke konumundan gelişmiş bir ülke konumuna geçmiştir
Etkinlik Çalışması: Dünyada beklenen ortalama yaşam süresinin dağılışı haritası incelenerek,
1- Ortalama yaşam süresinin en yüksek olduğu kıta ve ülkeleri bulunuz,
Avusturalya, Yeni Zelanda,
Kuzey Amerika ( Kanada, ABD) Meksika, Güney Amerika’da Şili, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Kolombiya, Ekvator, Kostarika, Venezuela, Panama, Fransız Guyana’sı
Neden: Bu ülkelerde sağlık şarlarının ve beslenme şartlarının çok iyi durumda bulunması, ölüm oranlarının düşük olması en önemli etkendir
Avrupa’da: Kuzey Avrupa ülkeleri ( Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka) Batı Avrupa’da İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, İsviçre, Güneyde İtalya, Yunanistan,
Asya’da Çin, Japonya, Güney Kore, Malezya, Filipinler
2- Ortalama yaşam süresinin en düşük olduğu kıta ve ülkeleri bulunuz,
Afrika Kıtası, ( Kuzey Afrika Dışında tamamı), Asya’da Hindistan, Yemen, Irak, Kazakistan, Papua Yeni Gine, Nepal, Bangladeş, Kamboçya, Laos, Vietnam
Neden: Bu ülkelerde sağlık ve beslenme şartlarının iyi olmaması, önemli bir kısmının açlık çekmesi, salgın hastalıklara maruz kalmaları ve bir kısmı da sürekli savaşların içinde olması
3- Ülkemizin ortalama ömür yönünden durumu ve diğer ülkeler arasındaki yeri nedir
Ülkemiz 65- 69 yıl olan ortalama ömür grubuna girmektedir Ülkemiz hayat seviyesi çok iyi olan ülkelere göre az olmakla beraber, gelişmemiş ülkelerden daha iyi durumdadır
DİE verilerine göre 2004 yılı itibari ile Erkeklerde 68,8yıl, kadınlarda 73,6, toplam ortalamada 71,1yıl olarak tahmin edilmektedir
Etkinlik Çalışması:
1-Bir ülkenin kalkınmasında nüfus nasıl bir etkiye sahiptir?
Nüfus artışı ekonomiye yaptığı olumlu katkılar: 1 Mal ve hizmetlere talep artar 2 Yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar, 3 İşçi ücretleri düşer, 4 Vergi gelirleri artar 5 Piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır, 6 Askeri savunmada önemlidir
Nüfus artış hızı düşük olursa ne gibi sonuçlara yol açar:
1- Nüfus sayısı azalır 2- Yaşlı nüfus artarak, nüfus dinamik özelliğini yitirir 3- İş gücü Azalması veya sıkıntısı başlar 4- Ülkenin geleceği tehlikeye girer
Nüfusun fazla olması:1 İşsizlik sorununu oluşmasına, 2 milli gelirden alınan payın azalması, 3-Ülke kalkınma hızının düşmesine, 4- nüfus hareketlerinin (Göç hareketleri)artmasına,5 Konut yetersizliği ve gecekondulaşma ve çarpık kentleşme sorunlarının oluşmasına, 6-çevre sorunlarının artmasına, 7-Eğitim ve sağlık hizmetlerinde aksamalar vb sorunları oluşturur
2-Doğal kaynakların kullanımı ile nüfus arasında nasıl bir ilişki vardır?
Eğer ülke nüfusu çok fazla ise Doğal kaynakların aşırı kullanılması ve bu kaynakların tez tükenmesine yol açar Artan nüfusu beslemek için toprağın aşırı kullanılması toprak erozyonunu hızlandırır
Eğer bir ülkenin nüfusu az doğal kaynakları zengin ise bu kaynaklar işlenemez ve ülke kalkınamaz Nüfusun ülkenin kaynaklarını etkin ve savurmadan işleyebilmesi için de iyi eğitilmiş olması gerekir
3- Savaşların ülke nüfusları ve cinsiyetlere dağılımında etkisi nedir?
Savaşlarda genel olarak erkek nüfusun cepheler gitmesi ve buralarda kayıplar vermesinden dolayı nüfusun içinde payı düşer ve savaş yıllarında ve kadın nüfusun fazla olduğu görülür Ayrıca savaş yıllarında evlenmeler ve doğumlar azalır Bu yüzden genel nüfus artışı ve doğurganlık oranları düşer Savaşlarda özellikle yıkım çok olmakta ölü oranları artarak nüfus azalmasına da neden olmaktadır
4- Tabloyu doldurunuz:
Ekonomik gelişmişlik düzeyi Nüfus artış oranları %0 Artış nedeni Kalkınma durumu
Gelişmekte olan ülkeler 20- den yukarıda Doğum oranlarının yüksek olması Kalkınma hızları düşüktür Çünkü nüfus artı oranları yüksek olmasından dolayı kaynaklarının demografik yatırımlara harcalar
Gelişmiş ülkeler 10 - dan daha az Hayat standardı yüksek ve sağlık iyi ölümlerin düşük olması Kalkınma hızları yüksektir Çünkü demografik yatırım az, çalışan nüfus fazla üretim fazladır
GÖÇLER VE NEDENLERİ
Etkinlik Çalışması: 1-Avrupalılar yeni kıtalarda neden koloniler kurmuştur?
Yeni keşfedilen kıtalarda veya kara parçalarında bulunan değerli maden, kaynak vb yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ele geçirmek Ayrıca kıtaya göç eden kendi milletlerinden insanların birada tutunup bu topraklara sahip olmalarını sağlamaktır Buralarda kendi kültürlerinin yerleşmeleri ve devamını da sağlamaktır Yani bir amacı ekonomik, bir amacı da siyasi ve kültürel( sosyal) çıkarları sağlamaktır
2- Avrupalıların yeni kıtalara göçmesinin nedenleri nelerdir?
Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak, Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek, Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak, Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imkânları yakalayabilmek için gitmişlerdir
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
10-14-2008, 17:32 PM
|
#5 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
GÖÇÜN MEKÂNSAL ETKİLERİ
Etkinlik Çalışması:
Bu özelliklerden Bazıları göç alan yerlerde bazıları ise göç veren yerlerde görülür
1- Göç alan yerlerde oluşan sorunlar nelerdir?
A- Göç alan ülkede veya kentte nüfus artar Nüfus artış hızı yükselir
B - Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç alan alanlarda erkek nüfusu artar
C - Düzensiz kentleşme meydana gelir ( çarpık kentleşme, plansız kentleşme)
Ç-Önceleri iken dışında bulunan sanayi tesisleri kent içinde kalır
D-Kentlerde konut sıkıntısı çekilir ve derme çatma yapılan konutlar gecekondulaşmaya neden olur
E-Alt yapı hizmetlerinde (yol, su, elektrik) yetersizlik görülür
G-Alt yapının yetersiz kalması sel, heyelan, sağlık sorunlarına yol açar
H-Kentlerde insan sayısının fazla olmasından dolayı işsiz insanların oranı artar,
I- Göç alarak büyüyen merkezlerde ekonomik faaliyetler gelişir ve çeşitlenir
J-Kentlerde hızla nüfus arştı trafik sorunları oluşmaktadır
K-Sağlık, eğitim gibi alanlarda sorunlar oluşur ve bu hizmetler yetersiz kalır
L-Göçler sonucu farklı yerlerden gelen insanların bir arada bulunması kültürel çeşitliliğe neden olur
M- Farklı kültürlerdeki insanların bir araya gelmesi bazen de kültür çatışmalarına neden olabilir Sosyal sorunları oluşturur
2- Göç veren yerlerde hangi sorunlar oluşur
A- Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır
B - Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır Kadın nüfusu fazla olur
C-Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir
D- Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır
E-Göç veren yerlerde nüfus yaşlılardan oluşur ve iş yapabilecek insan azalır
Göçlerin ve ortaya koyduğu sorunların çözümü için yapılması gerekenler:
1- Göç veren bölgelerdeki yoğun göçün önlenebilmesi, öncelikle ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve yüksek doğal nüfus artış hızının aşağı çekilmesine bağlıdır
2- Göçün yoğun olarak yaşandığı alanların üniversitelerinde göçü önleyecek politikalara yardımcı olmak üzere, araştırma yapmak ve bulgulara birinci elden ulaşmak amacıyla araştırma merkezleri kurulmalıdır
3- Orman köylerinden göçe katılanların oranını düşürmek amacıyla, ormanlardan köylünün bilinçli ve etkin bir biçimde yararlanabilmesi için olanaklar yaratılmalı ve orman köylülerinin yerinde kalkındırılması için gerekli olan fon kredileri yükseltilmelidir
4- Göç veren alanlardan göç etme nedeni olarak gösterilen işsizliğe son verilmeli ve bölgeye özgü istihdam politikası gerçekleştirilmelidir
5- Göç veren alanlara eğitim kültür ve sağlık alanında yatırımlara devam edilmelidir
6- Göç veren alanlarda gelir getirici uğraşlar yaratılmalıdır Bunun içinde bölgedeki tarım dışı sektörler desteklenmelidir
7- Göç veren alanlarda bölge şartlarına uygun kırsal sanayiye geçilmelidir Böylece kırsal sanayiden en çok yararlananlar kırsal alanda yaşayanlar olacaktır ( tarım ve hayvancılığa dayalı sanayiler)
8- Göç veren alanlara devlet yatırımı ile birlikte, bölgede yatırım yapacak özel girişimciler cesaretlendirilmeli ve özendirilmelidir
9- Gerek köylerde, gerekse kentlerde el sanatlarına dönük imalat ve evlerde yapılacak fason üretim canlandırılmalı, kooperatifçilik teşvik edilmelidir
10- Göç veren alanlarda bir yandan köy tipi sanayi geliştirilmeli ve el emeğinin
değerlendirilmesi yoluna gidilmelidir
11- Hammaddeye bağlı olmayan serbest sanayi kuruluşları iş gücü arzının en yüksek olduğu bölgelere kurulmalı, bölgeler arası dengeli politika uygulanmalı, sanayi nüfusu yurt çapında dengeli dağıtılmalı, GAP projesi benzeri DAP, KAP projeleri yaşama geçirilerek halkın doğduğu yerde tutulması sağlanmalıdır
12- Hazine arazilerinin belediyelere ve toplu konut kooperatiflerine devri ile gecekondu önleme bölgeleri oluşturulmalı, gecekonduya karşı proje uydu kentler yapılmalıdır
13- Demiryolu ağırlıklı hızlı bir ulaşım sistemi oluşturulup, cazibe merkezi olan büyük şehirlere gidip-gelme kolaylaştırılarak, şehre göç ihtiyacı ortadan kaldırılmalıdır
14- Gecekondulaşmanın önlenebilmesi için siyasi iktidarların oy kaygısından uzak şehir yasaları yapılmalı, imar affı kanunları yürürlükten kaldırılmalı, imara dönük af yasası olmamalıdır
15- Kamunun malı olan devlet, hazine, belediye arsalarına yapılan kaçak yapıların, gecekonduların kente karşı işlenmiş bir suç olduğu görüşü toplumun bütün kesimlerince benimsenmeli;
16- Yoğun göç alan kentsel birimlerin yol, su, kanalizasyon gibi alt yapı gereksinimlerinin giderilmesi ivedilikle yapılmalıdır
17- Göç alan bölgelerin çevre düzenlemesine önem verilmeli ve tasarım olarak göze hoş görülmeyen, kullanılan malzeme bakımından yetersiz ve dayanıksız olan, imar planına uymayan konut yapımına izin verilmemelidir
18- Türk Ceza Kanunundaki hırsızlık ve gasp suçlarına eşdeğer kabul edilecek yasal düzenlemeler yapılmalı, imar mevzuatına aykırı yapılaşmalara karşı müdahale ve yaptırım gücüyle donatılmış, meslek odaları, sivil kuruluşlar ve bilim adamları katılımlı, özerk, yerel ve demokratik denetleme kurumları oluşturulmalı;
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GEÇİM TARZLARI
Etkinlik Çalışması: Avcılık ve toplayıcılıkla geçinen sürekli yer değiştiren bir yaşam tarzına sahiptir Yerleşik hayata henüz geçmemiş ve mağara kovuklarının barınma yeri olarak ulanıldığı bir yaşam şeklidir
Hazırlık Çalışmaları: 1- Günümüzde başlıca geçim kaynakları nelerdir?
1 Tarım: Tarla ve bahçe kültürleri, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık
2 Sanayi: İmalat sanayi ve madencilik
3 Hizmetler: Elektrik, su, gaz, ticaret, ulaşım, haberleşme, inşaat, mali kurumlar, toplum hizmetleri ( eğitim, sağlık vb
2-Ülkeler arasında geçim tarzları yönünden ne gibi farklılıklar vardır?
Ülkelerin bulunduğu, iklim, yer şekilleri, gelişmişlik durumu ve kültürel özellikleri yönünden farklı özelliklerine göre yetiştirdikleri ürünler, toprağa bağımlılık durumları, sanayileşme durumlarına göre geçim tarzları farklıdır Gelişen sanayi ülkelerinde insanlar sanayi ve hizmetler sektörü ağırlıklı geçim sürdürürken, gelişmemiş ülkelerde insanların çoğu tarım sektörünün meslekleri olan çiftçilik, hayvancılık, avcılık vb geçim kaynakları ile geçim sağlamaktadırlar
Dünyada farklı hayat tarzlarının nedenleri nelerdir?
1- Coğrafya şartları
A- Bulunulan alanın konumu
B- Yer şekilleri özellikleri
C-İklim şartları
D- Bitki örtüsü şartları
Dünyada konumu iyi olan ülkeler kolay gelişebilmektedir Bunun yanında konumun önemi zamanla değişebilir Örnek ilk Çağda İngiltere ve batı Avrupa ücra köşeler iken Kıtaların bulunması ile önemleri artmıştır Buda gelişmelerine olumlu etki etmiştir İklim ve bitki örtüsü hayat tarzının kolay veya zor olması yönünden etki eder Ekvatoral bölge, çöller ve kutup bölgeleri insanları göçebeliğe zorlamıştır
Orta kuşak veya ılıman bölgenin coğrafi şartları yerleşik hayatı kolaylaştırmıştır
2- Tarihi ve sosyal Sebepler: Örneğin Japonya ve İskandinav ülkeleri bundan 100- 200 yıl öncede aynı tabiat şartları altında geri kalmış ve uygar dünya ile fazla ilgisi olmayan toplumları iken, coğrafi şartlar aynı kalmasına rağmen tarihi, sosyal ve ekonomik etkenler neticesinde dünyanın en ileri ülkeleri haline gelmişlerdir
Etkinlik çalışması: Geçim kaynaklarının çeşitlenmesi toplumsal yaşamın farklılaşmasında etkili olmuş mudur?
Geçim kaynaklarının çeşitlenmesi toplumsal yaşamın farklılaşmasında etkili olmuştur Çünkü farklı geçim kaynakları farklı mesleklerin ve meslek gruplarının doğmasına neden olmuştur Farklı meslek grupları farklı ekonomik yapıları ve bu da farklı toplumsal yapıları doğurmuştur
EKONOMİK FAALİYETLERİN ÇEŞİTLENMESİ
Etkinlik: çalışması:
1- Buhar makinesinin bulunması tarım dışındaki diğer ekonomik etkinlikleri nasıl etkiledi?
Sanayinin gelişmesi bu makine ile olmuş, insan ve hayvanlardan faydalanılarak yapılan üretim makine gücü ile yapılır olmuş, güçlü makineler seri üretimi getirmiştir
Sanayinin gelişmesi ile gereken hammaddeyi sağlamak ihtiyacı ve üretilen mamul maddelerin satılması için böyle kaynaklar arayışına itti Bu ülkeler arası ticaretin gelişmesine yol açtı İlk zamanlarda bu Avrupa’nın sömürgecilik anlayışını doğurmuştur
Üretilen malların götürülüp satılması, gereken hammaddenin uzak ülkelerden getirilmesi, fabrikalarda çalışacak işçilerin taşınması için güçlü ulaşım araçları gerekli idi Bunun sonucu olarak başta buharla çalışan gemiler ve trenlerle başlayan güçlü ulaşım araçlarının yapılması ile de ulaşım gelişti
Ulaşımın gelişmesi haberleşme ve iletişimi kolaylaştırdı Toplumlar arası etkileşim çoğaldı
Ulaşımın iletişimin gelişmesi ile turizm faaliyetleri de gelişmiştir
2- Buharlı gemi ve buharlı trenin gelişmesi sanayi ve ticaret üzerine nasıl etki etmiştir?
Bu araçlar büyük yüklerin kısa zamanda ve daha ucuz maliyetle taşınmasına dolayısıyla hammadde sağlayarak sanayi üretimini kolalaştırma, üretilen malların pazarlara götürülmesi ve tüketimini sağlayarak da yine üretimi ve sanayinin gelişmesini teşvik edip kolaylaştırmıştır
Hammaddenin alınıp, üretilen maddelerin satılması yani bölgelerin ihtiyaç farklarından doğan bir faaliyet olan ticaretinde hızla gelişmesine yol açmıştır
3-Buharlı çekme traktörü tarıma nasıl etki etmiştir?
Buharlı traktör tarımda kullanılması arazilerin daha kısa sürede kaliteli şekilde işlenmesine, tarım ürünlerinin de kısa sürede ürün kaybına uğramadan hasat edilmesine imkân vermiştir Bu daha fazla araziden yararlanmayı, daha fazla ürün veriminin gerçekleşmesine, hasatta ürün kaybının azalması yönünden katkı yapmıştır Kırdan kente göçe neden olmuştur
Etkinlik Çalışması:
Dönem Etkin ekonomik faaliyet Ekonominin temel gücü Yaşam
Paleolotik Avcılık, toplayıcılık Hammadde Mağara ve doğal sığınak
Neolitik Tarım hayvancılık Kas ve hayvan gücü Köy
Sanayi devri Sanayi, tarım Enerji ve ulaşım Şehir
Bilgi çağı Hizmet, bilgi, İletişim Teknoloji, Enerji, ulaşım Metropol Şehir
Özellikler Paleolotik çağ Mezolotik çağ Neolitik çağ Kalkolitik çağ İlk ve orta çağ San dön sonrası
Kas gücünün yerini buhar gücü aldı X
Tekerlek bulundu X
Tam olarak tarım üretimine geçildi X
Madenler işlenmeye başladı X
Hayvanlar evcilleştirildi X
Yerleşik hayata geçildi X
Seramik üretildi X
Yazı icat edildi X
Mağara yaşamı başladı X
Avcılık yapılmaya başlandı X
Esnaf sınıfı doğdu X
İlk köyler ortaya çıktı X
Kent devletleri ortaya çıktı X
Tarıma geçiş dönemi başladı X
Köpek evcilleştirildi X
EKONOMİK FAALİYETLERİN SINIFLANMASI VE EKONOMİK FAALİYETLERİN DAĞILIMI
Etkinlik Çalışması: Balıkçı, polis, demirci, çiftçi, bankacı, mobilyacı, Otobüs şoförü, Fırıncı, İtfaiyeci, Doktor, Muhasebeci, Satış elemanı, öğretmen, Overlokçu, Mobilyacı, Demir-çelik işçisi, Demirci, Çiftçi, Maden iççisi vb kavramlarını sınıflayınız
Birincil faaliyetler İkincil faaliyetler Üçüncül Faaliyetler
Balıkçı Mobilyacı Polis
Çiftçi Demir-çelik işçisi Bankacı, Overlokçu
Maden iççisi Demirci Otobüs şoförü, Fırıncı
İtfaiyeci, Doktor, Muhasebeci
Satış elemanı, öğretmen
İnşaat ustası, Çoban
Etkinlik çalışması: İngiltere’nin nüfusun ekonomik faaliyetlere dağılımının değişimi
Yıllar Birincil faaliyetler % İkincil Faaliyetler % Üçüncül Faaliyetler %
1790 75 15 10
1890 4 56 40
1990 3 32 65
1-En çok değişim birincil Faaliyetlerde olmuştur
2- Bu ülke ilkel bir tarım toplumundan sanayi toplumu olmuştur
3- Ülkede sanayileşme, bunun sonucu kırsal alandaki işsizlik sonucu kentlere göç, büyüyen kentlerde gelişen sanayide çalışma olanağı ile kentlerde artan nüfus ve bu nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması için artan üçüncül ekonomik faaliyetler değişime neden olmuştur
Etkinlik Çalışması: Ulaşım, Ticaret, Balıkçılık, Ormancılık, Tekstil, Eğitim, Enerji, Sağlık, Tarım, Hayvancılık, inşaat ve bayındırlık, Sigortacılık, Haberleşme kavramlarından oluşan ekonomik faaliyetler şeması yapınız
TÜRKİYE'DE BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ VE DAĞILIŞI
Hazırlık Çalışması:
1-Çevrede topraklar hangi amaçlar için kullanılmaktadır? Bunda neler etkili olmuştur?
Tarım, Hayvancılık, yerleşme, sanayi, ulaşım, Bu kullanılışta yer şekilleri, İklim özellikleri, sanayileşme, kentleşme süreci vb rol oynamaktadır
2-Evlerinizdeki hangi eşyaların hammaddesi topraktır?
Camlar, seramikler, porselen, toprak kaplar, fayanslar, yapımda kullanılan tuğla, kiremit, çimento vb
Etkinlik çalışması: Türkiye toprak dağılış haritası incelenerek:
1-Kahverengi orman topraklarının genellikle Karadeniz kıyılarında yaygın olmasının nedenleri nelerdir?
Bu bölgede bol yağış şartları altında ve kışları da ılık geçmesinden dolayı toprağa organik madde veren gür ormanların bulunması, yer şekillerinin de dağların uzanışından dolayı nemli havaları içeri sokmayıp yağışı buralara bıraktırmış olması etkilidir
2- Terra- rosaların Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yaygın olmasının nedenleri nelerdi?
Buralarda içinde demir oksitlerin yer aldığı kireç taşlarının erimesinden sonra kalan killi malzemelerin çok olması, Ayrıca bu bölgelerde oksitlenme için gerekli yüksek sıcaklıkların olmasıdır
3- Kahverengi ve kestane renkli bozkır toraklarının iç bölgelerde yaygın olmasının nedenleri nelerdir?
İç bölgelerde yağışların az olması ve buna bağlı olarak yetişen bozkır bitkilerinin bulunması nedeniyle yaygındır
4-Kolüvyal ve litosol toprakların iç kesimlerde yaygın olmasının sebepleri nelerdir?
Bu bölgelerde bitki örtüsünün cılız olması ve ayrıca bu bitkilerinde çeşitli şekillerde tahrip edilmesi sonucu erozyonun çok olması sonucu aşınma ve birikmenin yaygın olmasıdır Ayrıca bu bölgelerde yağışların düzensiz olması ve sağanak yağışlar sonucu oluşan sellerin çok olması
5-Alüvyal toprakların dağılışında belirleyici faktör nedir?
Akarsular
6- Türkiye’de toprakların dağılışında iklim ve bitki örtülerinin dağılışı arasında ilişkiyi açıklayınız
Toprak oluşumunda en etkili faktör iklimdir Çünkü fiziksel ve kimyasal ayrışma olayları, bitkilerin yetişmesi, toprağın yıkanması, topraktaki organik maddelerin parçalanması, topraktaki organizma faaliyetleri iklime bağlıdır Bu nedenle ülkemizde yağışın çok ve sıcaklığın yeterli olduğu kıyı bölgeleri zonal topraklara sahiptir Ayrıca bu bölgelerde bulunan gür bitkiler toprağı koyu renkli ve verimli yapmaktadır Buralarda toprak kalınlığı daha fazladır
Soğuk yağışlı şartlarda yetişen çayırlar organik madde ayrışmadığı için kara toprakları vermektedir Yağışın çok olduğu bölgelerde toprakta yıkanma çok olup toprak asit özelliği gösterir Akdeniz de sıcaklıklar demirin oksitlenmesine kızıl toprakları oluşturmaktadır
7-Yaşadığınız ilde hangi topraklar vardır?
Aleviyon, Kahverengi orman toprağı, kestane renkli bozkır toprağı, kırmızı topraklar, kolüvyal topraklar vb
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
10-14-2008, 17:33 PM
|
#6 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
Etkinlik Çalışması:
Toprak Tipi Etkili olan Faktör
Kolüvyal topraklar Arazi yapısı, Akarsular
Litosoller Arazi, biti örtüsü, akarsu aşındırması
Regosoller Volkanizma, akarsu biriktirmesi, yer şekilleri
Alüvyal topraklar Akarsuların biriktirmesi, iklim, bitki örtüsü
Terra- Rosa İklim, Ana kaya
Kahverengi orman toprakları İklim, Bitki örtüsü, Yer şekilleri
Kireçli orman toprakları İklim, Bitki örtüsü, Ana kaya
Kahverengi ve kestane rengi bozkır toprakları İklim, Bitki örtüsü
Çernezyom İklim, Bitki örtüsü, Yer şekilleri ( Yükselti
Tuzlu Topraklar İklim, arazi ve ana kaya
TÜRKİYE'DE TOPRAK KULLANIMI
Çevrenizde hangi ekonomik faaliyetler yürütülmektedir? Bunun nedenleri nelerdir? Sorusu sorularak;
Yaşadığımız çevrede, Tarım çalışmaları( sebze, endüstri bitkileri, baklagiller, tahıl, çiçek yetiştiriciliği), Ormancılık, Bağ ve bahçe bitkileri yetiştiriciliği, toprağa bağlı sanayiler( çimento, seramik, çinicilik) yapılmaktadır Çünkü yaşadığımız çevrede düz arazilerde tarla bitkileri, eğimli arazilerde zeytin, bağcılık, yüksek dağlık alanlarda ormancılık yapılması için yer şekilleri, iklim şartları uygundur
Ülkemiz arazilerinden çevremizdeki arazilerden yararlanma özellikleri dışında hangi alanlarda faydalanılmaktadır?
Ekilen araziler( tarla alanları), dikili araziler ( meyve bahçeleri ve bağlar), Nadas alanları, Çayırlık ve mera alanları ( hayvancılık), Çeşitli sanayilere hammadde elde edilmesi, yerleşim alanları, kara-demir yolları, hava alanları vb amaçlarla kullanılmaktadır
Etkinlik Çalışması: Türkiye arazi kullanım haritasından faydalanarak;
1- Yaşadığınız yeri bularak burada topraklardan hangi alanlarda faydalanıldığını bulunuz?
Endüstri bitkileri alanında, Bağ ve bahçe kültürlerinde, Tarım alanları, Ormancılık alanında faydalanılmaktadır
2-Kuzeydoğu Anadolu’da toprak daha çok hangi amaçlar için kullanılmaktadır?
Otlak çayır alanları yaygın olup buralarda büyükbaş hayvancılık faaliyetleri yaygın olarak yapılmaktadır Buranın yükseltisi fazla iklim tarıma çok uygun değil, yaz yağışları uzun boylu çayırları oluşturmuştur Arazide dağlık ve engebeli olması buralarda hayvancılığı geliştirmiştir
Ayrıca buralarda çöküntü ovalarında tarım faaliyetler, yüksek alanlarda ormancılık faaliyetleri yapılmaktadır
3-İç kesimlerde toprak en çok hangi amaçlar için kullanılmaktadır?
İç kesimlerde arazi daha çok tarım ( tarla)alanlarından oluşmuştur Ayrıca otlak ve çayır alanları mevcuttur Az olarak ta bağ ve bahçe alanları vardır Çünkü bu bölgelerde arazi düz tarıma uygundur Ancak iklimin karasal olması bağ ve bahçe alanlarını kısıtlamış, bölgelerde var olan bozkırlar ise mera alanlarını oluşturarak özellikle küçükbaş hayvancılığın gelişmesine imkân vermiştir
4- Topraklardan faydalanma açısından kıyı ile iç kesimler arasında ne gibi farklılıklar vardır?
Ülkemizde kıyı kesimlerde arazinin çoğu endüstri bitkileri, orman, bahçe ve bağ bitkileri gibi alanlarda kullanılmaktadır Bu bitkiler hem daha fazla yağış isteyen, hem de birçoğu kış soğuğuna dayanamayan bitkilerdir
İç kesimlerde ise daha çok tarla bitkileri çayır ve mera alanları ağırlıktadır Buralarda su isteği az olan kuraklığa dayanıklı ( tahıllar, baklagiller) ve bozkırlar ise mera alanlarını oluşturarak özellikle küçükbaş hayvancılığın gelişmesine imkân vermiştir Buralarda endüstri bitkileri yetiştiriciliği ve ormanlar azdır Bağ ve bahçe bitkileri de az yer tutar
5- Tarım alanları nerelere daha çok yoğunlaşmıştır?
Ülkemizde eğimin az yer tuttuğu kıyı bölgeleri dışında İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu Ve Orta ve Batı Karadeniz kıyılarında daha çok yoğunlaşmıştır İç bölgelerde iklimin karasal olması, Yağış azlığı, Sanayi ürünlerini işleyen tesislerin azlığı, kışların sert ve uzun geçmesi bazı bitkilerin buralarda yetişmesine engel olmuştur
Ders Dışı Etkinlik:
1-Ülkemizde ormanların kıyı bölgelerde yoğunlaşmasının nedenlerini söyleyiniz
Ormanlarımızın % 71 ‘i kıyı bölgelerde kalan % 29’u iç bölgelerde yer alır Ormanlar kıyılarda kuşaklar halinde, iç kesimlerde parçalar halindedir Ormanların % 25 ‘i Karadeniz’de , % 24 Akdeniz’de, %17 Ege, % 13 Marmara, %11 Doğu Anadolu, %7 İç Anadolu ve % 3’ lük kısmı Güneydoğu Anadolu’dadır
Ormanların dağılışını etkileyen en önemli faktör iklim şartları olup, özelliklede yağış miktarı olup, kıyı bölgelerde yağış fazla olup bundan dolayı orman varlığı fazladır Ayrıca kıyılarımızda uzanan orojenik dağlar buralarda Orografik yağışları oluşturup orman varlığını artırmıştır
2-Ormanlardan elde edilen asil ve yan ürünler nelerdir?
3- Ülkemizde orman ürünleri sanayinin geliştiği yerler nerelerdir?
Ülkemizdeki kâğıt sanayi gelişmiştir Kitap, gazete, karton, mukavva vb başta olmak üzere para ve pul kâğıtları, ambalaj kâğıdı üretilir İlk kâğıt fabrikamız 1934de İzmit’te açıldı Türkiye Selüloz ve Kâğıt fabrikaları Kurumu SEKA’ya bağlı pek çok kâğıt fabrikası var SEKA’ya bağlı Zonguldak Çaycuma, Giresun Aksu, Kastamonu Taşköprü, Muğla Dalaman, Afyon Çay, İçel Taşucu, Bartın ve Balıkesir’deki fabrikalarda kâğıt üretiliyor Taşköprü’ deki fabrikada sigara kâğıdı üretiliyor Özel sektörün Bilecik ve Bozüyük’ teki fabrikalarında (Toprak, Mopak, Meteksan) kitap, dergi, fotokopi, bilgisayar kâğıdı, kese kâğıdı, mukavva vb üretiliyor
Orman ürünleri tesisleri genellikle hammaddenin yani ormanın bol olduğu yerlerde yoğundur Devlete ait kereste fabrikaları Batı Karadeniz’de çoktur İlk kereste fabrikası yine bu bölümde 1917de kurulan Cide fabrikasıdır Bartın, Düzce, Bolu, Kastamonu, Rize, Ardeşen, Borçka, Ordu’da Orman Genel Müdürlüğüne bağlı yüksek kapasiteli kereste fabrikaları var
Kentleşme ve nüfus artışı ile birlikte mobilya talebindeki artış, mobilyacılığı da geliştirmiştir Bugün mobilya denilince İnegöl ve Ankara akla gelmektedir İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa çevresi mobilyacılık konusunda ön plana çıkmaktadır
DOĞAL UNSURLARIN GÖSTERGESİ BİTKİLER-TÜRKİYE'NİN BİTKİ ÖRTÜSÜ ZENGİNLİĞİ
Hazırlık Çalışması:1- Çevremizde bulunan bitki türleri adları nelerdir?
Marmara kıyılarında 250–300 m yükseltiye kadar maki görülür Karadeniz kıyıları ile Uludağ’da ormanlar yer alır Yıldız Dağları Bölümü ise ormanların en geniş alan kapladığı yerdir Orman bakımından 4 sırada yer alan bölgede iç kesimlere doğru gidildikçe antropojen bozkırlar görülür
Mersin, defne, kocayemiş, zeytin, süpürge çalısı, tesbih, sandal, zakkum, Delice Zeytin, Zeytin, kızılçam, sarıçam, karaçam, kayın, kestane, meşe, ıhlamur, kavak, ladin, köknar, böğürtlen, çınar, gürgen, incir, mazı, nergis, nilüfer, servi, Uludağ göknarı, dağ çayırları,
2- Bu bitkiler hangi özellikleri ile birbirinden ayrılır?
1- Büyüklükleri yönünden, kimi ağaç, kimi çalı, ot gibi
2- Yaprak özellikleri yönünden geniş ve iğne yapraklı olanlar gibi,
3- Yağış ve sıcaklık istekleri yönünden farklıdır
4-Bitkilerin bazıları çok yıllık ve uzun ömürlü, bazıları ise tek yıllıktır
5-Bazıları yıl boyu yeşil kalır, bazıları yaprak dökerler
6-Bitkilerin bazıları ağaçsı gövdeye, bazıları ise otsu gövdeye sahiptir
3- İklim ile bitki örtüsü arasındaki ilişki:
Her bitkinin kendine has bir iklim özelliği vardır Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür Kutup iklimi haricinde diğer bütün iklimlerin kendine has karakteristik bitki örtüsü vardır
Farklı bölgedeki iklimin benzerliği tabii bitki örtüsünün benzerliğini kanıtlar
Yer şekillerinin kısa mesafeler dâhilinde değişmesi bitki örtülerinin kısa mesafeler dâhilinde değişmesini sağlar Bitki örtüleri yeryüzüne dağılışlarında aralıksız kuşaklar oluşturmazlar Ancak, genel olarak Ekvator'dan kutuplara doğru, geniş yapraklı ormanlar, karışık ormanlar ve iğne yapraklı ormanlar, şeklinde kuşaklar meydana gelmiştir
Yeryüzünde bitkilerin aralıksız kuşaklar oluşturabilmesi için karaların aynı yükseklikte ve engebesiz olması gerekir
Kuzey güney yönünde mesafe arttıkça ve enlem farkı arttıkça oluştukça bitki örtüsü de çeşitlenir
Bitki örtüsü iklimin bir nedeni değil iklimin bir sonucudur Örneğin; Maki bitki örtüsü Akdeniz ikliminin bir göstergesidir Maki bitki örtüsü Akdeniz ikliminin oluşmasına sebep değil bu iklimin sonucudur Maki bitki örtüsüne bakılarak Akdeniz iklimi hakkında tahminlerde bulunulabilir
DERS DIŞI ETKİNLİK:
Ülke Yüzölçümü Bitki tür Endemik b
Türkiye 814 000 12 000 3778
İran 1 648 000 8000 1880
İtalya 301 000 5600 712
İspanya 504 000 5000 500
Yunanistan 131 000 5000 745
Fransa 551 000 4650 135
Türkiye sahip olduğu olağanüstü zengin biyolojik çeşitlilik ile ılıman iklim kuşağının en önemli ülkeleri arasında yer alır Türkiye'de 500'den fazla habitat çeşidinde 12 000'den fazla çiçekli bitki ve eğrelti; 426 'dan fazla kuş; 500'den fazla balık tahminen 192 iç su balık türü, 83 sürüngen türü ,120 memeli hayvan türü, bulunmaktadır 160 000'den fazla omurgasız hayvan türü kayıtlıdır Örneğin Türkiye'deki böcek türlerinin şimdiye kadar yalnız %10'nun tespit edilebildiği tahmin edilmektedir Bu bakımdan Türkiye, Dünyadaki sekiz büyük gen merkezinden biri olarak bilinir Bu sayılara omurgasızlar dâhil edilmemiştir
Türkiye'de bulunan nadir ve endemik (dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak bulunmayan) bitki ve hayvan türleri de sahip olduğumuz biyolojik çeşitliliğin önemine önem katar Örneğin Türkiye'de yetişen bitkilerin yaklaşık %35'i endemiktir
Türkiye'de başta hayvan varlığı türleri olmak üzere sürdürülecek araştırmalar, zengin tür ve habitat çeşitliliğimizin daha iyi tanınmasına yardım edecektir
Benzersiz coğrafi konumuyla Anadolu, milyonlarca yıllık jeolojik zamanlar boyunca Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında çok önemli bir köprü olmuştur Türkiye’nin zengin biyolojik çeşitliliğine içerdiği bitki ve hayvan türleri ve habitat çeşitliliği birer göstergedir:
Türkiye'de Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz bitki coğrafyası bölgeleri buluşuyor Bu, bitki zenginliğimizin en önemli nedenlerinden biridir
Sinop'tan güneye doğru yürümeye koyulan biri, yol boyunca ilk önce Fransa'dan Sibirya'ya kadar uzanan bir coğrafyanın doğal özelliklerini görecektir
Orta Karadeniz’deki dağları aşıp Orta Anadolu düzlüğüne yaklaştıkça üstünde yürüdüğü topraklar İran'ın ve Çin'in manzarasında bir parçaya dönüşecektir
Orta Anadolu düzlüğünü geçip, Toros Dağları'nın kuzey yamaçlarını aştıktan sonra ise İspanya'dan Filistin'e uzanan Akdeniz bitki coğrafyasının topraklarına ayak basmış olacaktır Başka bir deyişle kahramanımızın rotası, Kuzey Afrika'dan Sibirya'ya ve Çin'e kadar uzanan bir bölgenin biyolojik çeşitliliğinden parçalar taşımaktadır Gerçekten de yeryüzündeki çok az coğrafyada böylesine farklı bir deneyimi yaşamak mümkündür
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
10-14-2008, 17:33 PM
|
#7 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
Etkinlik Çalışması:
Fıstık Çamı: Tipik bir akdeniz ağacı olan fıstıkçamı ülkemizde batı ve güney Anadolu’da ormanlar oluşturur 15–20 m boyundadır Gençlik döneminde yuvarlak tepesi, yaşlılık dönemimde ise şemsiye şekilli tepesi ile diğer çam türlerinden ayrılır Tohumları iri olup çam fıstığı olarak bilinir Batı Anadolu köylülerinin önemli bir gelir kaynağıdır
Ihlamur: Büyümesi çabuktur Filizlenme gücü yüksektir Işık ağacıdır Sıcaklık isteği nispeten fazladır Derin, serin yumuşak, besin ve madence zengin, ılımlı humuslu toprakları sever Kireçli topraklarda da yetişmektedir Tuzlu topraklardan kaçınır Donlara ve kuraklığa karşı duyarlıdır Güçlü kazık kök yapar, sığ ve fakir topraklarda kuvvetli yan kökler geliştirir, kuvvetli kök sürgünü verir Boyları 20–30 m ye kadar ulaşabilen geniş yapraklı ve yaprak döken bir ağaçtır Büyüklüğü 5–10 cm arasında değişen yaprakları genellikle yürek şeklinde ve çarpık, kenarları dişli ve uzun saplıdır Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir Çok geç açan bu çiçekler (Haziran-Temmuz) kurutularak çay gibi içilir
Güzel kokulu çiçeklerinden dolayı ve bir gölge ağacı olarak yetiştirilir Avrupa’da eskiden köy mahkemeleri genelde bu ağaçların gölgelerinde kurulurdu Bu yüzden ıhlamur, mahkeme ağacı ya da mahkeme ıhlamuru olarak ta bilinir Germen ve Slav halklarında ıhlamur kutsal bir ağaçtır Doğramacılıkta kıymetli olan beyaz ve hafif bir odun verir Ihlamur kabuğundaki lifler ip ve kaba dokumalarda kullanılır Çiçek durumları tıbbi olarak kullanılır
Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici ve balgam söktürücü olarak çay halinde kullanılır Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır
Türkiye'de doğal olarak 3 tür bulunur Ülkemizde başta kıyı ve batı bölgeleri olmak üzere iç bölgelerimizde de yetiştirilmektedir Büyük yapraklı ıhlamur, Kafkas ıhlamuru , Gümüşi ıhlamur
Kestane, Kestane yıllık yağış toplamı 600–1200 mm olan yerlerde susuz yetişebilir Bu nedenle yağış kestane yetiştirticiliği için önemlidir Çiçeklenme döneminde yağan yağışlar meyve tutumunu olumsuz etkiler Kestane kış düşük sıcaklıklarda –30 dereceye kadar dayanabilmektedir Ancak ilkbaharın geç ve sonbaharın ilk donlarına karşı hassastır
Kayıngiller familyasından Castanea cinsini oluşturan ağaçların ve bu ağaçların yenilebilen tohumlarına verilen ad
Kerestesi, dayanıklılık ve dekoratif özellikleri bakımından meşe ağacının odununa benzemekle birlikte, kuruma esnasında çatlaması ve eğrilmesi nedeniyle, bu ağaçtan büyük boyutlu kereste elde edilememektedir Ancak dayanıklılığı nedeniyle bazı ahşap bahçe işlerinde bu ağaçtan faydalanılmaktadır İtalya'da fıçı yapımında kullanılmaktadır
Kuzey Anadolu ve Marmara Bölgesi'nde yayılış gösterir Türkiye'de doğal olarak yetişen tek kestane türü olan "Anadolu kestanesi" 30 m boya erişebilen, geniş tepeli bir ağaçtır Ülkemizde 25 278 hektar koru, 3 614 hektar baltalık kestane ormanı bulunmaktadır Gençken düzgün olan gövde kabukları yaşlandıkça çatlaklı bir görünüm alır Mızraksı yapraklarının kenarları kaba dişlidir Çiçekleri önemli bir bal kaynağı olan kestanenin meyvesi de ekonomik değere sahiptir
Tohumları Güney Avrupa ile Güneybatı ve Doğu Asya'da yaygın olarak tüketilmektedir Orta çağlarda Güney Avrupa'da yeterli buğday ununa sahip olamayan orman toplulukları temel karbonhidrat kaynağı olarak tamamen kestaneye bağlı kalmaktaydılar
Tohumlar, ateşte közlenmiş, haşlanış veya suda kaynatılmış olarak tüketilir İlkine çoğunlukla 'kestane kebap' denilmektedir, bu yöntem, kestane tohumları üst kısımları hafifçe çizildikten sonra, 200–220 °C ısıda 10–15 dakika süreyle fırına verilerek hazırlanır Kestane aynı zamanda bazı çörek, kek ve pasta çeşitlerinde de kullanılmaktadır Ayrıca özellikle Bursa ilimizde Kestane Şekeri adıyla bilinen bir tatlı çeşidi de çok sevilmektedir ve oldukça büyük miktarlarda üretilmektedir
Kayın: Kışın yaprağını döken orman ağaçlarıdır Çok sayıda pullarla örtülmüş bulunan iğ biçimindeki sivri uçlu ve büyük tomurcuklar sürgünlere yatık değil, onlarla açı yapacak şekilde dizilmiştir Yaprak ayası dişli veya düzdür; nispeten kısa bir sapı, zamanla dökülen şerit halinde kulakçıkları vardır Açık gri veya koyu gri renkli kabukları ağaçların hayatı boyunca çatlamadan düz ve pürüzsüz kalır Meyvelerin tohumu yağlıdır
Odun yapısı iri odun soluk pembe-beyaz, öz odunu ise kırmızılımtrak açık kahverengidir Odunları sert ve ağırdır, kolay işlenir, kolay yarılabilir, şok mukavemeti genellikle yüksektir
Kullanımı :Mobilya, kontrplak, araba, parke, ayakkabı kalıbı, ambalaj sandığı, oyuncak, sandal ve fırın kürekleri, alet sapları, iş ve marangoz tezgâhları, maden direği, yakacak odun gibi
Ülkemizde dağılışı: Daha çok kuzey bölgelerimizde doğal yayılış göstermekle birlikte kayın ağacı güneydeki Amanoslar'da da yayılış gösterir Saf ya da göknar, ladin, çam ve meşelerle karışık geniş ormanlar kurar Ülkemizde 713 842 Ha koru ve 1 555 Ha baltalık kayın ormanı bulunmaktadır 40 m boya ulaşabilen kayınların düzgün ve silindirik gövdeleri vardır 6–9 cm uzunluktaki dalgalı kenarlı elips şeklindeki yapraklarının sonbahardaki kırmızı rengi çok etkileyicidir Yağlı meyveleri doğada yaban hayvanları için önemli bir besin kaynağıdır
Türkiye'de doğal olarak yetişen türleri; Doğu Kayını (Fagus orientalis), Avrupa Kayını (Fagus silvatica)
Ladin: Kuzey yarıkürenin ılıman ve soğuk bölgelerinde yayılış gösteren ağaç türlerine verilen ad Uzaktan bakıldığında köknara benzese de piramide benzer tepesi ve sarkık dalları ile ondan ayırt edilebilir Boyu 40–50 m' ye kadar ulaşabilir İğne yaprakları kısa, sivri uçlu ve kesitli dört köşedir Olgunlaşmış kozalağının pulları dağılmaz
Bulutlu nemli, sisli ve soğuk havaları seven bir ağaçtır Ülkemizde saf ladin ormanları ya da diğer orman ağaçları ile karışık halde bulunan ormanlar oluşturur Ülkemizde genelde kuzey Anadolu ‘da özellikle Ordu’nun doğusundan itibaren Artvin çevresine doğru uzanır Karadeniz dağlarında 2300 metrelere kadar çıkan ladinler Özellikle Ardanuç ve Gümüşhane yakınlarında boyları 60 metreye varan ladinler bulunur Yumuşak keresteli ağaçlardandır
Sarıçam, Kuzey Anadolu'nun yüksek dağlık kesimlerinde saf ya da karışık ormanlar kurmakla birlikte, küçük adacıklar halinde iç ve güney bölgelerimize kadar ulaşır Ülkemizde bulunan sarıçam ormanlarının kapladığı alan 757 426 hektardır
Adını, levhalar halinde ayrılan gövde kabuğunun tilki sarısı renginden alır Narin gövdeli, sivri tepeli ve ince dallı bir ağaçtır Yetişkin ağaçların boyu 40 metreyi aşar İnce yapraklarının kısalığı ve mavimsi yeşil rengi ilk bakışta diğer çam türlerinden ayırt edilecek özellikleridir İğne yaprakları ikili, mavi-yeşil, kıvrık, sık dizilmiş, genellikle 4–5 cm uzunlukta, uçları sivri, genellikle 2–3 yıl, nadir olarak da 4–5 yıl ömrü vardır Kozalakları mat gri-kahverengi, konik, kısa veya uzun saplı uçları aşağıya doğru yönelmiş, tek veya 2-3'ü bir arada, 3–7 cm uzunluk ve 2–4 cm genişliktedir Tohumları gri veya siyahımsı yumurta biçimindedir
Ekolojik özellikleri: Uygun yerlerde hızlı gelişir Soğuk iklim ve rüzgârına karşı dayanıklı, bol güneş ister Kumlu ve killi topraklarda gelişebilir Nispi nemi çok düşük olan iklimlerde ve kuru topraklarda gelişemez Kazık kökleri sayesinde fırtınalara dayanıklıdır
Kızılağaç: Trakya, Marmara çevresi, Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz'de saf ve karışık olarak yayılış gösteren kızılağaç, boyu 20 m yi aşabilen, esmer kabuklu, seyrek dallı bir ağaçtır Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür Ülkemizde 66 357 hektar koru, 297 hektar baltalık kızılağaç ormanı bulunmaktadır Uzunluğu 4–9 cm genişliği 3–7 cm arasında değişen ters yumurta biçimli ve testere dişli yaprakları vardır Köklerinde bulunan, havanın serbest azotunu bağlayan yumrular nedeniyle toprakları azotça zenginleştirir
Türkiye'de geniş bir dağılım gösteren adi kızılağacın başlıca alt türleri; Doğu kızılağacı, Sakallı kızılağaçtır
Meşe: Ülkemizin hemen her bölgesinde türlerine bağlı olarak yayılış gösterir 25m boya ve 2m çapa erişebilen geniş tepeli ağaçlardan, 3–5 m boya sahip çalılara kadar değişen türleri vardır Kökler derinlere kadar gider Yaprakları da formları gibi değişkenlik gösterebilir, loplu, dişli ya da düz kenarlıdır Ülkemizde 747 856 hektar koru ve 4 984 149 hektar baltalık meşe ormanı bulunmaktadır
"Palamut" adı verilen silindirik meyveleri bir kadeh içinde yer alır Odunlarının anatomik özelliklerine göre kırmızı meşeler, ak meşeler ve her dem yeşil meşeler olmak üzere üçe ayrılan meşelerin 18 türü bulunmaktadır Bunlardan önemli olanları; Saplı meşe, Sapsız meşe, Saçlı meşesi, Kasnak meşesi, Pırnal meşesidir
Ardıç: Üremesi, bir başka türe bağlı bir ağaç türü Ardıç ağacı tohumlarını yere döker ancak bu tohumlar bir ardıç kuşu (Karatavuk) tarafından yenmedikçe hiçbir işe yaramaz Ardıç kuşunun sindirim sisteminde ardıç ağacının tohumlarının kabukları açılır Ardıç kuşu dışkısı ile birlikte toprağa karışan tohumlar tutar
Sürüngen çalılardan büyük ağaçlara kadar çok çeşitli türleri olan ardıç, hemen hemen bütün bölgelerimiz yüksek dağlık kesimlerinde doğal yayılış gösterir Bazıları servi gibi pul yapraklara, bazıları da batıcı iğne yapraklara sahiptir
Ülkemizde 1 100 492 hektar saf ardıç ormanı bulunmakta ve önemli doğal türleri; Katran ardıcı, Adi ardıç, Finike ardıcı, Kokulu ardıç, Alp ardıcı, Sabin ardıcı, Boylu ardıçtır
Göknar: Soğuk ortamları tercih eden yaprak dökmeyen ağaç cinsidir Doğada 25 metreye kadar büyüyebilen piramidimsi ağaçlardır Az ışığa ihtiyaçları vardır Soğuk iklimleri sevdikleri için fazla sıcak ortamları sevmezler ama ısıya karşı toleransları vardır
Bunlar genel olarak ladin ağaçlarına göre soğuğa daha dayanıklı olup genelde Karadeniz Bölgesinde ladinlerle sarıçamlar arasında bulunurlar Bazen de bunlarla karışık ormanlar oluştururlar Bu ağaçlar soğuğa dayanıklı ve genelde dağların kuzey yamaçlarında nemli ve gölgeli ortamları seven ağaçlardır Artvin –Pazar çevresinde saf orman oluştururlar Yumuşak keresteli ağaçlardandır
Kızılçam çamgiller familyasından Akdeniz'e özgü 5–20 m boylarında hızlı büyüyen kalın dallı bir çam türü Genç sürgünleri kalın ve kızıl renktedir Kabuk genç bireylerde düzgün boz renkte iken yaşlılarda derince yarılır, esmer kırmızımsı renkte ve kalın kabuk durumunda görülür İğne yapraklar 10–16 cm uzunluğunda kalın sert ve koyu yeşil renktedir Kozalak 6–11 cm boyunda, parlak açık kahverengi olup topaç biçimindedir Çok kısa saplı kozalak sürgünlere dik oturur ya da yan durumlu olarak çoğunlukla 2–6 adedi bir arada çevrel olarak bulunur
Dünyadaki en geniş yayılışı Türkiye'dedir Esas olarak Akdeniz ve Ege Bölgelerinde geniş ormanlar kurmakla birlikte, Batı ve Orta Karadeniz Bölgesi'nde de mahallî yayılış gösterir Ülkemizde 3 729 866 hektar saf Kızılçam ormanı bulunmaktadır Deniz seviyesinden 1000–2000 m yüksekliğe kadar ulaşan Kızılçam, ışığı seven hızlı büyüyen bir çam türüdür 20 m'ye kadar boylanabilir Kalın ve genellikle koyu kızıl renkteki genç sürgünlerinden dolayı bu adı alır
Karaçam: Karaçam çamgiller familyasından bir çam türü Gövdesinin ve dallarının kalınlığı, gri ve derin çatlaklı kabuğu, iğne yaprakları; 4–8 cm uzunluğunda koyu yeşil ve serttir Bol reçineli tomurcuklar büyük, silindirik ve uçları sivridir Bu özellikleri ile diğer çam türlerinden ayrılır 30–35 m ye kadar boylanabilir
Yazın serin ve güneşli geçen, kışın ise karlı ortamları çok sever Kızılçam kadar kuraklığa dayanıklı olmadığı için ülkemizde yazın kurak geçen ve kışları soğuk ve kar yağışlı alanlar olan yüksek kesimlerde daha iyi yetişmektedir Bütün kıyı bölgelerimizin dağlık kesimlerinde saf ya da karışık ormanlar kurar, hatta stepe kadar sokulur Ülkemizde 2 527 685 hektar saf karaçam ormanı bulunmaktadır Batı Anadolu’da Uşak, Kütahya, Manisa demirci çevresi, Biga yarımadasında Kaz dağlarında, Akdeniz de Toros dağlarının yüksek kesimlerinde, Ege Bölgesinde aydın ve Bozdağlarda, Marmara’da Uludağ çevresinde, İç ve doğu Anadolu’da yüksek kesimlerde, Karadenizde ise batı karadenizde ( Ordunun batısında) yer yer de dağların güneye bakan yamaçlarında görülür
Kerestesi çok değerli olup mobilya ve doğrama yapımında ( kapı, pencere) çok kullanılır
Ders dışı etkinlik: Türkiye iklim ve bitki örtüsü haritası incelenerek; aşağıdaki soruları cevaplandırınız
1- Türkiye’de hangi tür bitki toplulukları görülür?
Orman, Maki, Bozkır, dağ çayırları( Alpin çayır)Ayrıca ülkemizde dünya flora bölgelerinden üç tanesi yer alır Türkiye'de Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz bitki coğrafyası bölgeleri buluşuyor Bu, bitki zenginliğimizin en önemli nedenlerinden biri
2-Ülkemizde ormanlar daha çok nerelerde yer alır?
Ormanlarımızın genel olarak ülkemizin kıyı bölgelerinde yer aldığı görülür Ayrıca ormanlarımızın dağlık alanlarda özelliklede kıyı dağlarının denize bakan yamaçlarında yoğunlaştığı denizden uzak iç bölgelerde azaldığı ve parçalar halinde olduğu görülür
3-Ormanların dağılışında belirleyici iklim faktörleri nelerdir?
Özellikle sıcaklık, yağış, ayrıca da güneşlenme süresi, rüzgârlar, nemlilik gibi iklim faktörleri etkiler
Yağış: Bitki örtüsü dağılışını etkileyen en önemli faktörlerden olup, bitki dağılışı yağış dağılışına paralellik sunar Yağışın çok olduğu yerlerde gür ormanlar, azalınca orman seyrelir, daha azalınca yerini bozkır alır Yağışla orman azalır veya çoğalır
Sıcaklık: Bitkilerin yetişebilmesi için ve hayati faaliyetlerinin sürmesi için sıcaklık gerekli olup, belli derecelerde olması gerekir Sıcaklığın çok düşük olduğu veya yetersiz olduğu yerlerde veya da çok aşırı olduğu yerlerde bitkiler yetişemez Her bitkinin de sıcaklık isteği ve soğuğa karşı dayanıklılığı farklıdır Bu özellik bitkilerin sıcaklık kuşaklarına göre dağılımına neden olur
Not: Ormanın alt sınırını yağış, üst sınırını sıcaklık belirler
4- Yağışın az olduğu iç bölgelerde hangi bitkilere rastlanmaktadır?
Bu bölgelerde bozkır bitkileri görülür Ayrıca bu alanlarda yüksek dağlık alanlarda kuraklığa dayanıklı ağaçlardan oluşan ormanlar ve akarsu boylarında kavak ve söğüt ağaçlarına rastlanır
5-İç kesimlerde makilere niçin rastlanmaz?
Makiler yıl boyu yeşil kalan ve yaprak dökmeyen bitkilerdir İç bölgelerde karasallık etkisiyle kışları sert ve soğuk geçmesi ve kar yağışı ve don olaylarının görülmesi nedeniyle
TÜRKİYE'NİN BİTKİ ÖRTÜSÜ ZENGİNLİĞİ- ÜLKEMİZDEKİ DOĞAL BİTKİ ÖRTÜLERİ
Etkinlik Çalışması:
1- Çevrenizde hangi tür ağaçlar bulunmaktadır?
İğne yapraklılar: Kızılçam, Fıstıkçamı, Karaçam, göknar, Sarıçam, Ardıç, Uludağ göknarı, Servi
Geniş yapraklılar: Meşe, Söğüt, Çınar, Dut, Kayın, Akçaağaç, Kestane, Ihlamur, Gürgen, Kavak, Kızılcık, Karağaç, Uludağ göknarı, Servi,
2- Bu ağaçların ilişkilerini açıklayın
Bunlardan bir kısmı Akdeniz iklimi ne ait ağaçlar olup sıcaklığı güneşi seven ve yaz kuraklığına dayanıklı ağaçlardır Bir kısmı ise nem ve yağışı seven gölgeli ortamları seven bitkilerdir Genelde sıcaklığın yeterli yağışın az olduğu alanlarda meşeler, kayın, gürgen, kestane, ıhlamur kızılcık, vb ağaçlar yer alırken, yüksek kesimlerde soğuğa dayanıklı ve yağışı seven bitkiler olan iğne yapraklı ağaçlar, Sarıçam, göknar, Karaçam gibi bitkiler yetişmektedir
Etkinlik Çalışması:
Ülkemizde yetişen 12000 çeşit bitkiden yarısı Karadenizde yetişmektedir Neden?
Nem ve yağış fazla olması ve yağış rejiminin düzenli olmasından dolayı çeşitlilik fazla ve bitki örtüsü gürdür Bu bölgede yer şekilleri çeşitlilik gösterir Yükseklik, bakı özellikleri ile hem dikey yönde hem de yatay yönde yerel iklim özelliğine sahip alanlar oluşur Bu bölgeye ayrıca soğuk iklim döneminde gelen Sibirya kökenli, sıcak iklim döneminde ise Akdeniz kökenli bitkiler yerleşmiştir Bunların hepsi bitki çeşitliliğini artıran nedenlerdir
Etkinlik Çalışması:
Makilerin farklı bölgelerde farklı yüksekliklerde bulunması ile ilgili olarak;
1- Makiler niçin farklı bölgelerde farklı yüksekliklere kadar çıkabilmektedir?
Sıcaklık değerlerinin enleme bağlı olarak ülkemiz kıyılarında kuzeye doğru azalması ile ilgilidir
2- Makilerin Akdeniz ikliminin özelliğine uyduğunu gösteren özellikleri nelerdir?
Maki bitkileri Akdeniz ikliminin kurak koşullarına yani ortamdaki yetersiz sudan olabildiğince yararlanmaya uyarlanmış derinlere kadar inen kökleri, ufak, sert ve kalın( meşin) yaprakları, yaprak uçları sivri ve dikenli ağaçlık ve çalılardır Bu ufak yaprakların yüzeyi genellikle su kaybını önlemek için mumsu ya da reçineli bir katmanla kaplanmıştır ve yaprakların güneşe dönük yüzleri parlaktır Yapraklarda terlemeyi azaltacak şekilde stomaları küçük ve sayıları azdır
Özüyle makiler yaz kuraklığını suyu iktisatlı kullanarak atlatırlar
Etkinlik Çalışması:
Dağ çayırları ile bozkırların yetişme şartlarını karşılaştırınız
Bozkırlar genel olarak ülkemizde denizden uzak etrafı dağlarla çevrilmiş ve genelde de çevresinden alçakta kalan yağışların genelde az, ayrıca yazları kurak ve sıcak alanlarda yetişen bitkilerdir
Dağ çayırları ise genel olarak ülkemizde 2000 metreden yüksek dağların üstünde veya platolarda yetişmektedir Bir başka özellikte dağ çayırları yetişen alanlarda yaz kuraklığı etkili olmadığı gibi yazlar serin ve nispeten yağışlı geçmektedir Kışlar çok soğuk tur Bozkır alanlarda ağaç yetişmeme nedeni yağış azlığı iken, çayır alanlarında sıcaklık yetersizliğidir
1- Giresun – Mersin kesitinde etkili olan faktörleri açıklayınız
İklim şartları( yağış, sıcaklık, güneşlenme süresi vb ), yeryüzü şekilleri( bakı, yükselti), denize yakınlık uzaklık durumu, toprak yapısı,
2- Ayancık – Antalya hattında bitkileri yerleştiriniz
3-Türkiye hartasındaki illerin bitkilerini söyleyiniz
Bartın- Karışık orman, Erzurum- dağ çayırı
Bolu- orman, Ağrı- Çayır
İzmir- maki, orman, Aksaray- Bozkır
Antalya- maki, orman Edirne- Bozkır
TÜRKİYE'NİN SU VARLIĞI
Ders dışı Etkinlik:
1- Tuz gölüne dökülen Çarşamba yazın niçin tamamen kurumaktadır?
Akarsu güçlü kaynaklarla beslenmediği için fazla suyu yoktur Genelde yağmur ve kar sularıyla beslenmektedir Yazın yağışlar kesilmekte ve kurak havalar hüküm sürmekte ayrıca, yazın aşırı sıcak ve buharlaşma ile suyunu kaybetmektedir ( Yağış ve sıcaklık rejimi)
2-Bazı akarsuların akış hızının fazla olmasının nedenlerini nelerdir?
Ülkemizin bazı bölgelerinin çok yüksek dağlık engebeli ve eğimli yapıda olması ve Akarsularımızın genelde dar derin vadiler içinde akmaları akarsuların akış hızını artırmıştır ( Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz Bölgeleri gibi )ne Ortalama yükseltisinin fazla olması, akarsularımızın hızlı akmaları, Dağların geniş yer kaplaması, içinde akması)
3-Hangi bölgelerdeki akarsuların hidroelektrik potansiyeli fazladır?
Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz Bölgelerindeki akarsuların
4-Akarsu ağı ile yer şekilleri arasında nasıl bir ilişki vardır?
a-) Kıyıya paralel uzanan dağlar:
— İç kesimlerden kaynak alan akarsuların dışarı çıkmasını engellemişlerdir ( Kapalı havzaları oluşturmuşlardır )
— Kıyı dağlarından doğan akarsuların kısa boylu olmalarını sağlamışlardır
b-) Doğu- batı uzanışlı dağlar: Akarsulara yön vermişlerdir Buna uygun akış yönü oluşmuştur
c-) Denize dik uzanan dağlar: Akarsu akışlarını etkilememiş, yön vermişlerdir
d-) Yükseklik ve engebe: Akış hızlarını, beslenmelerini, aşındırma ve biriktirme faaliyetlerini etkilemişlerdir
5-Burdur gölünün suları acı iken Beyşehir gölünün suları tatlıdır Neden?
Beyşehir Göllünün gideğeni vardır Fazla sularını denize ulaştırdıkları için suları tatlıdır Tuz, Van, Burdur gölünün dışarıyla bağlantısı olmadığı için suları tatlı değildir ( acıdır)
6-Tuz gölünde belli mevsimlerde meydana gelen seviye düşmelerinin nedenleri nelerdir?
Gölü besleyen akarsuların genelde kuruyup göle su getirmemesi sonucu beslenmemektedir Ayrıca bu mevsim sıcaklık ve buharlaşma fazladır Buda göldeki su kaybına yol açmaktadır Gölün derinliğinin az olması da seviye değişmelerinin çok olması da başka bir nedendir
7-Ülkemiz akarsularında niçin taşımacılık yapılamaz?
Ülkemiz akarsularının yatakları çok eğimlidir, denge profiline ulaşamamışlardır Akarsularımız genel olarak rejim yönünden düzensizdirler
8-Antalya’da deniz turizmi gelişmişken Rize’de gelişmemiştir Neden?
Antalya’da a- Akdeniz iklimi etkisinde olup yazları sıcak ve kurak geçer, bulunduğu enleminde etkisiyle denize girme süresi 7–8 ayı bulması b- Deniz kıyıları uzun, denizleri temiz, altın gibi kumsalları vardır c- Deniz suyu sıcaklığı 7–8 ay 20 °C ‘nin üzerindedir
Rize’de a-dağlar kıyıya paralel olup boyuna kıyıları oluşturmuştur, bu kıyılar plaj yönünden fakirdir b-Her mevsim yağışlı iklim özelliği ile kapalı – bulutlu havaları ile denize girme süresi en kısa bölgemizdir
9- Karadeniz tuzluluk % 1,8 iken Akdeniz de neden % 3,9 dur?
Karadeniz enlem olarak daha kuzeydedir Bu nedenle enlem etkisiyle daha az sıcak ve buharlaşma daha azdır Ayrıca çok sayıda tatlı nehirle beslenir İklim olarak bol yağışlı bulutlu ve kapılı bir özellikte olmasının da etkisi vardır
Akdeniz daha güneyde ve daha sıcak ve buharlaşma azdır Bu nedenle daha tuzludur
10-Bazı göllerimizden sulama amaçlı faydalanılamamasının nedenleri nelerdir?
Göllerimizden kapalı havza durumunda olan ve suları tuzlu veya sodalı olan göllerden faydalanılmamaktadır
11- Van gölü ve Tuz gölünü kullanım açısından karşılaştırınız
Van Gölü: Suları sodalıdır ve bu gölden soda elde edilir Ülkemizi en büyük ve en derin gölüdür Ulaşım Tatvan ve Van arasında yapılır Balık avlanır ( göle dökülen akarsu ağızlarında inci kefali) Tuz Gölünden (tuzlu) tuz elde edilir Ülkemizin önemli bir tuz kaynağıdır Suları tuzlu olduğu için balıkçılık yapılmaz
12- Ülkemizde yeraltı sularından hangi alanlarda yararlanılmaktadır?
1- İçme ve kullanma suyu temininde, 2- Yarı kurak ülkemizde yaz kuraklığında tarım alanlarının sulanması, 3- Sağlık ve turizm açısından önemli yeri vardır 4- Kültür balıkçılığında, 5- Son yıllarda paketlenip ihracatta önemli yer tutar
Ders Dışı Etkinlik: GAP yapılması sonucu oluşan değişmeleri yansıtan fotoğraf veya resimlerle ilgili yorum ve karşılaştırmalar
1 Kutu Tarımda sulama ile başlayan sanayi ürünleri yetiştiriciliğindeki artış
2 Kutu: Boşa akıp giden nehir sularının yapılan barajlar sayesinde sulama ve elektrik üretiminde kullanılması
3 Kutu: Önceden nehirlerde ilkel bir şekilde çocukların yıkandıkları ve eğlendikleri bir ortam iken yapılan barajlarla modern su sporlarının yapılmaya başlanması
4 Kutu: GAP yapılmadan önce eski köhne ve bakımsız şehir yapısından modern şehir yapısına geçiş ve kentleşmenin artması
İlk sıradaki resimler projenin yapılmadan önceki halini, alt sıradaki resimler yapıldıktan sonraki halini yansıtmaktadır
TÜRKİYE'NİN SU VARLIĞININ EKONOMİK SOSYAL VE KÜLTÜREL ETKİLERİ
DERS DIŞI ETKİNLİK: Ülkemizdeki sulardan faydalanma ile ilgili ekonomik faaliyetlere ait resimlerin incelenmesi ve yorumlanması:
1- Resimlerde faaliyetleri açıklayınız
A- Balıkçılık, B-Tarımda sulama, C- sanayide kullanım- elektrik üretimi, D- Su sporlarında kullanım, E-Tuz üretiminde yararlanma, F- Deniz turizminde kullanımı
2-Bu faaliyetler dışında ülkemizde sulardan hangi alanlarda yararlanılmaktadır ?
Bununla ilgili ayrıntılı açıklama ileride yapılacak
3-Çevrenizdeki sulardan hangi alanlarda faydalanılmaktadır?
1-Tarımda sulama, 2- İçme ve kullanma suyu elde etmede, 3-Turizm etkinliklerinde, 4-Su ürünleri yetiştirmede faydalanılır 5- Sıcak sulardan sağlık alanında, 6- Su sporlarında, 7- Yakındaki denizlerde ulaşımda yararlanılmaktadır 8- sanayi tesislerinin su ihtiyaçlarını sağlamada faydalanılmaktadır
Etkinlik Çalışması: Samsun’dan 1000 ton fındık İzmir limanına götürülecektir
1-Hangi ulaşım türünü seçerdiniz? Neden?
Deniz yolarını seçerdik Çünkü ağır yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında en ekonomik taşıma sistemidir
2-Tercih edilen yolun avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Avantajı tek seferde yükün hepsi daha ucuz maliyette nakledilebilmesi Dezavantajı ise yol süresinin uzun olması, iç bölgelere dağıtımda diğer ulaşım sistemlerine bağlı kalması gibi
Etkinlik Çalışması: Sularda yapılan etkinlikleri gösteren resimlerden faydalanarak;
1-Hangi ekonomik faaliyetler gösterilmektedir?
Balıkçılık, Deniz yoları ulaşımı, Deniz ve Yat turizmi,
2-Çevrenizde bu faaliyetlerden hangisi yaygındır?
Balıkçılık, deniz yolları taşımacılığı,
3-Ege ve Karadeniz kıyılarını bu faaliyetler yönünden değerlendiriniz
Anadolu en güzel manzaralarını Ege kıyılarında sunar,"Dünyanın en güzel gökyüzüne ve en iyi iklimine sahip" Ege kıyıları boyunca körfezler ve yarımadalar, koylar ve plajlar peş peşe sıralanır Bu nedenle yat ve deniz turizmi Ege kıyılarında gelişmiştir
Her mevsim yağışlı Karadeniz kıyılarında ise deniz turizmi ( kıyı) gelişmemiştir Balık bakımından en verimli denizimiz Karadeniz’dir Sularındaki oksijen miktarının fazla olması, bu denize dökülen çok sayıda büyük akarsuyun denize balık besini olan planktonlar taşıması nedeniyle Karadeniz zengindir Bu nedenle bu kıyılarda balıkçılık gelişmiştir
4 Bu faaliyetlerin yaygın olduğu alanlar ekonomik yönden nasıl etkilenirler?
Balıkçığın geliştiği alanlar, turizm ve ulaştırmanın geliştiği anlalar bölgelerin ekonomilerine olumlu katkı yapmakta hem bir gelir kaynağı olurken hem de insanlara istihdam sağlayarak ekonomiyi olumlu etkiler
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
|
NoWiTzKi Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
|
|
10-14-2008, 17:35 PM
|
#8 (permalink)
|
|
YGSYUS |
Üyelik tarihi: Apr 2008 |
Üye No: 1
|
Mesajlar: 4.905
|
Tesekkür: 25
102 Mesajina 614 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: Ankara |
Yaş: 17 |
Cinsiyet : Bay |
Meslek : Öğrenci & Web Master |
Takımı : GalataSaray |
|
|
|
TÜRKİYE'DE YERLEŞME VE NÜFUS DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Etkinlik Çalışması: Trabzon ve Gümüşhane illerine ait gayri Safi Yurt içi hasıla değerleri incelenerek,
Aynı bölgede yar alan illerin nüfus ve ekonomik gelişmişlik düzeyleri niçin farklıdır?
Trabzon- İran transit yolunun başlangıcı bir limana sahiptir Ayrıca bu ilimiz Karadeniz kıyı şeridini bağlayan ve Gürcistan’a uzanan sahil yolu üzerindedir Ayrıca ülkemizin en zengin balık potansiyeli olan Karadeniz kıyısıdır Trabzon üniversiteye sahip bir şehirdir İl eskiden beri önemli bir ticaret şehridir Turizm açısından potansiyeli yüksektir
Gümüşhane ise dağlık engebeli ve tarım alanları dardır Sert bir karasal iklime sahiptir Tarım ürünleri sınırlıdır İl ulaşım imkânları sınırlıdır Sanayisi gelişmemiştir Dış ülkelerle bağlantı yapan yol ve limanlara sahip değildir Yurt dışına satabilecek ürünleri yoktur
DERS DIŞI ETKİNLİK: Türkiye illere göre Nüfus yoğunluğunun dağılış haritası incelenerek:
1-Nüfusun yoğun olduğu illeri tespit ediniz
İstanbul, İzmir, Ankara, Konya, Antalya, Mersin, Adana, Manisa, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Antakya Kahramanmaraş, Bursa, Balıkesir, Kayseri, Samsun,
2-Ülkemizde nüfus dağılışını iklim, yer şekilleri, konum gibi faktörleri dikkate alarak açıklayınız
Türkiye’de nüfusun dağılımında, iklim, yer şekilleri, ulaşım, tarım olanakları, endüstri, madenler gibi doğal ve ekonomik koşulların etkisi vardır Arazinin dağlık ve engebeli olduğu, tarım alanlarının az bulunduğu, önemli yolların uzağında kalan, endüstri ve ticaretin gelişmediği yerler ise seyrek nüfuslanmıştır
1- Yer şekilleri: A- Yükselti: Ülkemiz fiziki haritasında koyu kahve renkli yüksek dağlık alanlar nüfus haritasında seyrek nüfuslu ( boş alanları) alanları oluşturur Ülkemizin %85inden fazlası kıyı ovaları, iç ovaları ve alçak platolarda toplanmıştır Buna karşılık dağlık alanlarda nüfus az ve dağınıktır Yüksek dağ ve platolarda 1500 m ‘den sonrası yaklaşık olarak boştur Bunun nedeni, kışların uzun yazların kısa sürmesi, tarımsal etkinliklerin kısıtlanmasıdır Ulaşım güçlükleri de nüfuslanmanın az olmasında etkilidir
B-Eğim ve Bakı: Ülkemizin düz ve az eğimli alanları sık nüfusludur Çünkü buralardaki iklim ve arazi şartları Tarıma müsait, ulaşım imkânları da gelişmiştir Ülkemiz K Y K ’de yer aldığı için güney yamaçlar güneye dönüktür Daha fazla ısınır Bu yüzden ülkemizde güney yamaçlar, kuzey yamaçlara göre daha sık nüfuslanmıştır
C-Dağların Uzanış doğrultusu: Ülkemizde dağlar genelde Doğu-Batı doğrultuludur İç bölgelerin daha az yağış almasına neden olur ve iç bölgelerdeki iklimi karasallaştırır
Bu nedenle kıyı bölgelerde denize bakan yamaçlar sık nüfusludur Dağların denize dik uzandığı Ege kıyılarında çöküntü ovaları sık nüfuslu olup denizin etkisinin azaldığı iç kesimlere doğru nüfus seyrelir
2- İklim şartları: İklim elemanlarından SICAKLIK ve YAĞIŞ nüfus dağılışında en etkili olanlardır Ilıman ve yeterli yağış alan yerler sık nüfusludur Denizin ılıtıcı etkisiyle ılıman iklim özellikleri görülen Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz kıyıları sık nüfusludur Karasal iklimin görüldüğü yerlerde nüfus seyrektir
Ülkemiz nüfus haritası ile yağış haritası birbirine çakışır Yağışın çok olduğu alanlar sık nüfuslu alanlar olup,
3- Konum: Genel olarak kıyıda yer alan, önemli yol güzergâhlarında bulunan, özellikle de ülkemizi dış ülkelere bağlayan önemli kara, demir, deniz, hava yolları ve ticaret yolları üzerinde bulunan alanların sık nüfuslu alanla olduğu görülür
Ülkemiz Nüfus haritasından çıkarılacak sonuçlar:
1- Ülkemizde nüfus dağılışı düzensizdir 2- Ülkemiz nüfusunun çoğu kıyılarda yaşar, içerilerde nüfus azdır
3-Ülkemizde sık nüfuslu alanlar kadar, seyrek nüfuslu alanlarda vardır
3- Ülkemizde yerleşmenin yükselti sınırı bölgelere göre farklılık göstermektedir
Yerleşmelerin sona erdiği sınıra da yerleşmenin yükselti sınır denir Tarımın ve yerleşmenin yükselti sınırı enleme ve yer şekillerine göre değişir Yerleşmenin yükselti sınırı kutup bölgelerinde deniz seviyesinden başlar, ekvatora gidildikçe artar Dönenceler çevresindeki sıcak ve kurak alanda yükselti sınırı en üst seviyeye çıkar Ülkemizde yerleşmelerin yükselti sınırının en yüksek olduğu yerler enlem etkisiyle güneyde yer alan Akdeniz kıyılarıdır Bu bölgede 2500m’ye kadar yerleşmelere rastlanır Yerleşmenin yükselti sınırının ülkemizde en düşük olduğu bölgemiz karasallığın etkisiyle Doğu Anadolu Bölgemizdir
Ders Dışı Etkinlik: Sıcaklık ve kuraklık dağılışını gösteren haritalar ile nüfus dağılışı haritasını karşılaştınız
Ülkemizde genel olarak nüfus dağılışı ile sıcaklık dağılışı haritaları birbirine uyar Ancak bu duruma uymayan yerlerde bulunduğu belirtilmişti Denizin ılıtıcı etkisiyle ılıman iklim özellikleri görülen Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz kıyıları sık nüfusludur Buna karşılık denizden uzak ve yükseltinin çok olduğu ve sıcaklığın düşük olduğu bölgeler ve yüksek alanlarda nüfus çok seyrektir Yüksek dağ ve platolarda 1500 m ‘den sonrası yaklaşık olarak boştur Bunun nedeni, kışların uzun yazların kısa sürmesi, tarımsal etkinliklerin kısıtlanmasıdır Ulaşım güçlükleri de nüfuslanmanın az olmasında etkilidir
Ülkemizde genel olarak kuraklık dağılışı ile nüfus dağılışı haritalarında da bağlantı vardır Genel olarak denizde uzak yağış ve nemim düşük olduğu iç bölgelerde nüfus daha seyrek bulunmaktadır Genelde nüfusu yağışın fazla olduğu kıyılarda toplanması bunun kanıtıdır
Buna karşılık bazı alanlar ise yağış çok olmasına rağmen yüksek engebeli olması, tarım alanları olmaması ulaşım sıkıntıları ve yükseltinin tarım, orman ve yerleşme üst sınırına ulaştığı yerlerde ise yağış bol olmasına karşılık nüfus seyrek hatta boştur
Ders dışı Etkinlik: Manisa Ve Afyonkarahisar’ın coğrafi özellikleri karşılaştırılarak;( S-145)
Manisa Afyonkarahisar
Nüfus 1 260 169 812 416
İklim Akdeniz- karasal geçiş Karasal
Sıcaklık ortalaması 16,8 ºC 11,2 ºC
Yıllık yağış miktarı 726,5 mm 455 mm
En soğuk ay ortalaması 6,7 ºC 0,3 ºC
En sıcak ay ortalaması 27,8 ºC 22,1 ºC
Donlu gün sayısı 30 94
Ürün çeşidi Çok Az
Ortalama yükselti 43- 750 m 1000- 1500 m
Nadas ( hektar) 16,590 119 644
İki ilden birincisi Manisa’da iklim şartları uygun (sıcaklık, yağış, sıcaklık farkı, yükselti, donlu gün sayısı) bu tarımsal üretimin çok ve çeşitli olması ve bunların işleyen sanayilerin kurulması, tarımsal ürün ticaretinin artması, işgücüne ihtiyacının çoğalmasına ve nüfusu çekici etkiye yol açarak nüfusu kendine çekmiştir
İkinci il Afyonkarahisar’ın özellikleri ise Manisa’nın özelliklerinden daha kötü ve durumdadır Bu nedenle nüfus daha azdır
* Bu durum illerin ekonomilerine etkilemiştir Manisa illinde sanayi, ticaret, tarım gelişmiş daha yüksek gelire sahip bir ekonomi oluşmuştur
Bursa ve Çanakkale’nin gelişmişlik düzeyi verilerine göre:
Çanakkale Bursa
Nüfus 464 975 2 125 140
Çalışan Nüfus 390 216 1 375 868
Gelişme hızı 30,7 42,1
İhracat( milyon dolar) 387 5 206
İthalat( milyon dolar) 337 6 646
Sanayide elektrik tüketimi 826 053 5 729 634
1- Sanayileşme hangisinde fazladır?
Bursa’da fazladır Çünkü Bursa’nın hem ithalat ve ihracat rakamları, hem de sanayide kullanılan elektrik miktarı Çanakkale’den katlarca fazladır Ayrıca çalışan nüfusu da oldukça çoktur
2- Bunun nedenleri nelerdir?
Bursa daha düz ve verimli tarım alanlarına sahiptir İklim açısından daha uygun koşullar daha fazladır Bu üretilen tarım ürünü miktarı ve çeşidini artırmıştır Sanaiyisi gelişen illere daha yakındır Bu ilimizde sermaye sahibi insan daha fazladır Bursa çok eskiden beri başkentlik yapmış ve önemli bir ticaret merkezidir Nüfus sayısı ve işgücü daha fazladır
3- Bu durum kentetlerin nüfusun nasıl etkilemiştir?
Bursa’nın daha fazla nüfuslanmasına yol açmıştır
4-Hangi il daha fazla göç almaktadır?
Bursa ili daha fazla çekici özelliğe sahi olduğu için göç alma oranı daha fazladır
Ders Dışı etkinlik(S–145)
1- Yaşadığınız çevrede iş imkânları yeterli midir?
İş imkânları ülkemiz geneline göre daha fazladır Ancak ülkemizde nüfusun hızlı artması ve genç nüfusun fazla olmasından dolayı işsizlik sıkıntısı büyüktür Bu yaşadığımız bölgede de görülür Ancak gelişen sanayisi, konumu ve uygun iklim şartları ve geniş tarım imkânları ile daha şanslı bir konumdadır
2-Ülkemizde çok önemli bir boyutta göç yaşanmaktadır Ülkemizde en fazla göç alan iller ve veren illeri tespit ediniz
En çok göç alan il İstanbul olup bu ilden sonra İzmir, Bursa, Ankara, İçel, Antalya nüfusu göçlerle sürekli artmaktadır
Her merkez farklı özelliği ile göç almaktadır İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi kentler sanayinin gelişmesi nedeniyle göç çekmektedir Zonguldak, Karabük, Ereğli, İskenderun, Batman madencilik ve sanayi nedeniyle, Antalya, Çeşme, Alanya, Kuşadası, Marmaris, Bodrum turizm nedeniyle göç almaktadır
En çok göç veren il Tunceli’dir Bu ilden sonra Kars, Erzurum, Gümüşhane, Sivas, Artvin, Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Hakkâri gibi iller nüfusu verdiği göçler nedeniyle azalmaktadır
3-Bu illerin göç alma ve verme nedenleri nelerdir?
Göç veren yerlerin ortak özellikleri; Göç veren illerin ortak özelliği; doğum oranının çok yüksek, iş imkânlarının kısıtlı olmasıdır
1- Nüfus artışının çok fazla olması, 2- Kırsal nüfus fazladır 3-Toprakların miras yoluyla parçalanması ve toprak yetersizliği, 4- Kırsal alanda tarımda kullanılan yeni teknolojilerin insan gücüne ihtiyacı azaltması
5-Yağış azlığı ve düzensizliği, erozyon vb nedenlerle toprağın verimsizleşmesi, 6- Sanayi ve ticaretin gelişmemiş olması, 7- Arazisi dağlık ve engebeli alanlardır 8- İklim şartları olumsuz alanlar ( karasal sert – soğuk ya da kurak alanlar) 8- Ulaşım imkânları kısıtlı önemli yollardan uzak alanlar
Ülkemizde çok göç alan alanların ortak özellikleri:
1- Arazisi düz ve verimli alanlardır 2-İklim şartlarının uygun olduğu alanlardır
3- Endüstrinin geliştiği alanlardır 4- Ulaşımın kolay olduğu ve önemli ulaşım yolları üzerindeki alanlardır
5-Yeraltı ve yer üstü kaynakları bol olan alanlardır 6- Ticaret, turizm, eğitim, sağlık hizmetlerinin geliştiği alanlardır
4-Ülkemizdeki göçlerin nüfus dağılışını nasıl etkilemektedir?
Ülkemizde nüfus dağılışı dengesizleşmekte, nüfus kentlere, ülkemizin kıyı kesimleri ve batı bölgelerimize yığılmakta, buna karşın kırsal alanlar, ülkemizin doğu yarısı iç kısımlar nüfus kaybetmekte özellikle de doğu yarısı boşalmaktadır
TÜRKİYE'DE YERLEŞMELER (ÜLKEMİZDE KIR YERLEŞMELERİ)
Etkinlik Çalışması:
1- Yukarıdaki fonksiyonların yerleşmelerin farklılaşmasına etkileri nelerdir?
Yerleşmeler değişik fonksiyonlara sahiptir Genel olarak tarım hayvancılık faaliyetlerinin olduğu yerleşmeleri kır yerleşmeleri olduğu görülmektedir Buna karşılık tarım ve hayvancılığın dışındaki sektörlerden yani sanayi, ticaret, turizm, ulaştırma vb sektörlerin ağırlık kazandığı büyük nüfuslu ve alanlı yerleşmelerin şehirler olduğu görülür Ayrıca şehirler sayılan fonksiyonlardan bazen birinde bazı şehirlerde bu fonksiyonların birçoğunu bünyesinde taşımakta çok işlevli hale gelmektedir Bu fonksiyonları yanında askeri, idari ve kültürel özellikler ile de yerleşmeler farklılaşmaktadır
2- Şehir ve kır yerleşmeleri kavramlarını açıklayınız
Kır yerleşmesi: Genel olarak nüfusları küçük nüfusu 10 000'in altında olan ve geçimlerin kaynaklarında tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin birlikte yapıldığı ya da ön plana çıktığı yerleşmelerdir
Kır kelimesinin sözlük anlamı’’şehir ve beldelerin dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer demektir’’Kırsal yerleşmelerin bazılarında yerleşik hayat tarzı (köy gibi), bazılarında konar - göçerlik veya yaylacılık gibi yarı yerleşik tarz görülür
Şehir yerleşmesi: Az çok bir plan dâhilinde kurulmuş, nüfusu 10 000’nin üzerinde olan ekonomisi tarım ve hayvancılık sektörleri dışında başta ticaret, sanayi, hizmetlere dayalı büyük alanlara yayılan, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan, hayat tarzı ve çevresine etkileri bakımından farklı olan büyük yerleşme birimidir
3- Şehir ve kır yerleşmelerinin özelliklerini gösteren kavram haritası hazırlayınız
4- Sadece tarımla uğraşan yerleşmeler hangi gruba girere
Kır yerleşmeleri
Etkinlik Çalışması: ( S–149)
Bulunduğu yer Yağış rejimi Su kaynakları Arazi şekli, tarım alanı Yükselti Yerleşme şekli
Konya ovası Düzensiz Yetersiz Düz arazi, tarım alanı geniş 800-900m Toplu
Kıyı Ege Düzensiz Yeterli Çöküntü ovaları ve dağlar, tarım alanı geniş 0- 50 m
Doğu Karadeniz Düzenli Yeterli Dağlık ve engebeli arazi, tarım alanları dar ve parçalı 250 m üstü Dağınık
1- Kır yerleşmelerinin toplu ve dağınık olmasında etkili olan faktörler nelerdir?
1-Yer şekilleri( yükselti, eğim, engebe durumu, dağların uzanışı gibi),
2-İklim (Yağış özellikleri- miktarı ve rejimi, kuraklık),
3-Su kaynaklarının durumu,
4-Beşeri faktörler(Toprak verimi, uygulanan tarım yöntemleri, nüfus miktarı, mülkiyet durumu ve ekonomik faaliyetlerin şekli, Ayrıca emniyet tedbirleri köyleri toplu hale getirir )
2-Yaşadığınız yerdeki köyleri tablodaki ölçülerle karşılaştırınız
Yaşadığımız yerde yağış rejimi düzensiz, su kaynakları yeterli, Arazi düz ve tarım alanları geniş ancak yer yer dağlarda yer almaktadır Yükselti- 100- 300 m arası yerleşmeler toplu
3-Konya Ovasında toplu yerleşmelerin olmasının nedenleri nelerdir?
Yer şekilleri yönünde düz ve arazinin tarıma uygun olması Yağışın az olduğu yer olması, Su kaynaklarının kıt olması, genelde tarla tarımı yapılıyor olması
4-Doğu Karadeniz’de dağınık yerleşmelerin olmasının nedenleri nelerdir?
Yer şekilleri yönünde dağlık ve engebeli olması, tarım alanlarının dar ve parçalı olması Yağışın çok olduğu yer olması, Su kaynaklarının bol olması, genelde bahçe tarımı yapılıyor olması
5- Ege kıyılarında toplu yerleşmelerin olmasının nedenleri nelerdir?
Yer şekilleri yönünde düz ve arazinin tarıma uygun olması Yağışın yeterli olması, Su kaynaklarının yeterli olması, genelde tarla tarımı yapılıyor olması
6-Yerleşmenin dağınık veya toplu olmasının olumlu ve olumsuz yanlarını tartışınız
Dağınık yerleşmelerin olumsuz etkide oldukları söylenebilir Çünkü bunlara yol, su elektrik, telefon, eğitim, sağlık vb hizmetleri götürmek hem arazi yapısı nedeniyle zor olmakta, hem de pahalıya mal olmaktadır
Etkinlik Çalışması:
1- Köy altı yerleşmeleri oluşturan başlıca sebepler nelerdir?
1 Kalabalık ailelerden kaçarak bağımsız yaşama isteği
2 Aileler arasında çıkan anlaşmazlıklar
3 Tarım arazilerinin yetersiz ve birbirinden uzakta olması
4 Hayvanlarına otlak ve barınak temini
5 Devlete ait arazilerin özellikle orman alanlarının toprak kazanmak amacıyla yerleşme yapılması
2-Yaylalar bağlı bulundukları yerleşmelere hangi ekonomik ve sosyal faydalar sağlar?
Yaylalarda hayvanlar beslenir, hem süt, yün vb hayvansal ürünler elde edilir, Yaylalar ayrıca dinlenme ve eğlenme yerleridir Birçok yayla turistik önem kazanmıştır Giresun, Rize, Ordu’daki yaylalarda panayırlar kurularak buralara birer Pazaryeri haline dönüşür Karadeniz bölgesindeki yaylalarda son yıllarda turistik etkinlikler çoğaldı her yıl pek çok şenlik düzenlenmektedir Akdeniz Bölgesindeki yaylacılıkta klasik yaylacılıktan farklı olarak son yıllarda bunaltıcı yaz sıcaklıklarından uzaklaşarak serin bir yaz geçirme imkânı sağlayan yerleşmeler olmuşlardır
Etkinlik Çalışması( S–152)
1- A- Noktalarına dokularına göre hangi tip kır yerleşmeleri kurulabilir?
A-dağınık yerleşme, B toplu yerleşmeler
2- Bu kırsal yerleşmelerin kuruluş nedenleri neler olabilir?
A- Yerleşmesi ormancılık, hayvancılık faaliyetleri yapmak üzere kurulabilir Çünkü arazi engebeli ve ormanlık, yükseltisi B ye göre fazla yağış miktarı ve su kaynakları daha fazla ve hava daha serindir
3-A ve B noktalarında hangi doğal faktörler etkilidir?
A- Yer şekilleri( arazi yüksek ve engebeli ), İklim şartları ( Yüksek olduğu için serin ve daha yağışlı)
B- ise daha alçak, arazi düz ve tarım alanları geniş, su kaynakları var ( Akarsu boyunda)
4-Siz hangi yerleşme tipinde yaşardınız? Neden?
B yerleşmesinde yaşardık Toplu yerleşmeye uygun düz ve verimli tarım alanları vardır Ayrıca tarımda sulama imkânı vardır Ayrıca her türlü altyapı ve üst yapı hizmetlerini alma ve gelişme imkânı vardır
Kır yerleşme Birimi Dokusuna göre yerleşme tipi Nedenleri
A Dağınık yerleşme Arazi yüksek ve engebeli, Yüksek olduğu için serin ve daha yağışlı, bitki örtüsü orman
B Toplu yerleşme Daha alçak, arazi düz ve tarım alanları geniş, su kaynakları var, yağış miktarı az
TÜRKİYE’DE ŞEHİR YERLEŞMELERİ
Fonksiyonlarına göre şehirler Özellikleri
İdari şehirler Gelişmesinde yönetim merkezi olma özelliği ön planda olan şehirler
Kültürel şehirler Üniversite ve yüksek okulların bulunduğu, çeşitli bilim, sanat, kongre etkinliklerinin düzenlendiği, festivallerin yapıldığı, tarihi zenginliklerin bulunduğu şehirlerdir
Askeri şehirler Gelişmesinde askeri birliklerin varlığının ön planda olan şehirler
Ekonomik fonksiyonlarına göre şehirler Gelişmesinde tarım, sanayi, hizmetler( Ulaşım), ticaret, turizm sektörlerinin biri veya birden fazlasının etkili olduğu şehirlerdir
Etkinlik Çalışması:
1- Yukarıdaki sınıflandırmada hangi özellikler ortaya çıkmaktadır?
Şehirlerin büyüyüp gelişmesinde etkili olan faktörler Bu faktörlerin yoğunlaşıp o şehrin gelişmesinde aktif rol üstlenen ekonomik, kültürel, askeri ve idari özellikler ön plana çıkmıştır
2-Bu fonksiyonların ön plana çıktığı şehirler için örnekler yazınız
İdari şehirler: Anakara, İstanbul, Konya, Kayseri, Edirne, Bursa gibi
Askeri şehirler; Gölcük, Sarıkamış, Çorlu, Polatlı, Kırıkkale, Kars
Kültürel şehirler(Dini şehirler Mekke, Medine, Cidde, Kudüs, İstanbul,(Üniversite şehirleri) İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum, Eskişehir
Turizm şehirleri; Antalya, Alanya, Marmaris, Bodrum, Datça, Kuşadası, Çeşme, Ürgüp, Fethiye vb
Askeri şehirler; Gölcük, Sarıkamış, Çorlu, Polatlı, Kırıkkale, Kars
Tarım Şehirleri: Karadeniz bölgesindeki, Rize, Çorum, Amasya, Düzce, Marmara Bölgesindeki İnegöl, Yalova, Bilecik, Ege Bölgesindeki Ödemiş, Tire, Akhisar, Salihli, Nazilli, Turgutlu, GD Anadolu’daki Ş Urfa, Mardin, D Bakır, Doğu Anadolu’daki Ağrı, Muş, Iğdır, Kars, İç Anadolu’daki Karaman, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat sadece bazılarıdır
Ticaret şehirleri: İstanbul, İzmir, Kayseri, Samsun, G Antep, Erzurum, Sivas, Mersin, Bursa, Trabzon, Gaziantep, Diyarbakır v b
Sanayi şehirleri: İstanbul, İzmir, Ankara, İzmit, Adapazarı, G Antep, E Şehir ve Bursa’dır Ayrıca Batman, Kırıkkale, Ergani, Murgul, Karabük, Ereğli, İskenderun, Seydişehir vb
Turizm şehirleri; Antalya, Alanya, Marmaris, Bodrum, Datça, Kuşadası, Çeşme, Ürgüp, Fethiye vb
3-Yaşadığınız şehir hangi gruba girer?
Sanayi, ticaret, kültürel, idari, turizm şehri gruplarına hitap eden Bursa il merkezi yanında, İlçemiz Orhangazi ise Tarım ve sanayi şehirleri grubuna girer
4-Hangi tür bir şehirde yaşamak isterdiniz?
Sessiz sakin temiz küçük bir tarım şehri veya birçok fonksiyon barındıran ve imkânı çok olan bir sanayi veya ticaret şehri gibi
Etkinlik Çalışması( S- 153)
1-Deniz kıyısı olan bir şehirle iç kesimlerde yer alan bir şehrin fonksiyonları aynı olabilir mi?
Bazı fonksiyonları aynı olabilir Sanayi, ticaret, tarım, idari şehir olma özellikleri aynı olabilir Ancak liman şehri olması, deniz turizminin gelişmesi özellikleri uymayabilir
2- Tabloda verilen Antalya ve Eskişehir fonksiyonları incelenerek, Bu şehirlerde hangi fonksiyonlar gelişmiştir?
Eskişehir; Hizmetler( Ulaşım), Kültürel fonksiyonlar (Üniversite), Sanayi, ticaret vb
Antalya; Turizm, Tarım, Ticaret ve hizmetler( Ulaşım) fonksiyonları gelişmiştir
3- Her iki şehirde de gelişen hâkim fonksiyon hangisidir? Ulaşımdır Çünkü irisi önemli yolların kavşağındadır Diğeri deniz kıyısında liman şehridir
Etkinlik Çalışması( S- 154)
1-Tarım şehirleri ve sanayi şehirlerini ekonomik fonksiyonlarına göre karşılaştırınız
Tarım şehirlerinde büyük ölçüde tarım ürünleri yetiştirilmekle birlikte orman ürünleri ya da balıkçılık, hayvancılık faaliyetleri de yürütülmektedir Buralarda yaşayan nüfusun %70-80i geçimini tarımla sağlar Bu şehirlerin gelişebilmesi kurulduğu alanın verimine, Yetişen ürünün çeşidine, Uygulanan tarım metoduna, makineleşme, ulaşım durumuna bağlıdır Tarım şehirleri genellikle çevrede yetiştirilen ürünlerin ihtiyaç fazlasının toplanıp basit sanayi kuruluşlarında yarı işlenmiş hale getirildiği merkezlerdir
Sanayi şehirleri önemli kavşak noktalarında veya bütün ulaşım yollarına yakın bir konumdadır ( Kara, deniz, demir, hava yolu) Bir ya da birçok gelişmiş sanayi dalının kurulup geliştiği şehirlerdir Maden, enerji kaynağı ve hammaddeye yakın ya da kolay ulaşılabilir bir konumdadır Yoğun işçi nüfusu barındırırlar Ticaret gelişmiş, yoğun ihracat ve ithalat faaliyetleri bulunur Bu şehirlerde elde edilen gelir ve katma değer çok yüksektir
2-Zonguldak ve Nevşehir’i ekonomik fonksiyonlarına göre karşılaştırınız
Zonguldak bir maden şehri olup, madene ve ormana dayalı sanayilerin geliştiği deniz kıyısında yer alan bir liman kentidir
Eskişehir ise ekonomisi tarıma dayanan bir şehir olup, sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile bir turizm şehridir
3-Turizm şehirlerinde öne çıkan önemli doğal özellikleri söyleyiniz
Ulaşıma uygun bir doğal yapı, Kıyılarda yer alma uygun kıyı ve plaj özelliği, El verişli iklim özellikleri, görülmeye değer doğal güzellikler
4- İstanbul’un gelişmesinde hangi fonksiyonlar etkilidir?
Kültürel, İdari, ulaşım, sanayi, ticaret, liman, turizm etkili olmuştur
5-İstanbul’un ulaşım bakımından gelişmiş olması hangi fonksiyonları kazandırmıştır
Sanayi, Ticaret, İdari, Turizm,
Etkinlik Çalışması( S- 155)
1- İzmir, Gaziantep, Manisa, Bursa şehirlerinden birini seçip hangi fonksiyona sahip olduğunu araştırınız
Bursa: Sanayi, ticaret, kültür, turizm, - Gaziantep: Ticaret, sanayi, - Manisa: Tarım, sanayi,
İzmir: Sanayi, ticaret, Kültür, turizm, ulaşım,
2-Yaşadığınız şehrin öne plana çıkan fonksiyonları ve bunun nedenlerini açıklayınız
Tarım: Düzlük ve verimli arazisi, yükseltisi az, denize yakın ve ılıman iklim şartları ve gelişmiş tarım metotları ve araçları nedeniyle
Sanayi: Sahip olduğu konumu ve ulaşım kolaylığı, büyük sanayi devi şehirleri ve limanlara yakın oluşu, hammaddenin bol olması, sanayi için elverişli alt yapıya sahip olması
TÜRKİYE NÜFUSUNUN YAPISAL ÖZELLİKLERİ VE DAĞILIŞI
Etkinlik Çalışması S- 162) Türkiye Nüfus piramidi incelerek;
1-Piramidin geniş tabanlı üçgene benzemesinin nedenleri nelerdir?
Ülkemizde doğumların henüz çok yüksek olduğunu ve çocuk nüfusun fazla olduğunu ve doğum kontrolü ve nüfus planlamasının yeterince yapılamadığından dolayıdır
2- Hangi yaş grubu daha fazladır?
Çocuk yaş grubu daha fazladır Buna 25 yaş grubuna girenler eklendiğinde en fazla 0- 25 yaş arası daha fazladır
3- Genç nüfus(15- 35 yaş arası) yaklaşık ne kadardır?
Yaklaşık 34 -35 milyon kadardır
4- Tabanının daralmasından hangi sonuçlar çıkarılabilir?
Ülkemizde son 15- 20 yıldan itibaren nüfus planlaması çalışmalarının yapılmaya başlandığı ve doğumların azalmaya başladığını gösterir
5- Nüfusun yaş yapısına bakarak olumlu ve olumsuz özellikleri belirtiniz
0–14 yaş grubundakilerin oranı ülkemizde %27,2’ dir Türkiye’de toplam nüfusun %50 si 20 yaşın altındadır Yani ülkemiz genç nüfusludur Çocuk nüfus da diyebileceğimiz bu grubun oranı oldukça yüksektir 1960lardan beri düşüş gösteren bu gruptakilerin oranı yine de yüksektir Bu durum nüfusumuzun Genç Nüfus yapısına sahip olduğunu gösterir Avrupa’nın en genç nüfusu sahip ülkesi durumundayız
Türkiye’de, 0 – 14 yaş grubundakilerin fazla olması beslenme, giyinme ve eğitim ihtiyaçlarının göz önüne alınması gerektirmektedir Bu alanda yapılan yatırımlara demografik yatırımlar denir Gelişmiş ülkelerde genç nüfusun azlığı nedeni ile bu yatırımlar toplam yatırımların % 12,5'ini oluştururken, bu oran az gelişmiş ülkelerde % 42'ye kadar çıkmakta, bu da gelişme hızlarını azaltmaktadır
Genç nüfusun fazla olmasının yararları
1 Gerekli iş gücünün kolayca temin edilmesi, 2 İhtiyaç halinde kolayca büyük bir ordu kurulabilir 3 Tüketim ihtiyaçlarından dolayı ticareti canlandırır
Genç nüfusun fazla olmasının yol açtığı sorunlar:
1 İşsizlik, 2 Ailelerin geçim sıkıntısına düşmesi, 3 Göç hareketleri, 4 Konut yetersizliği, 5 Eğitim ve sağlık hizmetlerinde aksamalar,6-Aile kurup nüfusu daha da artırma sorunu
Nüfusumuzun büyük bir bölümü 15- 64 yaş grubu arasındadır Buna göre nüfusumuzun yaklaşık %66,4 ‘ü aktif nüfus durumundadır Bu oran bütün ülkelerde yüksektir Bu oran yurdumuzda üretime katılabilecek büyük bir iş gücü kapasitesi olduğunu gösterir
Nüfusumuzun %6,4ünü yaşlı nüfus oluşturur Bu gruptakilerin oranı bir ülkenin gelişme düzeyini ve hayat standardını vermesi bakımından önemlidir Ülkemizdeki yaşlı nüfus oranı giderek artmaktadır Bunda tıptaki ve yaşam şartlarındaki gelişmelerin payı büyüktür 15- 64 yaş grubu oranı kentlerde kırlara göre daha yüksektir Bunun Nedeni; kırsal kesimde çocuk sayısının çokluğu ve çalışma çağındaki nüfusun kırsal kesimden kentlere göç etmesidir
Gelişmiş ülkelerde çocuk nüfusu % 30’un altında, Yaşlı nüfus genelde % 15 ‘in üstündedir Geri kalmış ülkelerde ise % 40’ın üstündedir Geri kalmış ülkelerde yaşlı nüfus azdır (% 4- 
0–14 ile 65 Yaş üstü nüfusa bağımlı nüfus denir Bu gelişmiş ülkelerde fazla, geri kalmış ülkelerde azdır Ülkemizde bağımlı nüfus sayısı fala olup, çalışanların yükü ağırdır Bu durum temel ihtiyaçların karşılanması konusunda sorunlar yaratır Bu nedenle ekonomik bağımlılık oranı yüksektir Okul çağındaki nüfus fazladır Ortalama insan ömrü kısa olmasına rağmen giderek uzamaktadır
6- Ülkemiz piramidine bakarak hangi tür ülkelere girer belirtiniz?
Bu özellikleri ile ülkemiz piramidi doğum oranları hızla azalan gelişmekte olan ülkeler özelliği gösterir
Ders dışı etkinlik( S–163)
Birinci grafikte kentlerde ki kadın erkek oranının yıllara göre değişimi grafiğine bakıldığı zaman kent nüfusu içinde erkeklerin hep önde olduğu görülmektedir 
II grafikte kırsal alanda kadın erkek nüfus dağılışına bakıldığı zaman genelde kadın nüfusun erkek nüfustan fazla olduğu dikkat çekmektedir Son sayımda kadınların sayısı erkekleri geçtiği görülmektedir Bunun da nedeni göç olayının artık eskisi kadar hızlı olmayıp yavaş yavaş dengeyi bulduğunu gösterir
Etkinlik Çalışması(S–163)
İller Erkek Kadın Nedeni
İstanbul 5 088 000 4 930 000 Göç alması
İzmir 1 699 000 1 672 000 Göç alması
Kocaeli 625 000 581 000 Göç alması
Kastamonu 182 000 194 000 Göç vermesi
Kırşehir 125 000 129 000 Göç vermesi
Sinop 110 000 114 000 Göç vermesi
Kars 169 000 156 000 Askeri birlikler yer alır
Erzincan 169 000 148 000 Askeri birlikler yer alır
Etkinlik Çalışması: Türkiye’de nüfusun çalışma kollarına dağılımı grafikleri (1980- 2000) incelenerek;
1- Sektörlere göre dağılım nasıl bir değişim göstermiştir? Bu ülke ekonomik yapısı nasıl bir bilgi verir
Ülkemizde tarımsal nüfus azalırken sanayi ve hizmetler sektörü gelişmektedir 
2-Ülkemizde 2000 yılı çalışanların dağılımına bakarak ülkemiz ekonomik yapısı hakkında neler söylenebilir? Gelişmiş ülkelerde sanayide çalışanların oranı %25 den fazladır Yaklaşık olarak dağılım %60 hizmetler,%30 sanayi,%10 tarım şeklindedir Bizim ülkemiz henüz bu rakamı yakalayamamıştır Anacak bu yolda ilerlemektedir Bu ülkemiz ekonomisinin gelişmekte olduğunu göstermektedir
Etkinlik Çalışması: Ülkemizin 1927- 2000 yılları nüfusun eğitim durumu grafiklerini inceleyerek;
1-Ülkemizde 1927 – 2000 cinsiyetlere göre okuryazarlıkları karşılaştırınız
1927 de erkeklerde % 15 civarı olan bu değer, kadınlarda ise % 5 civarındadır 2000 yılında ise % 93 olan bu oran kadınlarda % 80 civarına gelmiştir 1927 deki yüksek fark kapandığı görülmektedir
2-Ülkemizde kadınlarda okuryazarlık oran oranı neden düşüktür? Yükseltilmesi için neler yapılmalıdır?
Özellikle kırsal kesimde ve ülkemizin doğu kesimlerinde kız çocuklarının eğitiminin gereksiz görülmesi, onların bir an önce ev ve tarla işçisi olarak çalışma ortamına sokmak niyetiyle okula gönderilmemesi, bazı alanlarda dini inançlarını bahane edilerek gönderilmemektedir
Ders dışı etkinlik:
1- Türkiye’de şehir nüfusu hangi yıldan itibaren artmaya başlamıştır?
1950 den sonra
2-Şehir ve kır nüfusu arasındaki fark en fazla hangi yıldadır?
1927 yılında,
3-Kırsal kesimde doğum oranları fazla iken kırsal nüfusun azalma nedenleri nelerdir?
Kırsal kesimden çeşitli nedenlerle kentlere doğru yapılan göçlerdir
4-Hangi yıldan itibaren kent nüfusu kır nüfusunu geçmiştir?
1980 yılından itibaren,
5–1950–1970 ile 1980- 2000 yıları arası değişimi karşılaştırınız
Bu yıllarda ( 1950–1970 ) kır nüfusu hızla azalmakta, kent nüfusu hızla artmakta ve aradaki fark kapanmaktadır
1980- 2000 yılları arasında ise kent nüfusu hızlı artışına devam etmekte, kır nüfusu ise azalmaktadır 1980 de yakaladığı kır nüfusu hızla geçmekte ve aradaki fark artmaktadır
TÜRKİYE'DE NÜFUS HAREKETLERİ( NÜFUSUN TARİHSEL GELİŞİMİ)
Sayım tarihleri Nüfus Yıl N Art
28 10 1927 13 648 270 -
20 10 1935 16 158 018 21,1
20 10 1935 17 820 950 19,59
20 10 1940 18 790 174 10,59
21 10 1945 20 947 188 21,73
22 10 1950 24 064 763 27,75
23 10 1955 27 754 820 28,53
23 10 1960 31 391 421 24,63
24 10 1965 35 605 176 25,19
25 10 1970 40 347 719 25,01
26 10 1975 44 736 957 20,65
12 10 1980 50 664 458 24,88
21 10 1990 56 473 035 21,71
22 10 2000 67 853 315 18,35
Ders dışı etkinlik: Tablo ve grafiğe bakarak;
1- Nüfusumuz sürekli aynı oranda artmıştır? Neden?
Ülkemizde nüfus artış hızı düzensizlik sunar Bazı yıllar daha hızlı, bazı yıllar daha az artış yaşanmıştır O dönemlerdeki ülkemizdeki ekonomik, sosyal, siyasal ortamlar, nüfusun artması veya nüfus planlaması yapılıp, yapılmaması bunda etkili olmuştur
2-En düşük artış hangi sayım dönemleri arasında olmuştur?
Türkiye’de en az nüfus artışı 1940–45 yıllarında olmuştur(%010,59) Sebebi ikinci dünya savaşından dolayı genç nüfusun askerde olması(seferberlik durumu2 milyona yakın erkek nüfus askere alınmış, Savaş nedeniyle, evlenmeler azalmış) ve savaş döneminin olumsuz ekonomik sıkıntılar çekilmiş ve kıtlık yaşanmıştır
3-En yüksek artış dönemi hangi sayımlar arasındaki dönemde gerçekleşmiştir?
En fazla nüfus artışı 1955–60 yılları arasında olmuştur (%o 28,53) Savaşların bitmesi, sağlık hizmetlerindeki gelişmeler gösterilebilir ( sanayi, ulaşım, altyapı, ekonomik, sağlık yönünden gelişmeler )
1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004
Yasam Süresi (Yıl)
Toplam
66,0 66,4 66,7 67,1 67,5 67,8 68,2 68,6 69,0 69,4 70,4 70,6 70,7 70,9 71,1
Erkek
63,8 64,2 64,5 64,9 65,2 65,6 65,9 66,3 66,7 67,1 68,1 68,2 68,4 68,6 68,8
Kadın
68,3 68,7 69,1 69,4 69,8 70,2 70,6 70,9 71,3 71,8 72,8 73,0 73,2 73,4 73,6
Bebek Ölüm Hızı (‰)
Toplam
55,4 52,6 50,0 47,6 45,2 43,0 40,9 38,8 36,5 33,9 28,9 27,8 26,7 25,6 24,6
Kaba Doğum Hızı (‰)
25,2 24,8 24,4 24,1 23,7 23,6 23,4 23,1 22,6 21,9 20,2 19,9 19,6 19,4 19,1
Toplam Doğurganlık Hızı (Çocuk Sayısı)
3,07 3,00 2,93 2,87 2,81 2,75 2,69 2,63 2,56 2,48 2,27 2,25 2,24 2,22 2,21
Kaba Ölüm Hızı (‰)
7,1 7,0 6,9 6,9 6,8 6,8 6,7 6,6 6,5 6,4 6,2 6,2 6,2 6,2 6,2
Nüfus Artış Hızı (‰)
19,9 19,5 19,2 18,9 18,5 18,4 18,3 18,0 17,6 16,9 14,1 13,8 13,5 13,2 12,9
Etkinlik çalışması: Türkiye’nin nüfus artış grafiklerine bakarak aşağıdaki soruları cevaplayınız
1- Yıllık nüfus artışının 1940–45 döneminde %010,59 ile en düşük seviyede olmasının nedenleri nelerdir? İkinci dünya savaşından dolayı genç nüfusun askerde olması(seferberlik durumu2 milyona yakın erkek nüfus askere alınmış, Savaş nedeniyle, evlenmeler azalmış) ve savaş döneminin olumsuz ekonomik sıkıntılar çekilmiş ve kıtlık yaşanmıştır
2- Yıllık nüfus artış hızı 1955–60 döneminde %o 28,53 ile en yüksek seviyededir ( sanayi, ulaşım, altyapı, ekonomik, sağlık yönünden gelişmeler )
3–1945 den sonra ilk kez 1990- 2000 döneminde % 0 20 nin altına inmiştir
4-Yıllık nüfus artış hızı 1980- 1985 döneminden sonra sürekli düşüş göstermiştir
5- Ölüm oranları 1935- 1940 döneminde en yüksek seviyeye ulaşmıştır
TÜRKİYE'DE GÖÇLER VE ETKİLERİ
Etkinlik çalışması: Göçle ilgili metinlerden faydalanarak ülkemizdeki iç göçte etkili olan itici ve çekici faktörleri tespit etme
İtici Sebepler: Çekici sebepler:
Etkinlik çalışması: İnsanları göçe iten resimlerin incelenerek göçe sebep olan sebepleri tespit:
1- Tarımda makineleşmenin başlamasıyla oluşan işsizlik ( Kırsal kesimde iş imkânlarının sınırlı olması)
2-Şehirdeki iş imkânları ve yaşam ve geçim imkânlarının fazla olması Kentlerde sanayinin gelişmiş olmasından dolayı iş imkânlarının fazlalığı,
3-Tarım alanlarının yetersiz gelmesi ve erozyonun artmasıyla toprağın verimsiz hale gelmesi
4- Baraj inşası, kamulaştırma, toprakların elden çıkması,
5-Sağlık imkânlarının iyi olması gelişmiş hastanelerin varlığı,
6-Kırsal alanda eğitim hizmetlerinin yetersizliği,
7-Miras yoluyla tarım alanlarının daralması ve ailelerin geçimini karşılamaması,
8-Kırsal alanlardaki hızlı nüfus artışı,
9-Ekonomik istikrarsızlık ve sosyal problemler,
10-İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri,
Etkinlik Çalışması: (S–175)
1- Resimdeki insanlar bulundukları yerden başka yerlere ne amaçla gitmektedirler?
Tatil yapmak, akraba ziyareti, turizm sektöründe çalışmak üzere,
2-Gittikleri yerde ne kadar kalacaklar
Birkaç ay yani yaz tatili süresince kalacaklar
3- Gittikleri yerlerde ne yapacaklar?
Birisi yazlıklarında kalıp, tatil yapıp dinlenecek, diğeri dedesini ziyaret edip, yaylalarda gezip eğlenip onlara yardım edecek, diğeri de turizm sezonunda Marmaris’te çalışarak para kazanacak
Etkinlik Çalışması: (S–176)-
Etkinlik Çalışması: (S–178)- Göçe neden olan itici ve çekici faktörler:
BİREYLER İTİCİ FAKTÖRLER ÇEKİCİ FAKTÖRLER
Hasan bey Sağlık imkânlarının yetersiz olması Daha iyi sağlık imkânı
Önay Hanım Tarım topraklarının yetersizliği ve makineleşmenin iş gücüne ihtiyacı azaltması Daha fazla gelire sahip iş İmkânlarının bulunması,
Güler Hanım Eğitim ve sağlık imkânlarının yetersizliği Eğitim ve sağlık imkânlarının şehirde gelişmiş olması
Alaattin Bey Tarım topraklarının verimsizleşmesi Daha fazla gelire sahip iş İmkânlarının bulunması,
Menekşe Hanım Doğal afetlerin yol açtığı yıkım Yeni bir yerde yaşama isteği
İsmail Bey Küçük kentlerdeki çalışma, Pazar üretim ve tüketim yetersizliği (işim kanlarının kısıtlı Olması) İş ve işletmelerini büyütecek imkanlara sahip olması,
Etkinlik Çalışması( S- 179):
FAKTÖR İTİCİ FAKTÖRLER ÇEKİCİ FAKTÖRLER
Sağlık hizmetlerinin yetersizliği X
İş İmkânlarının fazla olması X
Eğitim imkânlarının yetersizliği X
Daha kaliteli yaşam X
Toprakların miras yoluyla bölünmesi X
Tarımda makineleşme X
Doğal afetler X
Bulmaca: 1- Makineleşme, 2-Beyin göçü, 3-Erozyon, 4-Almanya, 5-Tarım, 6-Sanayi,
KITALAR VE OKYANUSLAR, KEŞİFLER VE ÖZELLİKLERİ
Etkinlik Çalışması:
1- Yorum
2- Coğrafi keşiflerin amaçları konu içinde ayrıntılı işlenecek,
3-Batlamyus’un çiziği harita incelenerek, günümüzdeki şekline en yakın kıta hangisidir?
Avrupa Kıtası
4-Hangi kıta günümüzdeki şekline benzemiyor? Neden?
Afrika, Tamamıyla bilinmiyor, yani coğrafya bilgisi az, haritacılık gelişmemiş, Ayrıca yenidünya kıtaları bilinmediği için haritada yer almıyor
Etkinlik Çalışması:
1- İpek yolunun önemi nedir?
İpek yolu yükleri( ipek, porselen, baharat, kâğıt, değerli madenleri) taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini sağlamanın yanı sıra, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de( kıtalar arası kültür alışverişini) sağlamıştır 2000 yıldan beri bölgede yaşayan dillerin, kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşır
2-İpek olu hangi bölgeleri önemli kılıyordu?
Uzak doğu, Orta Asya, Orta Doğu, Anadolu, Akdeniz ve Karedeniz limanlarını önemli kılıyordu
3-İpek yolu önemini ne zaman kaybetti?
Ümit Burnu ve Hint deniz yolunun bulunması ile önemini kaybetti
4- Baharat ticareti hangi yolların önemini artırdı?
Akdeniz kıyısı limanları ve deniz yolunu, Ayrıca önceleri Karadeniz, Yakın doğu ülkeleri, sonraları Kızıldeniz Mısır ve Suriye kıyılarındaki liman kentlerini önemli kılıyordu
Ticaret Yolları Önemi azalan Önemi artan
Süveyş Kanalının açılması Hint Okyanusu ( Hint deniz yolu) Akdeniz
İpek yolu Hint okyanusu Akdeniz, Karadeniz,
Baharat yolu Hint okyanusu Kızıl deniz, Akdeniz,
Ümit Burnu’nun keşfi Akdeniz Hint okyanusu
Panama Kanalının açılması Güney Amerika- Drake boğazı Orta Amerika - Karayip denizi
BÖLGELER VE ÜLKELERARASI ETKİLEŞİMDE TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ROLÜ
Etkinlik Çalışması: (S- 189) Kanada’da öğrenci Alex ile Kazakistan’daki öğrenci Darhan
1- Günümüzde bu öğrenciler hangi yollarla haberleşebilirler?
Telefon ( Sabit, cep, sms,), İnternet üzerinden, Mektupla,
2- Birbirlerinin ülkeleri hakkında bilgileri nerelerden alabilirler?
Yazılı medya, Yayın kuruluşları ( TV, Radyo), İnternet ortamından, konuyla ilgili kitap, dergi, ansiklopedilerden,
3- Bundan 200 yıl önce Alex Kazakistan’a ne kadar sürede gidebilirdi? Günümüzde ne kadar sürede gidebilir?
En az iki üç ay deniz yolculuğu, en az o kadar da kara yolculuğu yani 5–6 ay sürebilirdi Günümüzde bu yolu 8–10 saatlik uçak yolculuğu ile ulaşabilir
4-Dahran ülkesiyle ilgili çektiği fotoğrafları hangi yollarla arkadaşına yollayabilir?
İnternetten mail yoluyla, Cep telefonundan mesaj yoluyla, Posta veya kargo yoluyla gönderebilir
Ders kitabındaki haber köşesinde yer alan Canlı yayın rekoru kırıldı adlı metin okunarak;
Sayfa 190 da bulunan etkinlik çalışması yapılacak
Etkinlik Çalışması: (S- 190)
II Dünya Savaşı ve Vietnam savaşını I ve II Körfez savaşı ile habercilik hızı bakımından karşılaştırınız
II Dünya Savaşı ve Vietnam savaşında savaş sırasında olup bitenler, dünyanın her tarafında yaygın olarak öğrenilemiyor, her, insanın o savaşta savaş günlerinde neler olup bittiğini öğrenemiyordu Yani haberler geniş kitlelere ulaşamıyordu Ayrıca gelen haberler anında gelmiyor günlerce hatta aylarca sonra öğrenilebiliyordu
I ve II Körfez savaşında ise daha savaş çıkmadan yaşanan gelişmeler dakikası dakikasına öğreniliyor Savaş başlamadan naklen yayın kuruluşları araçları savaş alanında yerlerini almış uydu teknolojisi ile savaşın içindeki insanlarla birlikte dünyanın her tarafı savaşı canlı olarak seyrediyordu Önceleri günlerce sonra gazetelerdeki haberlerle yetinen insanlar ise I ve II Körfez savaşında anında canlı olarak ve günlerce süreyle naklen olarak savaşı izleme imkânı bulmuştur
Ders kitabındaki “ Nasıl teknoloji devi oldular” adlı metin okunarak, buna benzer örnekler açıklanacak ülkemizin durumu ve bizimde teknolojide ileri bir duruma gelebilmemiz için neler yapmamız gerektiği konulu beyin fırtınası ve tartışmalar yapılacak
Etkinlik Çalışması: (S- 192) Teknolojinin tarihsel gelişimi:
15 ve 16 yüzyıllarda Avrupa’da birçok yenilikler yapıldı Yeni buluşlar ortaya konuldu Avrupa’da ilerlemeye neden olan bu buluşlar, daha önce başka milletler tarafından da biliniyordu Avrupalılar onları öğrenip geliştirdiler Bunların en önemlileri, barutun ateşli silahlarda kullanılması, matbaanın geliştirilmesi ve pusulanın yaygınlaşarak denizcilikte kullanılmasıdır
Ortaçağ başlarında Avrupalılar kâğıt üretmeyi bilmiyorlardı Yazıları genellikle tahta, taş, kil v b levhalar üzerine yazıyorlardı Bu dönemde Çinliler ipekten, Türkler ise pamuktan kâğıt üretebiliyorlardı Avrupa’da ipek ve pamuğun pahalıya mal olması nedeniyle çok az kullanılabiliniyordu Bu nedenle de kâğıt üretimi çok az ve çok pahalıydı Avrupalılar daha sonraları selülozdan kâğıt üretimini öğrendiler 
MİLATTAN ÖNCE:
" 4241 Mısır ilk hassas takvim yapıldı,
" 3200 Tekerleğin ilk kez Mezopotamya'da ve orta Avrupa'da kullanıldığı varsayılır
" 3200 Mezopotamya Sümerler yazıyı kullanan ilk halktır,
" 3000 Mısır Hiyeroglif denen yazı sistemi bulundu,
" 3000 Babil' de ilk toplama makinesi kullanıldı
" 1300 Suriye Ugarit' de ilk alfabe kullanılmıştır
" 700 Lidya ( Türkiye) ilk para sikkesi kullanıldı,
" 540 Miletli (Batı Anadolu'da liman kenti) THALES geometri okulunu kurdu ve kendi teoremini geliştirdi,
" 450 Herodotos dünya haritası çizdi
" 200 Yunan ARKHİMEDES kaldıraç kanunlarını keşfetti,
" 105 Çinliler kâğıdı kullandı, Kıyıda nemli ve bol yağışa sahip olup bol yağış isteyen fındık, çay, mısır, kivi gibi ürünlerin bol yetiştiği bir alandır Genel olarak yükselti arttıkça nüfus yoğunluğu azalır Eğimin fazla olduğu engebeli sahalar seyrek nüfusludur Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde kıyıya paralel uzanan dağlar iç kesimlerle ulaşımı zorlaştırır Neden? Sıcaklık değerlerinin yüksek olduğu kıyı bölgeler ile alçak ovalık alanlar sık nüfuslanmıştır Ayrıca Bursa konum itibari ile sanayileşmeye daha uygundur Toplu Tüketici nüfus fazla, üretken nüfus azdır Bunda temel neden özellikle 1950 yıllarından sonra başlayan kırdan kente göç olayı ve genelde de göçe genç ve erkek nüfusun katılmasının etkisi fazladır Ülkemiz ekonomisinin tarım ağırlıklı bir ekonomiden sanayi ağırlıklı bir ekonomiye doğru gittiğini göstermektedir Erkeklerde kadınların üç katından daha fazla okuryazarlık olduğu görülmektedir Savaşların bitmesi, sağlık hizmetlerindeki gelişmeler gösterilebilir Ayrıca savaş alanında nelerin olup bittiği yeterince görüntülenemiyordu Bu buluş ile kâğıt üretimi de çoğalarak ucuza mal edilmiş oldu
__________________
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız hayat için fırıldak olmaya gerek yok!!!
KuvvetMira
SaGoPa KaJmEr & Kolera & Abluka Alarm
Hep taarruz var
Hep zarar muharrebelerime katıl bak,
Kolaymı,zormu hayatım
Ummadığım taşlar başımı yarar
Budur maruzatım
Ey zaat-ı pakım süphaniyem ilhamına muhtacım
Dayanmak davranmaktan zor
|
|
|
10-14-2008, 17:41 PM
|
#9 (permalink)
|
|
SüpeR bişee =)
Herşeye Raqmen Yaşamayı Seviyorum.. |
Üyelik tarihi: Oct 2008 |
Üye No: 193
|
Mesajlar: 7.694
|
Tesekkür: 16
150 Mesajina 245 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: izmiR |
Cinsiyet : Bayan |
Takımı : qS |
|
|
|
oh hocam eline saglık yanı
|
|
|
10-15-2008, 17:17 PM
|
#10 (permalink)
|
çevrimiçiyim hayata |
Üyelik tarihi: Oct 2008 |
Üye No: 326
|
Mesajlar: 11
|
Tesekkür: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
|
Bulunduğu yer: adana |
Yaş: 16 |
Cinsiyet : Bayan |
Meslek : lise öğrencisi |
Takımı : galatasaray |
|
|
|
valla çok yardımcı oldun yaaaaaaaaa çok sağolllllllll
|
|
|
|
Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:37 PM.
|